milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

Kayıp yılların hesabını kim verecek?

12 EYLÜL 2011
PZT 03:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 31 yıl geçmiş... Darbenin bir mağduru olarak geriye dönüp bakınca uzaklarda da kalsa acı dolu kayıp yılları hatırlamamak mümkün değil. Bunu söylerken bir pişmanlık sergiliyor değilim. Çünkü, ülkemin aleyhine hiçbir davranışım ve eylemim olmadı. Sadece ülkem lider ülke olsun, kimseden emir almasın güçlü, kendine yeterli hale gelsin diye çaba sarf ettik. Daha doğrusu bu niyetle mücadele eden başta Erbakan Hoca olmak üzere bir ekip ile birlikte olduk. Bu birlikteliğin sonucu tutuklanmak, yargılanmak ve eziyet görmek ise bundan dolayı kesinlikle pişmanlık duymuyorum. Ancak darbecilerle ve darbeci zihniyetle mücadeleyi sürdürüyorum. Hele hele keşke başka yerde farklı anlayış sahipleriyle bulunsaydım da bunlar başıma gelmeseydi hiç demedim. Bu yazıdan maksadım geçmişte kalanları ve yaşananları unutmamak, unutturmamak. Çünkü, her yaşanan bir tecrübedir. Bilgi denen şey ise sadece okumak yazmakla kazanılmaz yaşanan olaylar bekli de en sağlam bilgi kaynağıdır.

Geriye dönüp baktığımda 12 Eylül 1980 darbesini ülkemizin düşünce yapısında bir dönüşüm, daha doğrusu başkalaşım noktası olarak algılıyorum. 12 Eylül 1980 darbesini idealizmin yerini çıkarcılığın aldığı, idealistlerin yerini "Ne kadar paran var o kadar değerlisin" fikrinin peşine takılıp gidenlerin aldığı, bir yuvarlaklaşma, bir gevşemenin gerçekleştiği bir olay olarak görüyorum. Kısacası tüm kesimlerde idealizmi yok edip tüm toplumu darbecilerin kendileri gibi düşünmeye ve davranmaya zorladıkları bir olay.

Bunun yanında hukukun rafa kalktığı, darbecilerin istediklerinin yargı kararı haline geldiği bir dönem.

Genel değerlendirmeyi bir kenara bırakır olaya kendi açımdan ve Akıncılar Davası çerçevesinde bakacak olursam sanıyorum yaşanan hukuksuzluğu ve keyfiliği daha net bir şekilde izah edebilirim.

Darbe sabahı darbe liderinin televizyonda ilk konuşmasını dinlediğimde en kısa zamanda bizim de toplanıp bir yerlere götürüleceğimizi tahmin etmekte zorlanmadım. Çünkü, darbeciler 6 Eylül 1980 günü yani darbeden 6 gün önce Konya'da düzenlenen Kudüs Mitingini de gerekçeleri arasına almışlar, bunu ilk konuşmada ilan ediyorlardı. Belli ki Akıncılarda toplanacak ve yargılanacaktı. Halbuki Akıncılar 12 Eylül öncesinde hiçbir terör olayının içinde olmamışlardı. Onlar tamamen fikri planda mücadele veriyor, toplumu fikri olarak dönüştürmeye çalışıyorlardı. Ne var ki darbeciler Akıncılardan rahatsızdılar. Çünkü, başta ABD ve Siyonistler olmak üzere emperyalist güçler rahatsızdı.

Uzatmayalım darbenin ilk günü tutuklamalar başladı. Önce Erbakan Hoca ile birlikte diğer parti liderleri evlerinden alınıp bir yerlere götürüldüler. Ardından baskınlar başladı. Her görüşten yüz binlerce insan toplanıp önce Emniyet müdürlüklerine oradan sıkıyönetim mahkemelerine sevk edildi. Ancak, bir zanlının mahkemeye çıkması sanıldığı kadar kısa sürede olmadı. Önce sorgulama ve işkence dönemi vardı. Buralarda istenen ifadelerin alınması sağlanmaya çalışıldı. Bu şartlarda gerçek delillerin toplanması elbette söz konusu değildi. Bir çok insan işkencelerden kurtulabilmek için istenen ifadeyi vermeye razıydı.

Emniyet'te ve Ankara için söylüyorum Mamak'ta yaşananların bilinmeyen yanı kalmadı. O bakımdan bunları tekrar anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Ama, Akıncılar davasını mevcut anayasal düzeni yıkarak yerine şeriat esaslarına dayalı devlet amacıyla silahlı çete kurmak iddiasıyla, o zamanki TCK'nın 168. maddesinden açıldığını hatırlatmak isterim. Bu arada darbeden 2 yıl önce kapatılmış, hakkında da herhangi bir dava açılmamış olan Akıncılar Derneği'nin yönetim kurulu üyeleri toptan silahlı çete kurmak iddiasıyla yargılanıyordu. Bu yargılama yaklaşık 10 yıl sürdü. Aradan geçen 10 yıl boyunca pek çok kardeşimiz işlerini kaybettiler. Adeta diplomaları iptal edildi. Savcı savcılığını, kaymakam kaymakamlığını, memur memurluğunu yitirdi. Hatta savcılığı elinden alınmış olan kardeşlerimize avukatlık yapmaları bile yasaklandı. Darbeciler çıkardıkları bir yasa ile terörle mücadele kapsamında dava açılmış olanların suçlu olup olmadığına bakılmaksızın hepsini suçlu ilan ettiler. Yani önce asın sonra yargılayın mantığını hakim kıldılar.

İlk duruşmada "Silahlı çete kurmakla suçladığınız bizlerin silahları nerede? Silahı olmayan silahlı çete olur mu?" diye sorduğumda mahkeme Başkanı, "Siz 163'e bakın" diyerek biz nasıl mahkum edceklerini göstermiş bulunuyordu. Çünkü  o günkü TCK'nın 163. maddesinden bir kişiyi mahkum etmek için maddi delile gerek yoktu. Yorumla mahkum etmek mümkündü. Peki mahkum edildikten sonra ne oldu. Kardeşlerimiz içeride yattıkları ve mahkemeye çıkana kadar gördükleri işkence ile kaldılar. Bu arada dağılan yuvalar işin cabası. Sonuçta 10 yıl sonra beraat edildi. Yargılanan yüz binlerce insanın hayatından 10 yıl çalınmış oldu. Hem de bir daha kaybolan o yılların geri gelmesi mümkün olmadan. Bana göre darbecileri sadece işkenceciler olarak nitelendirmek eksik olur ONLAR AYNI ZAMANDA ÖMÜR HIRSIZLARIDIR. Bu arada elbette darbecilerin sivil uzantılarını da unutmamak gerekiyor. Ortada demokrasi havarisi olarak dolaşmalarına imkan vermemek, geçmişin hesabını halk olarak sormak gerekiyor. Bu hesap sorulabilirse belki darbecilerin bir daha ortaya çıkmaları engellenebilirse geçmişte yaşanalar bir işe yaramış olur.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 12.09.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: gata, 12 eylül, tahsin şahinkaya, kenan evren, şevket kazan, fikret seçen,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek