milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ
  • ÇOCUKLU AİLELERİN YÜZDE 13'ÜNDE ANNE VE BABA İŞSİZ

Keriman Halis

02 ŞUBAT 2012
PER 02:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

1932 yılında Dünya Güzellik Yarışması'nda birinci seçilen Keriman Halis önceki gün 5'er dakikalık minik bir haberle gündeme geldi. Bu sefer ölüm haberiydi bu. Cenazede, birkaç kişiye mikrofon tutuluyor, "Modern Türkiye'nin yüzüydü" diyorlar.

Haber bültenleri, Keriman Halis'le yapılan küçük bir söyleşiyi de ekrana getirdi. 97 yaşındayken onunla yapılmış bir söyleşi bu... Zihni hâlâ yerinde... 1932 yılında seçildiği o günü anlatıyor, "Bayrağım olmadan podyuma çıkmadım" diyor. Gözleri doluyor. Görüntü kesiliyor. Ardından cenaze görüntüleri... Nihayet hepimizin gideceği o son istasyona uğurlandığı sahneler.

Günlerce, belki aylarca gazetelerde manşetlerden inmeyen Keriman Halis, öldükten sonra, haberi 5 dakikadan fazla sürmedi. Zaten yaşlı bir kadının ne kadar haber değeri olabilirdi ki?

Cumhuriyet Gazetesi ilk güzellik yarışması "intihap" ettiğinde tarih 1929'u gösteriyor. Ardından ikinci yarışma tertip ettiğinde tarih yaprakları 1930'lu yılları gösterir... Yarışmayı Mübeccel Namık isminde bir kız kazanmış ve tacını takmıştır. Resimli Uyanış dergisinde haber aynen şöyle verilir:

"Bu hafta Cumhuriyet gazetesinin teşebbüsü ile ikinci defa olarak bir Türkiye güzellik kraliçeliği daha intihap olundu. Bu yeni kraliçe Mübeccel Namık Hanım'dır, kendisi yeşil gözlü, uzun boylu ve çok mütenasip endamlıdır. Hakem heyetinde bulunanların görüşleri hayli ilginçtir" diye yazar.

Devamında, ünlü edebiyatçıların bile katıldığı bu organizasyonda, "Bayıldım", "Rüya görüyorum sanıyorum," "Cennete girdim" gibi bol övgüler almıştı Mübeccel Namık.

Sonrasında Fransa'ya Cannes şehrine gönderilir. Ancak dereceye giremez. Neden mi? Çünkü "Türk kızı"nın daha da açılıp saçılmasını isterler.

Batı'nın isteği 1932'de Belçika'nın Spa kentinde düzenlenen güzellik yarışmasında gerçekleşecektir. Cumhuriyet gazetesi bu sefer Keriman Halis'i gönderecektir. Üstelik Atatürk'ün özel isteğiyle gönderilen Keriman Halis burada umulmadık(!) bir ilgi görecek, hatta birinci seçilecektir!

İHA'nın haberine göre, 1932'de Keriman Halis'i birinci ilan eden Belçikalı jüri başkanı, "Bugün Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. Çünkü bugün İslamiyet bitmiştir, onu bitiren Avrupa'dır! Müslüman kadınların temsilcisi, bugün mayo ile karşımızdadır... Oylamaya gerek yok, onu kraliçe seçeceğiz" demiş ve çok tartışmalı bir seçimin altına imza atmış. İlginçtir... Bugün o seçim Japonya'da bile ders olarak okutuluyor.

Böylelikle Batı bizi görmek istediği şekliyle aralarına kabul etmiş.

1932 yılında Türkiye'sinde neler oluyordu? O tarihte, ülkemiz "muasır medeniyetler" seviyesine çıkabilmek için hayli gayret göstermiş miydi sahi?

Öyle ki, 18 yaşında bir genç kızımızı mayoyla, Belçika'ya, yani Türk bayrağın bile olmadığı yere gönderecek kadar cüret sahibiydik! Annesi, bu tartışmalı birincilikten çok memnun kalmış. Dönemin Cumhuriyet gazetesi şöyle bir söyleşi gerçekleştirmişti:

"Aklımızın böyle bir talihe mazhar olacağım hiç ümit etmiyorduk. Hatta İstanbul'daki müsabakayı bile kazanacağından şüpheli idik. Bu neticeyi bilhassa memleketimize hizmet noktasından bir şeref addediyorum. Çok mes'udum. Keriman'ı iyi bir aile kızı olarak yetiştirdim. Onun en büyük zevki ev işleri ile uğraşmak, bilhassa küçük kızkardeşi Fatuş'la meşgul olmaktadır. Son mektubunda hep Fatuş'tan, ona karşı duyduğu tahassürden bahsediyordu." (a.g.g., 01,08.1932)

Gelin isterseniz 1932 senesinde güzel yurdumda neler oluyordu, çağdaş medeniyetler seviyesine çıkabilmek için ne gibi gayret gösteriyorduk?

Miladi Takvim 28 Ocak 1932'yi gösterirken, o gün devletin resmi ajansının bülteninde, "İstanbul mahreçli" şöyle bir haber geçiyordu;

"Yerebatan Camii'nde ilk defa ezan Arapça yerine Türkçe okunmuştur. 'Allahu ekber' yerine 'Tanrı uludur' biçiminde Türkçeleştirilen ezanı minareden Hafız Yaşar, duyurmuştur."

Aynı gün Hafız Rıfat Bey, ikindi ezanını okumak üzere Fatih Camii'nin minaresine çıkıyor, ama o tarihe kadar halkın hiç duymadığı şekilde bağırmaya başlıyor:

"Tanrı uludur, tanrı uludur" diye...

Bir sonraki gün: Sultanahmet Camii'nde sekiz hafız Türkçe Kur'an okuyordu.  Aynı gün İstanbul, Balkan Konferansı Konseyi'ne ev sahipliği yapıyordu.

Bir sonraki gün ilk Türkçe hutbe yine Süleymaniye Camii'nde okutulacaktı. Bir sonraki hafta "Halkevleri" açılıyordu (19 Şubat)... Amaç, halkın politik, ideolojik ve kültürel eğitimini sağlamak... Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Sekreteri Recep Peker, aynen şunları söylüyordu, "Halkevlerinin gayesi ulusu katılaştırmak, sınıfsız katı bir kitle haline etmektir." (a.g.g.)

9 Nisan'da ise "İlk kadın hakim Mürüvvet Hanım" Adana'ya atanarak görevine başlayacaktır.  Aynı ay içerisinde İstanbul'daki milli maçta Türkiye, Macaristan'a 2-1 yenilirken, Reşat Nuri Güntekin'in Kızılcık Dalları adlı romanı yayımlanıyor...

22 Mayıs'ta Adana Ağır Ceza Mahkemesi, Ağrı Dağı bölgesindeki ayaklanma olayların karışanların 34 kişi hakkında idam kararı veriyor. 1 Haziran'da Prof. Albert Malche 'Dürülfunun Raporu'nu Milli Eğitim Bakanlığı'na sundu. Ki,  bu rapordan Atatürk de bir şey anlamamış ve şu notu düşmüş, "... Bu adam bütün nezaketini kullanarak diyor ki: Ben sizi anlamadım, anlayamıyorum ki ne yapmak istediğiniz hakkında sizinle, Türklükle mütenasip yüksek üniversiteyi nasıl kurmak istediğinizde fikri mahsusum yoktur." (Atatürk Araştırma Merkezi, sayı1, Kasım1984)

İstanbul'da yapılan Milli Maçta Türkiye Bulgaristan'a 3-2 yeniliyor... Ve 7 Aralık'da ise Bir Millet Uyanıyor filmi gösterime giriyor...

Göründüğü gibi o bir yıl boyunca Türkiye "çağdaş" seviyeyi yakalamak için epey gayret sarfetmiş(!). Ezanı bile aslından koparıp, kendi dilimize uydurmaya çalışmış, yeni üniversite kurabilmek için Batı'dan adam getirtmiş, ama becerememişiz. Ancak, Batı'nın standartlarına ulaşabilmek için Keriman Halis'i "mayo"yla göndermek yetiyormuş meğer.

Keriman Halis, Ata'sının teşvikiyle katıldığı güzellik yarışmasından birincilikle döndükten sonra derin bir sessizliğe gömüldü. Sadece Müslüman bir ülkenin temsilcisi olarak katıldığı o tartışmalı yarışmada sürpriz bir şekilde aldığı dereceyle yaşadı bir ömür.

Peki, "modern kadının yüzü" olan Keriman Halis acaba yaşadığı ömür boyunca, kendinden sonraki güzellik yarışmalarını hiç takip etti mi?

Yarışma sonrası bataklığa düşen kızların dramını hiç gazetelerden yahut televizyondan takip etti mi? Ettiyse, acaba ne hissetti?

Güzellik yarışmaların aslında bir tuzak olduğu gerçeğini hiç fark etti mi? Neon ışıkların altındaki yaşamların arkasında aslında korkunç şehvet avcıların sofrasına konulan et pazarına dönüştüğünü hiç gördü mü? Güzellik yarışmaların aslında "modern bir köle" pazarına dönüştüğü gerçeğini fark etti mi? Binlerce genç kızın hayatını karartan, sonra da hayatı kararmış kızların dramını yapan bu gazeteleri okurken ne hissettiğini cidden merak ediyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.02.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: keriman halis, cenaze, haber bülteni,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Davut Şahin

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Faiz zaten haramdı
    2. İşgalci nasıl "yerleşimci" oldu?
    3. Spor terörizmi: Holiganizm
    4. "Başkanlık Sistemi" dedikleri
    5. Yatacak yeri olmayanlar
    6. Gündem notları
    7. İngiliz emperyal gücün simgesi: James Bond!
    8. Psikolojik harekatın en güçlü silahı
    9. İntikam soğuk yenen bir yemektir
    10. 28 Şubat'ın son savunucusu: Ertuğrul Özkök
    1. Dindar nesil, ama nasıl?
    2. Psikolojik savaş eğitimi alan 7 gazeteci kim?
    3. Time kapağının şifreleri
    4. Spartacus'un ölümü
    5. Bismillah
    6. Sirkeci Garı'nda "Hür tefekkürün kaleleri"
    7. Sessiz gemi
    8. Kanuni ve torunları
    9. Yahudilerin propaganda silahı: SİNEMA
    10. Özel hayatlar
    1. Hayat bir eğlenceden mi ibaret?
    2. Yemin mi, ant mı?
    3. Canavar evlatlar
    4. Dile kolay, 40 yıl!
    5. Bismillah
    6. Güzellik ve ucube kavramları
    7. Kanuni ve torunları
    8. Danıştay'ın refleksi
    9. Yahudilerin propaganda silahı: SİNEMA
    10. Domino taşları İsrail’i de devirecek mi?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek