milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

Kıbrıs etrafında kızışmakta olan petrol ve güç mücadelesi

06 EKİM 2011
PER 03:05

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ortadoğu bölgesi Basra Körfezi'nden, Libya çöllerine kadar kocaman bir petrol denizi üstünde yer alan bir bölge olarak da tarif edilebilir.  Petrol ve doğalgaz bugün sanayileşmiş devletlerin en büyük enerji ihtiyaçları arasında olup, onlarla, diğer devletler arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri belirleyen, etkileyen en önemli faktörler arasında bulunmaktadır.

Sanayisi ve askeri gücü üstün olan devletler, sanayilerinin gücünü idame ettirmek ve ulaştıkları rahat yaşam standardını devam ettirebilmek için her türlü enerji kaynaklarına ( o yıllarda kömür ve demir yataklarına) ulaşım ve kullanımı garantiye almayı hedef edinmişlerdir. Ondokuzuncu ve yirminci yüz yıllarda savaşların çoğu bu amaçlara yönelik olmuştur. Aynı şekilde 21. yüzyılın sömürgecilik politikaları'nın ana hedefi de, dünya enerji kaynaklarına sahip olmak ve kontrol etmek üzerinde şekillenmektedir. Bu sefer aranan metalar petrol ve doğalgazdır.

Diğer yüzyıllardan farklı olan husus saldırı metot ve kullanılan sebeplerin farklı olmasıdır. Eskiden tek devlet ( genelde sanayide ileri ve güçlü savaş kaynakları olan bir devlet), kaynakları bol ama askeri gücü az olan devletlere saldırır ve onun toprak ve kaynaklarını ele geçirerek, kendi kullanımına hasrederdi.  Şimdi ise ya birkaç devlet birlikte, farklı sebepler kullanarak müdahaleye kalkmaktadırlar veya kollektif karar mekanizmasını yani Birleşmiş Milletleri (BM) kullanarak, hedeflerine ulaşma yolları aramaktadırlar.

Bu değişimin en iyi örnekleri 2003'ten bu yana işgal altında olan Irak ve Afganistan olarak gösterilebilir. Son altı ay içinde de bu listeye Libya da katılmıştır. Anlatılan tarzda,  kollektif bir müdahale ile Fransa, İngiltere, İtalya ve diğer Avrupa devletleri Libya'ya sadece bazı bölgelerin halkının ayaklanması ve onlara yardım bahanesi ile saldırıya geçmişlerdir. Kısa bir süre sonra NATO vasıtası ile ABD de bu saldırılara müdahil olmuştur. Akdeniz sahilleri, hızla çatışma alanlarına dönüşmektedir.

Kıbrıs'ın durumu

Kıbrıs problemi, yıllardır devam eden ve bir türlü bitirilmek istenmeyen bir çatışma ve gerginlik kaynağıdır. Bu konuda bazı kritik hususları hatırlatmakta yarar vardır:

- Son yıllarda genel olarak, birbirinden din, kültür, örf ve adet açısından farklı olan grupların arasında çıkan çatışmalar da, uluslararası toplum devreye girip, onların ayrılmasına yardımcı olmakta ve hatta teşvik etmektedir. (En son örnek Sudan'ın ikiye bölünmesi ve diğer devletlerin tutumudur). Ayrılan parçaları, kısa zamanda ayrı bireyler (devletçikler) olarak tanımaktadırlar.

- Kıbrıs olayında ise bu teamülün tam tersi uygulanmaktadır. Yani Kıbrıs'ta birlikte yaşamayacakları kesin olarak bilinen ve defalarca birbirleri ile çatışmış olan iki kesim (Türk ve Rum kesimleri), son 37 yıldır ayrı üniteler şeklinde yaşamakta  olup, bu süre içinde hiç bir çatışma yaşanmamıştır. Bu durum ve gerçeğe rağmen, aynı uluslararası toplumun üyeleri, Kıbrıs'taki mevcut iki kesimi tek bir bütün haline getirmek için çaba göstermekte olup, zaten ayrı yaşayan, gerçekte bir devlet olarak var olan, Türk kesimini tanımamakta ısrar etmektedir.

- Kıbrıs Rumları, 1960'larda Türklerin ve Rumların birlikte kurmuş olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti'ni bizzat kendileri, askeri darbe yaparak, yıkmışlar, adada Türklere karşı defalarca savaş açmışlar ve katliamlar yapmışlardır. Buna rağmen,  ortadan kalkmış olan cumhuriyetin adını yani "Kıbrıs Cumhuriyeti" adını kendileri için kullanmaya devam etmektedirler. Dünya devletlerinden ve Avrupa'dan Kıbrıs'ın tümü için gönderilen yardımları sadece Rum kesimi için kullanmaktadırlar. Bu hak gaspından da hiç bir utanç duymamaktadırlar.

- Darbe yapıp, tüm kanunları ihlal eden kendileri ( Rumlar ) olmasına rağmen, uluslararası anlaşma kurallarına uygun hareket eden ve "garantör devlet olarak" hak ve yetkilerini kullanan Türkiye'nin adada asker bulundurmasını ise "istila" veya "işgal" olarak niteleyerek her yerde yanlış beyanlara dayanan kulis çalışmaları yapmaya devam etmektedirler.

Yeni tehlikeli gelişmeler

- 2010 ve 2011 içinde Akdeniz kıyı ülkeleri arasında bir anlaşmalar trafiği gözlenmiştir. Bunlara değinmek gerekir. Yunanistan, Mısırla; İsrail ve Lübnan'la ekonomik işbirliği anlaşmaları yapmıştır. İsrail ilaveten Kıbrıs Rum tarafı ile de savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması yapmış bulunmaktadır.

- Rum kesimi ayrıca Mısır ve Lübnan'la da anlaşmalar yapmışlardır.

- Bu anlaşmalar arasında özellikle Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramak üzere yapılan enerji- arama anlaşmaları büyük önem taşımaktadır.

- Yukarıda anlatıldığı gibi hala "Kıbrıs Cumhuriyeti" adını kullanmaya devam eden Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRK), Kıbrıs adasının çevresindeki tüm denizde, gaz ve petrol arayacağını ilan etmiştir. Yani, Türk tarafını ve Türk haklarını hiçe sayarak Kıbrıs'ın kuzeyindeki denizde de petrol arama hakkı olduğunu iddia etmiş bulunmaktadır.

- Petrol ve doğalgaz aramak için büyük bir Amerikan Petrol arama şirketi ile anlaşmış ve bu aramalara kendi tarafında başlamış bulunmaktadır.

- İsrail de bu konuda Rumlara yardım edeceklerini, icap ettiği takdirde bu arama çalışmalarını hem gemileri ile hem de havadan uçakları ile koruyacaklarını ilan etmişlerdir.

- Bunlara karşı Türkiye de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile (KKTC) bir arama anlaşması yaparak hem deniz, hem kıta sahanlığı aramaları üzerinde anlaşmaya varmıştır.

- Türk sismik araştırma gemisi, keşif çalışmalarına başlamıştır. Türk deniz kuvvetleri de bu çalışmaları yapan gemiye destek ve koruma vermek üzere denize açılmış bulunmaktadır.

- Türkiye kendi kıyılarının, kendi payına düşen ortay hatların (petrol arama sahaları) ve KKTC etrafındaki denizlerde yapılacak bütün araştırmaları gözaltında bulunduracağını ve o alanlarda herhangi bir müdahaleye izin vermeyeceğini duyurmuş ve ihlal durumunda mutlak gereken cevabı vereceğini ilan etmiştir.

- Buna karşın Rumlar derhal Birleşmiş Milletler' de Türkleri "sertlikle" suçlayarak bu tutumu "şikâyet" etmişlerdir.

- İsrail derhal Rum gemilerini kendi gemileri ve helikopterleri ile koruyacağını ilan etmiştir.

- Yunanlılar da şikâyet mercileri bularak bu konuda kendilerine düşeni yapmışlardır. Bu arada Ermenistan'la da dostluk ve ekonomik işbirliği anlaşması imzalamışlardır.

- Sadece Rum kesimi başkanı Hristofyas icap ederse bulunan petrolden Türklere de pay verilebileceğini bir basın toplantısında dile getirmişse de, aşırı sağ partiler derhal saldırıya geçerek, böyle bir şeyin söz konusu bile olamayacağını yüksek sesle ifade etmişlerdir.

Yalnız ne var ki yukarıda anlatılanlar, esas büyük güç mücadelesinin sadece küçük bir kısmını kapsamış olup, yaklaşmakta olan fırtınanın, öncü rüzgârları olarak algılanmalıdır. Söz konusu olan petrol ve doğalgaz rezervi son derece büyük ve zengin bir alanı kapsamaktadır. Burada 7.1 milyar varil petrolün varlığından söz edilmektedir

Dolayısı ile Türkiye, Doğu Akdeniz'de büyük bir  enerji, ekonomik çıkar ve politik güç mücadelesine hazır olmalıdır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 06.10.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: akdeniz, petrol, kktc, rum kesimi, piri reis, taner yıldız,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Prof. Dr. Oya Akgönenç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Jandarmalığa hayır: NATO, Afganistan ve Türkiye
    2. Avrupa'nın ekonomik ve siyasi krizinin yeni yüzü
    3. Avrupa'da seçimler ve değişimler
    4. NATO'daki tehlikeli gelişmeler
    5. Bu kadar Ermeni nereden çıktı?..
    6. İstanbul'da barış, Kabil'de ise savaş adımları
    7. Türkiye, Suriye'ye müdahale edecek mi?
    8. Sömürgeci taktiklerinin adı strateji mi oldu?
    9. Suriye'de ölüm yarışı
    10. Cive Pakistan... Daha nice yıllara!
    1. Cendere daralıp, sıkıntılar artarken...
    2. Avrupa'da İslam Korkusu ve Irkçılık
    3. Amerika ve İran arasında oynanan satranç oyunu
    4. Lübnan’daki gelişmeler; Ortadoğu’da domino etkisi
    5. Dicle – Fırat sularında tehlike kapıya dayandı
    6. Avrupa’yı anlamak ve mesajlarını doğru okumak gerekir
    7. Sirtaki ya da Ege Zeybeği diplomasisi
    8. Türkiye’deki garip gidişata dur diyecek yok mu?
    9. Pamuk ipliğine bağlı ilişkiler
    10. İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım
    1. “Gazze ablukasını” hemen kaldırın veya kırın!
    2. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye
    3. Mayın temizleme işinde durum ‘toz-duman’ -1-
    4. Ortadoğu’da barış çok zor
    5. ‘Ermeni açılımı’nda cevap bekleyen sorular
    6. Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar
    7. “Çok yaşa Gazze”! Zafer yakındır!! -1-
    8. Suriye'de zulüm durmalı Beşşar Esad gitmelidir
    9. Değişim rüzgarları: Haniye'nin Türkiye ziyareti
    10. ABD’nin stratejisi değişirken, Türkiye’nin tercihleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    5. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    6. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    7. Yunan gazeteciler greve çıktı
    8. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    9. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    10. ABD'den suikast yalanı
  • Diğer

    1. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    2. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    3. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    4. Ayasofya önünde namazlı eylem
    5. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    6. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
    7. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    8. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    9. 'El bombası attılar'
    10. 'Kürtaj yasaklanmalı'
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek