milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

Kelimelerin içimize tuttuğu ayna

01 ŞUBAT 2011
SAL 01:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kelimeler anlam dünyamızı inşa ettiğimiz tuğlalar gibidir. Onlarla dünyayı anlar, onlarla kendimizi ifade ederiz. Kelimeler olmasaydı, görüyor, duyuyor, düşünüyor, hissediyor olmamızın bir anlamı kalır mıydı?

Anlamak ve anlaşmak için muhtacız kelimelere. Birbirimize yaklaşmak da ancak onlarla mümkündür, uzaklaşmak da... Kelimelerle sever, kelimelerle savaşırız bazen. Kâh barış güvercini olurlar dilimizde, kâh tank olup geçerler yüreklerimizden.

Ne ki bizim için vazgeçilmez olmalarına karşın, göz önünde bulundurulması gereken küçücük bir kusurları vardır: Asla sır tutmasını bilmezler! Duygularınız, düşünceleriniz ve başkalarıyla ilgili değerlendirmeleriniz, içinizde biriktirdikleriniz, gün yüzü görmemiş sırlarınız ve tabiî ki karakter ve kişiliğinize ait yaratılış kodlarınız, genetik şifreleriniz onlar marifetiyle ortalığa saçılır bir gün. Biraz gevezedirler, onun için pek de iyi dost sayılmazlar. Her zaman için mesafeyi korumak lazımdır.

Mütemadiyen bizi ele verirler. Öyle ki, sanki içimize tutulmuş aynalar gibidirler.

Sözcükler üzerinden karakter tahlili yapmak mümkündür ve bu, sadece psikologlara özgü Allah vergisi bir yetenek de değildir.

Bana kalırsa, sözcüklere bakarak, üç tür insan olduğu söylenebilir. 'Amacılar', 'Rağmenciler' ve 'Keşkeciler'...

'Amacılar' olarak adlandırabileceğimiz insan tipleri, mazeret üretmeye bayılırlar. Ellerinden başka türlüsünün gelmediği söylenebilir. Hayatta kolay kolay ciddi başarılarına rastlanmaz onların. Bütün başarısızlıklarının faturasını, kendilerinin dışındakilere yüklerler. "Olmadı ama...", "Yapamadım ama...", "Ama işin aslı öyle değil..."

Fatura başkasına kesildiğinde, sanki başarısızlık ortadan kalkmaktadır. Böylelikle kendilerini kurtarabileceklerini düşünmelerine rağmen, bunun mümkünatı yoktur; ancak belli ki, kendilerini bu yolla rahatlatmaktadırlar.

Sürekli mazeret üretmek, 'ama'nın ardına saklanmak, elbette çözüm değildir. Bu sözcük, ne yazık ki, başarısız, çaresiz ve aslında zavallıların dillerine yakışmaktadır. Siz ne derseniz deyin, 'ama' sözcüğü ile başlayan bir mazeretleri muhakkak vardır onların. Zavallı oldukları kadar biraz da yalancıdırlar.

'Rağmenciler' ise 'amacıların' tam tersi kişiliğe sahiptirler. Biri güney kutbuysa, diğeri kuzey kutbu... 'Ama' ile söze başlayanların dillerinden nasıl acziyet dökülmekteyse, 'rağmen' sözcüğünü dillerinden düşürmeyenler de o kadar böbürlenme meraklısı, enaniyet sahibi, ekâbir tiplerdir. Küçücük bir başarıyı bile allar pullar, habbeyi kubbe yapar, meydan muharebesi kazanmış gibi anlatmaya bayılırlar. Hatta kendilerine ait olmayan başarıları ve zaferleri bile sahiplenmekte bir sakınca görmezler.

Dünya onların karşısındadır adeta... Herkes onların başarılarını engellemek için seferber olmuştur. Ancak şu azim ve kararlılığa bakar mısınız, bütün olumsuzluklar yenilmiştir. Hatta makûs talih bile... Yenilen zorluklar ne denli büyük olursa, elde ettikleri zaferler de o denli büyük olacaktır onlara göre.

Aslında 'amacılar' ne kadar zavallıysa, 'rağmenciler' de bir o kadar zavallıdırlar. Fakat insan zaman zaman 'amacılara' acıma duygusu ile yaklaşabilmekteyse de, bir türlü 'rağmencilere' karşı aynı duyguyu besleyememektedir. Rağmencilerin asaletten yoksun sahte kibirleri, acınacak durumlarda bile, onlara karşı acıma duygusu beslemenizi engelleyen bir iticiliğe sahiptir.

Amacılar acziyetlerini, acziyet olarak göstermekten korkmayacak kadar cesur ve kendileri olmaktan çekinmeyecek kadar dürüsttürler en azından. Belki de onlara beslenilen sempatinin nedeni budur. Rağmencilerin asaletten yoksun sahte kibirleri ilk bakışta müthiş bir özgüven gibi görünürse de, aldanmamak gerekir; zira bu nasıl bir özgüvendir ki, kendileri olmak cesaretinden ve dürüstlüğünden mahrumdurlar.

Bir de 'keşkeciler' vardır etrafımızda. Keşke diye pişmanlık biriktirirler geçmişlerinde. "Keşke öyle yapmasaydım...", "Keşke öyle olmasaydı...",  "Keşke o fırsatı kaçırmasaydım, o şansı iyi değerlendirseydim..."

'Keşke' demek, kaçan fırsatları geri getirmeye yeter mi? Keşke, 'keşke' demek yapılan hataları telafi etmeye, onları yaşanmamış kılmaya yetseydi... Keşke zaman, film şeridi gibi geri sarılabilseydi. Ne mümkün! 'Keşkeciler' şunu fark edebilselerdi keşke; 'keşke' demek hiçbir şeye çare değil; üstelik yarardan çok zarar getirir. 'Keşke' dedikçe, yüreği biraz daha acır insanın. Kabuk bağlamış, unutulmaya terk edilmiş yaraları deşmeye ne gerek var Allah aşkına?

Yalnız, 'keşkeciler'de biraz tövbekâr adam tavrının olduğu göz ardı edilmemelidir. 'Amacılar' üstlerinde suç ve kir tutmazken, 'rağmenciler' megalomaniye varan hastalıklı ruhlarıyla caka satarken, 'keşkeciler' bütün pişmanlık oklarını kendi nefislerine gönderirler. Keşke diye diye dünyayı kendileri için nasıl da yaşanmaz bir cehenneme çevirirler!

Baktığınızda, 'keşkeciler' geçmişlerinden ders alır sanırsınız. Ah, keşke alabilselerdi! Geçmişteki pişmanlıklarının gölgesini, bugünlerine düşürürler miydi? Doğrusunu söylemek gerekirse, 'ama' demenin, 'rağmen' demenin insan psikolojisini rehabilite eden bir yanı vardır belki, fakat keşkelerin, 'keşkecilere' bu kadarcık dahi bir yararı yoktur.

Mümkün olabilseydi, 'ama', 'rağmen', 'keşke' sözcüklerini lügatten çıkarırdım. Bir faydası olur muydu dersiniz? Keşke mümkün olsaydı, denemeye değer(miy)di.

Benimki de laf yani! Aynalara hiç kızılır mı?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kelime, anlam, mana,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Selami Güdener

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. 'Paha'lı değerler!
    2. Bir yemin meselesi...
    3. Düşüncesizliğin höykürmesi: Sloganizm!
    4. Yılmak yok, yola devam
    5. Gündelik hayatlar...
    6. Ne sihirdir, ne keramet
    7. Seçim / geçim meseleleri
    8. Değişimi yönetmek...
    9. Rüyaydı; gerçek olmadı!
    10. İleri teknoloji/Yüksek ahlak
    1. 'Paha'lı değerler!
    2. Efsane...
    3. Üç mesele
    4. "Muhteşem rezalet" üzerine!
    5. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir
    6. Hoca'nın mirası
    7. Bildiğini okuyor!
    8. Ümmetin Hocası...
    9. Sözün şehveti!
    10. Muhasebe
    1. Muhasebe
    2. "Muhteşem rezalet" üzerine!
    3. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir
    4. Dünyanın bir yüzü aydınlıksa bir yüzü karanlık...
    5. Özü olmayanın özgürlüğü olmaz
    6. Üç mesele
    7. Bildiğini okuyor!
    8. Bu liberaller adamı yoldan çıkarır!
    9. Kimileri hesap yapar, kimileri hesap sorar!
    10. Kelimelerin içimize tuttuğu ayna
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek