Hani Alaaddinin lambasının içerisinden veya çaydanlığının içerisinden bir buhar çıkar, çıkar, çıkar sonrada cin olur değil mi? İşte top yekün bir milletin ameli ve düşüncesi de bizim siyasilerimiz olur. Yani onları tenkit etmenin anlamı yok. Onlar bizim özümüz bizim hulasamız bizim iç dünyamızda taşıdığımız şeylerin insanileşmiş kalıplaşmış halidir. Onun için biz kendimizi düzeltmeye çalışacağız.
Eskiden "Seçim" kelimesi yerine "İntihap" kelimesi kullanılırdı. Müntehıp=seçmen, Müntehap=seçilendi.
Bir gün, milletvekilinin biri halka konuşurken : "Siz Müntehipsiniz, ben Müntehabım. Kelimenin kökü, "Nuhbe" den gelir. "Nuhbe": seçilmek, süzülmek, öz, kaymak manalarına gelir.
Siz süt iseniz ben süt kaymağıyım. Siz katransanız, ben katran kaymağıyım." der.
Onun için sevgili Peygamberimiz: "İşleriniz sizin yöneticilerinizdir" buyurmuş. Bir başka hadisinde ise "Nasılsanız öyle idare olunursunuz." buyurmuş. (Beyhaki, Şuab-ül iman 6/22, hadis no 7391, Keşf-ül hafa 2/127)
Bu iki hadisi bize rivayet eden Hasan-ı Basri'dir. Bir adamın Haccacı Zalim'in aleyhinde dua ettiğini görünce Hasan-ı Basri: "Öyle dûa yapma. Siz birbirinizin aynısınız. Birbirinizden geldiniz. Eğer Haccac, görevden alınır veya ölürse maymunlar veya hınzırlar yöneticiniz olur" dedikten sonra yukarıdaki hadisleri rivayet eder.
Devlette bir milletin aynası değil midir? Yönetim, biçimi ne olursa olsun, milletin düşüncesini, düşüncesizliğini, yiğitliğini veya korkaklığını yansıtır.
Demokrasilerde halk, eliyle verdiği oyla bağlılığını yansıtır.
Krallıklarda ise kılıncı çeken bir kişiye bin kişi boyunlarını eğerek itaatlerini yansıtırlar. Her iki haldede halkın devlet ve bağımlılık anlayışlarının devlete yansımasıdır.
Halk da devletin aynasıdır. Halkda görülen iyi hasletler onun sisteminin ve o sistemin uygulanmasının güzelliğindendir. Halk içinde görülen hırsızlık, soygun, güvensizlik, öldürme, anarşi, yalan, iftira hastalıkları ise sistemin veya sistemin uygulanışın kötülüğündendir.
Devletler kendi suçlarını başka devletlerin üzerine atmak yerine kendi hatalarını aramalıdır.
Devlet ve millet birbirine bakmalı, biri diğerindeki pisliği yok etmek için, iki tarafta kendisindeki pisliği temizlemelidir.
Bu konuda sözlerin en güzeline kulak verelim:
"İşte bu böyledir. Onlar kendilerini değiştirmedikçe Allah, bir topluma verdiği hiçbir nimeti değiştirmez. Allah işitendir, bilendir." (Enfal 53)
"Allah'ın (her insanı) önünden ve ardından takip edip, Allah'ın emrinden/emriyle onu koruyan (melekleri) vardır. Bir toplum kendisini değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez. Bir topluma (kötülükleri sebebiyle) azap istedi mi onu geri çevirecek yoktur. Onlar için Allah'tan başka yardımcı dost da yoktur." (Ra'd 11)
"İşte böyle yapmaları sebebi ile zalimlerin bir kısmını diğerinin üzerine musallat ederiz." (En'am 129)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



