Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı olmasıyla birlikte özgürlük yolunda önemli adımlar atılacağı düşünülüyordu. Fakat görünen o ki CHP'nin Kemalist yapısı Kılıçdaroğlu'na müsaade etmeyecek. Bu konuya niçin mi girdim. Önümüzdeki hafta 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu verilecek. Resepsiyonu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Çankaya Köşkü'nde verecek. Bu resepsiyona başörtülüler katılamıyordu. Başörtülülerin katılması halinde CHP yönetimi ve TSK'nın komuta kademesi katılmıyordu. O nedenle Gül iki resepsiyon veriyordu. Bu resepsiyonlardan birisine devlet erkanı bir diğerine de halk katılıyordu. Gül bu çifte standardı ortadan kaldırmak için tek resepiyona çevirdi. Bu resepsiyona başörtülüleri de davet etti. Sen misin başörtülüleri davet eden? CHP hemen kıyameti kopardı. Cumhuriyet elden gidiyor tartışması başlattı. Gurupbaşkanveli Muharrem İnce resepsiyona katılmayacaklarını söyledi. Cumhuriyetle hesaplaşılıyor. Buraya katılmayız dedi. Bu tartışma CHP'yi ikiye bölmüş durumda. Bir kısmı resepsiyona katılmaktan yana bir kısmı ise bu resepsiyona katılmayalım. Taviz vermeyelim dedi.
Hakkını yemeyelim CHP'nin yeni genel başkanı başörtüsü konusunda yeşil ışık yaktı. Grupbaşkanvekili Muharrem İnce bu açıklamayı yapmadan önce Önder Sav'la görüştü. Önder Sav, partinin kemalist yüzünü temsil ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu ise daha dışa açılmacı ve demokrat bir görünüm arz ediyor. Bu noktada kemalistlerle Kemal Kılıçdaroğlu karşı karşıya geldi. Görünen o ki bu başörtüsü tartışması ile birlikte CHP hem fiziken hem de ideolojik olarak ikiye bölünecek gibi gözüküyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun demokratik çıkışını Baykal ve ekibi zafiyet olarak değerlendiriyor. O nedenle CHP ilkelerinden vazgeçiyor başlığı altında Baykal ve ekibi tartışma başlatacaktır. Bir kasetle siyasete veda eden Baykal, anlaşılan tekrar dönme hesabı yapıyor. Baykal ve Önder Sav'ın arasının açık olduğunu biliyorduk. Ancak mesele Kemalizm olunca hiç de ayrı düşünmediklerini gördük. CHP'nin çiçeği burnundaki yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 ekim resepsiyonuna henüz vakit var diyerek bu resepsiyona katılma sinyali verdi. Bu tutum kemalizm ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun öngördüğü parti modeli ve çatışması olarak değerlendirebilir. Bu tartışmalar bir yana işin siyasi boyutuna gelince CHP yönetimi yine aynı hataları yapmaya devam edecek gibi gözüküyor. Başörtüsüne karşı olmak hiçbir siyasi partiye prim sağlamaz. Hatırlayın 22 temmuz seçimleri öncesinde ekonomik sorunlar nedeniyle AK Parti'nin oyları düşmüştü. Ne zamanki Sabih Kanadoğlu ve Önder Sav ekibi 367 şartını dayattılar eşi başörtülü olan biri Cumhurbaşkanı olamaz dediler millet de inadına AK Parti'yi birinci parti yaptı. Oysa başörtüsüne karşı çıkmasalar ekonomik konular, eğitim, sağlık, tarım konuşulsa hükümetin oy kaybedeciği kesin. Siz tutar milletin inancıyla çatışırsanız kaybetmeye mahkum olursunuz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



