milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar

19 KASIM 2009
PER 03:25

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

KKTC Cumhurbaşkanı Sn.Mehmet Ali Talat ile Güney Kıbrıs Rum Devleti Cumhurbaşkanı, Sn. Dimitris Hristofyas, bu geçtiğimiz yıl içinde tam 51 defa iş maksatlı olarak bir araya gelip konuştular. Bu yaptıklarına da "yumuşak diplomasi" veya "diyolog diplomasisi" adını vermişlerdir.

Doğrudur. Bu iki lider, tam 51 defa buluşup konuştular, çay içtiler, sohbet ettiler, bu tatlı ortamda devlet işlerini ve Kıbrıs'ın geleceğini konuştular ve bol bol Annan Planı'ndan söz ettiler. Bütün bunları yaptılar, hem de hiçbir baskı altında olmadan, hiçbir gerginlik yaşanmadan ve kendi istekleri ile yaptılar. Kıbrıs adasının iki tarafını temsil eden liderler olarak bir araya geldiler. Sarıldılar, koklaştılar, eski "Sosyalist kardeşlikten", "Birlikteki parti günlerinden" bahsettiler, eski günleri yad ettiler ve Kıbrıs için konuştular.

Bu gelişmeler sırasında, adada herkes ümitle "Bir şeylerin olmasını" beklemeye başlamıştır. Türkiye, hiç işe karışmamış; Yunanistan da olaylara uzaktan bakıyormuş izlenimi vermiştir. Kısacası, "Problemin sahipleri" olduklarını iddia eden Kuzey Kıbrıs Türkleri ve Güney Kıbrıs Rumları, müzakere meydanının tam efendisi olarak, istedikleri gibi bu arenada "At koşturmuşlardır". Bu gayretlerin sonucu ne olmuştur? Sonuç, kocaman bir HİÇ'tir.

İleriye doğru tek bir adım bile atılamamış; Türk tarafı, tek taraflı olarak birkaç "iyi niyet jesti" yapmış ama Rum tarafı hiçbir jeste karşılık vermemiş, yapılan jestleri de "zaten kendi hakkıymış" havası içinde kabul etmiştir. Türk tarafının kazancı "sıfır" başarı olmuştur. Herhalde, TC. Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu'nun "sıfır problem" formül ve politikasına bu yolla ulaşılmaktadır. Zamanla işin aslının ne olduğu ve olayların "püf noktaları" da elbet anlaşılacaktır.

51 toplantı sonunda Hristofyas'ın danışmanı ve Rum müzakere heyeti üyesi olan Tumazos Çelebis'in sözleri bu uzun sürecin sonunda olayların hangi merkezde olduğunu ortaya koymaktadır. Çelebis, "... çok zor ama Karpaz'ın Kıbrıs Rum idaresine verilmesini istiyoruz" dedikten sonra, "toprak düzenlemeleri ne kadar çok olursa, o kadar çok toprağın Kıbrıs Rum idaresi altına geçeceğini, bunun da mülkiyetin çözümünü kolaylaştıracağını..." savunmuştur. Sorulan bir soru üzerine de "... Kıbrıslı Türklerden en az 40.000 kişinin yer değiştirmesi gerekecek. Yani Türk nüfusunun üçte birinin yer değiştirmesi gerektiği hesap edildi" demiştir. Diğer taraftan "garantiler" ve "güvenlik garantileri" hakkında sorulan sorulara ise, "21. yüzyılda, bir AB ülkesi olan Rumlar için garantilerin gereksiz olduğunu, böyle şeylerle vakit kaybedilmemesini" ifade etmiştir. Müzakerelerin ne kadar süreceği sorusuna da, "bundan söz etmek çok felsefi olur. Gerektiği kadar sürecektir, yeter ki iyi niyet olsun" demiştir.

Gelişmelerin yan etkileri:

1- Bu arada AB'nin yaptığı her toplantıda Kıbrıs konusunu gündeme getiren Kıbrıs Rum Kesimi, sürekli olarak Türkiye karşısında bu kozu kullanmaktadır.

2- Yunanistan, tam 25 yıl uğraştıktan sonra hiçbir hukuki tarafı olmamasına rağmen Kıbrıs olayını, Türkiye'nin AB'ye girişi için bir ön şart haline getirmeyi başarmıştır.

3-  Türkiye, büyük bir gaflet içinde veya "kendini AB liderlerine beğendirmek" gayreti içerisinde Ankara ek protokolünü 2006'da imzalamıştır. Hem de TBMM onayı alınmadan ve ülkedeki pek çok kurum ve kişi buna "hayır" derken. (Gizlice imzalama emri verilmiştir.)

4-  Türkiye hükümetinin "adeta ipin ucunu bırakmış" gibi bir tavır ve havası vardır ki, bu da diplomaside "başarıyı" garanti etmez. Tam aksine düşman veya rakibin kozunu güçlendirir.

5-  BM genel sekreteri Kofi Annan'ın yaptığı planın referanduma sunulması sonucunda yine Türk Hükümeti tarafı, Kıbrıs Türk tarafının "evet" demesi için çok teşvik etmiş (adeta zorlamıştır). Zaten AB meraklısı ve maddi kazanca hayli meyilli olan Kıbrıs Türk tarafından büyük bir çoğunluk, çeşitli "kandırmalara" kolayca kanarak, "Evet be Annem" sloganı ile "evet"leri basmışlardır. (Şükredilecek taraf, Rumların tatmin olmak bilmez aç gözlülükleri ve daha da çok şey kopartabilmek için bastıkları "Hayır" mühürü olmuştur. Yoksa bugün bir KKTC ortada olmayabilirdi de.)

6- Yeni cumhurbaşkanı M.A. Talat'ın başlatıp yürüttüğü Kıbrıs Müzakereleri (51 adet ) adeta bir komediye dönüşmüştür. Rumların istekleri ortadadır. Hristofyas'ın baş danışmanı Çelebis bunları çok açık olarak ifade etmiştir. Hristofyas da hiçbir tavizde ve yakınlaşmada bulunmamış, sadece "talepkar" olmuştur.

7-  Sonuçta, nasıl bir tuzağa doğru koşulduğunu gören Kuzey Kıbrıs Türkleri son genel seçimde büyük bir dönüş yaparak Talat'ı yalnız bırakmış ve tekrar başbakanık koltuğuna Eroğlu'nu oturtarak "eski politikalara dönüşü" istediklerini belirtmişlerdir.

Ortadaki veriler:

Olaylara dikkatlica bakanlar şu hususları kolayca görebilmektedirler:

• Kıbrıs olayı sadece bir adada iki ayrı etnik grubun çekişmesinin çok ötesinde bir "Doğu Akdeniz güç çekişmesi"dir. Buz dağının sadece görünen tepesidir.

• Rumlar Karpaz (Ortadoğu'ya kol gibi uzanan kısım) alarak Ortadoğu ve petrol zenginliklerine en yakın stratejik konumu elde etmeyi planlamaktadırlar.

• Bu arada pek çok İsraillinin Kıbrıs'ta yer satın almakta olduğu da bilinen bir gerçektir. İsrail ve ABD, Kıbrıs'ı özellikle İsrail'in güvenliği açısından çok önemli kabul etmekte ve ona göre siyaset geliştirmektedirler.

• Yunanistan Kıbrıs'ı AB dokümanlarında "ön şart ve problem" olarak kabul ettirtikten sonra şimdi Türkiye'ye karşı "iyi dost rolü" oynamaya başlamıştır." Biz, Türkiye'nin AB'ye girmesine asla karşı değiliz" diyerek de adeta dalga geçmektedir.

• Türk hükümetleri 2004'ten beri Kıbrıs konusunda çok büyük hatalar yapmıştır. Bu hatalar sebebi ile Kıbrıs adeta kaybedilme noktasına getirilmiş bulunmaktadır.

• Kıbrıs olayları ile bu derece ilgisiz görünmeleri (hükümetin) de ileride (kendilerince çok muhtemel olan) bir kopma ve bir kayıp işi olursa, "ne yapalım, kendileri karar verdiler" diyebilmek için zemin hazırlamaktır.

Sonuç:

Kıbrıs, Türkiye askeri güvenliği, ticari güvenliği ve petrol kaynaklarına yakın olma yönleri ile Türkiye için fevkalade önemli bir yerdir.

ABD, ta Amerika kıtasından kalkıp kendi güvenliği için ve enerji kaynaklarını elinde tutabilmek için Irak'ı işgal etmiştir, İngiltere kendisinden 450 mil uzaktaki Kıbrıs'ta hâlâ askeri üstler tutmaktadır. Fransa bu işte arabulucu olmak istemekte ve ta Avusturalya kıtasından temsilciler Kıbrıs'ı mekan tutmaktadır, ama bu arada Türk Hükümeti nedense Kıbrıs'la o kadar ilgilenmemektedir.

O zaman hem T.C. hükümetine ve hem de KKTC hükümetine sormak gerekir: "Sizler kimin çıkarlarına göre politika belirliyorsunuz ve bu yaptığınız diplomasiden tam olarak kimler yararlanmaktadır?"

Bu konuları derhal gündemin en önüne çekme zamanı gelmiş bulunmaktadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 19.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kktc, kıbrıs, talat, hristofyas, lefkoşa, bm, denktaş,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 2 yorum|yorum rssrss

  • yıllardır aynı gerçekler

    bizim hiçbir zaman kendi gerçeğimiz olmayacak mı? hep başkalarının tuttuğu menfaat doğrularının ucundan mı tutacağız. onları mı eleştirip doğrular arayacağız. ASLA. ne zaman kendi deneyim ve gerçeklerimizden hareket edersek o zaman biz olacağız. ve dünyaya daha iyi şeyler söyleyebileceğiz. birileri bizi yanlışa doğru götürüyor olabilir uyanık olmamız lazım. KALEMİNİZE, DÜŞÜNCENİZE VE DİRAYETİNİZE SAĞLIK HOCAM

    muzdarip | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 19 Kasım 2009 23:24

  • çok yerinde tespitler...

    sn. akgönenç,in yorumu gerçekten ilgililere yol gösterici bir yazıdır. selamlar...

    berkant gizemli | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 19 Kasım 2009 16:56

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Prof. Dr. Oya Akgönenç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Jandarmalığa hayır: NATO, Afganistan ve Türkiye
    2. Avrupa'nın ekonomik ve siyasi krizinin yeni yüzü
    3. Avrupa'da seçimler ve değişimler
    4. NATO'daki tehlikeli gelişmeler
    5. Bu kadar Ermeni nereden çıktı?..
    6. İstanbul'da barış, Kabil'de ise savaş adımları
    7. Türkiye, Suriye'ye müdahale edecek mi?
    8. Sömürgeci taktiklerinin adı strateji mi oldu?
    9. Suriye'de ölüm yarışı
    10. Cive Pakistan... Daha nice yıllara!
    1. Cendere daralıp, sıkıntılar artarken...
    2. Avrupa'da İslam Korkusu ve Irkçılık
    3. Amerika ve İran arasında oynanan satranç oyunu
    4. Lübnan’daki gelişmeler; Ortadoğu’da domino etkisi
    5. Dicle – Fırat sularında tehlike kapıya dayandı
    6. Avrupa’yı anlamak ve mesajlarını doğru okumak gerekir
    7. Sirtaki ya da Ege Zeybeği diplomasisi
    8. Türkiye’deki garip gidişata dur diyecek yok mu?
    9. Pamuk ipliğine bağlı ilişkiler
    10. İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım
    1. “Gazze ablukasını” hemen kaldırın veya kırın!
    2. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye
    3. Mayın temizleme işinde durum ‘toz-duman’ -1-
    4. Ortadoğu’da barış çok zor
    5. ‘Ermeni açılımı’nda cevap bekleyen sorular
    6. Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar
    7. “Çok yaşa Gazze”! Zafer yakındır!! -1-
    8. Suriye'de zulüm durmalı Beşşar Esad gitmelidir
    9. Değişim rüzgarları: Haniye'nin Türkiye ziyareti
    10. ABD’nin stratejisi değişirken, Türkiye’nin tercihleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    5. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    6. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    7. Yunan gazeteciler greve çıktı
    8. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    9. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    10. ABD'den suikast yalanı
  • Diğer

    1. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    2. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    3. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    4. Ayasofya önünde namazlı eylem
    5. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    6. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
    7. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    8. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    9. 'El bombası attılar'
    10. 'Kürtaj yasaklanmalı'
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek