2011 yılında Kazakistan'da terör olaylarının başlaması tüm dünyanın dikkatlerini çekiyor. Bilindiği gibi Kazakistan çok etnikli yapısına rağmen bugüne kadar huzur ve barış ülkesi olmasıyla ön plana çıkmıştı. Ülkedeki istikrar ve barış ortamı dolayısıyla ekonomik alanda büyük atılımlar yapan Kazakistan "Orta Asya'nın Parlayan Yıldızı" olarak anılmaktadır. Bu yönüyle dünyada örnek olarak gösterilen ülkeler arasındaydı.
Kazakistan'da bu barış ortamının son aylarda beklenmedik bir şekilde bozulmaya çalışıldığı görülmektedir. Aktöbe, Taraz, Atırav gibi şehirlerde terör saldırıları ve intihar bombacıları ile ülkede dehşet havası estirilmeye çalışılmaktadır. Meydana gelen terör olayları "Halifenin Askerleri" isimli bir hareketin üstlendiği açıklanmaktadır. Yani bu terör olayları din adına yapıldığı iddia edilmektedir.
Oysa İslam dini hiçbir şekilde terörü ve adam öldürmeyi tasvip etmez. Çünkü İslam dininin kendisi barış ve huzurdur. Dine adını veren İslam kelimesinin barış, huzur, doğruluk, güven, sağlık, esenlik anlamlarına gelmektedir. Arapça "selam-selamet" kelimesinden gelen "İslâm" kelimesi Arapçada "her türlü bela, musibet ve afetten uzak olmak, onlardan kurtulmak", "barış, emniyet, ibadet, itaat" gibi anlamlara gelir. Ayrıca "teslim olmak, boyun eğmek, kurtuluş yoluna girmek, Müslüman olmak" anlamlarını da taşımaktadır. Bu sebeple ne sebep olursa olsun İslam adına terör yapılması İslam diniyle hiçbir şekilde bağdaşmaz.
Nitekim Kur'an-ı Kerim'de de Yüce Mevla Nisa Suresinin 93. ayetinde "Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir' demektedir.
Yine Yüce Allah bir başka ayetinde Maide suresinin 32. ayetinde "Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur." İfadesinde bulunmaktadır.
Demek ki, İslam dini bozgunculuk yapanı, insanları sebepsiz yere öldüreni en büyük kötülük yapanlar olarak görmektedir. Bir insanı öldüreni tüm insanları öldürmüş gibi nitelendirmektedir. Buna bağlı olarak da insan canını kurtarmayı büyük bir erdem olarak görmektedir. Öyleyse, İslam insanların birbirini sevmesi, birbirine yardımcı olmasını, ailesine, akrabalarına, komşularına, içinde bulunduğu toplumun üyeleriyle birlik beraberlik ve dayanışma içinde olmasını istemektedir.
Peygamber Efendimiz de Müslüman'ı tarif ederken "Gerçek Müslüman, elinden ve dilinden herkesin emin olduğu kimsedir" demektedir. Onun tarifine göre, Müslüman korkulan, çekinilen bir kimse değil, herkesin huzur bulduğu, kendisinden endişe duymadığı kimsedir.
Tüm bunlardan çıkan sonuç şudur ki, İslam hiçbir şekilde zor kullanmaya, insanlara kötülük yapmaya, hele terörle adam öldürmeye, cana kast etmeye izin vermemektedir. Bunları yapanlar gerçek Müslüman olamazlar.
Bu sebeple Kazakistan'da son aylarda meydana gelen ve birçok insanın ölümüne sebep olan olayları İslam dini ile bağdaştırmak zordur. Bağımsızlığından bu yana geçen 20 yılda barış ve huzur ülkesi olarak dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasında Kazakistan'da meydana gelen terör olayları düşündürücüdür. Özellikle Kazakistan'ın 2010 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanlığını başarıyla yerine getirmesinden sonra bu sene, yani 2011 yılında İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem başkanlığı görevini üstlendiği bir dönemde böyle olayların meydana gelmesi düşündürücüdür. İslam ülkelerindeki barış, huzur ve işbirliğinin güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayabilecek Kazakistan'da İslam adına terör olaylarının çıkarılması tesadüf olmasa gerek. Bundan dolayı özellikle Kazak halkının hem kendi ülkelerinin ve hem de İslam ülkelerinin barış ve huzuruna zarar verecek her türlü olaylar için çok dikkatli olmaları önem arz etmektedir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



