milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

Kendilerini üstün görenler eşitliğe razı olur mu?

01 ŞUBAT 2012
ÇAR 03:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

YENİ anayasa yapılması konusunda iyimser olmadığımı bu köşede birkaç kez ifade ettim. Bunu söylerken yeni anayasa yapılmasına karşı olmadığımı, yeni bir anayasanın gönülden savunucularından birisi olduğumu söylemeye bile gerek yok. Bunu söylerken yeni bir anayasa yapıldığı takdirde ülkemizde yıllardan beri sürüp gelen bir takım kamplaşmaların, bu ülkede kendilerini üstün görenlerin varlığını ortadan kaldırmayacağını da biliyorum. Sanıyorum yeni anayasa konusunda iyimser olamayışımın esasını da bu oluşturuyor. Yani kendilerini toplumun büyük çoğunluğundan üstün gören, büyük çoğunluğu yönetilmesi, değiştirilmesi, medenileştirilmesi ve bunun da ancak kendileri gibi bir avuç azınlığın gerçekleştirebileceğine inananlar var olduğu sürece bu ülkede yeni bir anayasa uzlaşma ile yapılamaz. Yapılsa bile istenen sonuç alınamaz. Çünkü, bu kesim çatışmadan besleniyor, barış ve uzlaşma ortamını kendileri için bir yok oluş, toplumda barışın sağlanmasını kendi üstünlüklerinin yok olması olarak görüyorlar.
Hayatın hangi kesimine bakarsanız bakın statükoya dönük en ufak bir değişiklik onlar için felaket anlamına geliyor. Çünkü, hayatın hangi alanında olursa olsun statükodaki ufak bir değişiklik onların hakimiyet alanının daralmasına yol açıyor. Bu ülkede yıllarca yüksek yargı devlet benim diyen anlayışın sahiplerinin kontrolü altındaydı. Bunun içindir ki halkın seçtiklerine karşı mücadele bayrağı açabiliyorlardı.

Devlet benim diyenler beğenmedikleri bir siyasi hareket yükseliyorsa hemen tehlike çanlarını çaldırmaya başlayarak, bir takım güçlerin devreye girmesini istediler, hatta bu güçleri  zorladılar. Bu güçlerin devreye girmesini isterken adaletin tecellisini istiyor değillerdi. Çünkü onların anlayışında kendileri gibi düşünmeyen herkes rejim için tehlike oluşturuyordu ve kafalarının ezilmesi gerekiyordu. Kısacası devlet içinde kinci bir devlet oluşturmuş olan bu çevreler asli görevi ülkeyi dış tehlikeye karşı korumak olan TSK'yı bile iç tehlikelere karşı uyanık olmaya zorlamışlar, her dönemde adı farklı olsa da bir takım iç tehditler icat etmişlerdir. Böyle olunca devletin emniyet güçleri ve yargısı bu haliyle tehditlerle meşgul olurken gerçek tehlikeler gözden kaçmıştır. Söz gelimi yargı için adaletin tecellisinden çok  bir takım ideolojik mücadelelerde taraf olmak birinci görev haline gelmiştir. Sözü uzatmanın anlamı yok. Devlet kurumları asli görevlerini bir kenara iterek bir takım ideolojik saplantıların peşinde koşmaya, kendileri gibi düşünmeyenleri ezmekle meşgul olunca ülkede işler sarpa sarmıştır.
Eğer terör 30 yıldır önlenemiyorsa bunda devlet organlarının  dikkatlerini hep bir takım ilgisiz noktalara yoğunlaştırmalarının rolü olmuştur.
Bu arada devlete paralel oluşturulan ikinci yapılanma toplumu kendi değer yargılarından kopartarak Batıya uydurmayı benimsemiş ve tüm dikkatini ve enerjisini bu noktaya yöneltmiştir. Halkın direnişi ile karşılaşınca da tepeden inme bir takım eylemlerle halk üzerinde baskılar oluşturulmuş, daha doğrusu var olan baskılar yoğunlaştırılmış, halka zorla bir takım dayatmalar yapılmıştır. Denebilir ki bu sakat anlayış geride kaldı. Bundan böyle artık darbeler dönemi kapandı. Yeni anayasa yapıldığı takdirde tüm olumsuzluklar bir anda giderilmiş olacaktır. Bu yaklaşıma hemen evet diyemiyorum. Çünkü, bu ülkede yıllar yılı sürdürülen toplumun büyük bir kesimine baskı o kesimde de fikri yamulmalara ve uzun yıllar devam eden baskı ve zulüm ister istemez karşı tepkiye yol açmıştır. Artık bu ülkede bende varım ve ülke yönetiminde hak sahibiyim. Benim dediğimin de dikkat alınması gerekir demektedir. Bu duruş kendilerini bu ülkenin asli unsuru sananları tedirgin etmektedir. Böyle olmasaydı demokrasi ve insan hakları konusunda bir uzlaşma sağlamak bu kadar zor olur muydu?
Çünkü bu ülkede bir kesim kesinlikle adalet ve özgürlük istemiyor. Adalet ve özgürlüğü sadece kendileri için istiyorlar. Bu anlayış değişmeden özgürlükçü yeni bir anayasanın uzlaşma ile yapılması mümkün olabilir mi? Dileyim ki yapıldı, hayata geçirmek sanıldığı kadar kolay olabilir mi?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.02.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kendilerini, üstün, görenler,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek