milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • İRAN'A YENİ BİR "SİBER" SALDIRI
  • "TELEFONLAR İLE TABLET BİLGİSAYARLAR GÖZLERİ KURUTUYOR"
  • SOKAKLARINDAN ÇÖP VE KANALİZASYON SUYUNDAN GEÇİLEMEYEN ŞEHİR: KERKÜK
  • ÜLKELERİN "KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR" RAPORU
  • ANAÇ SIĞIR VE BUZAĞI DESTEKLEMELERİ, BUGÜN YATIRILIYOR
  • İTALYA'DAKİ DEPREMDE ÖLÜ SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

Kayıkçı kavgası...

26 EKİM 2009
PZT 02:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Gemi ve kayık Türklerin en eski zamanlardan beri bilip kullandığı araçlardandır: "Kimi içre oldurup (Gemi içine oturup) / Ila suvın ketçimiz  (İla suyunu geçtik) / Uygur tapa başlanıp (Uygurlara doğru yönelip) / Mınglak ilin açtınız (Mınglak ilini fethettik)"

Tarihçiler Uygurlara ait bu savaş şiirinde atların da gemiye alındığını ve suyun öyle geçildiğini söylüyor.

Kayık, Divanü Lügat'itTürk'te şöyle geçer: "Tagıg ukrukın egmes / Tengizni kaygıkın bügmes."

Ne demek? "Dağ kementle eğilmez / Deniz kayıkla kapanmaz." Yenisey kaya resimlerinde kayık resmine de rastlanmıştır. Demek ki Eski Türkler sadece at sırtında yapmamış göçebeliği. E, ne de olsa soyları Hazreti Nuh'un oğlu Sam'a dayanıyor. Oradan gelen bir gemi kültürü olsa gerek. Tarih boyunca denizleri yara yara gelen Türkler, dünyada başka milletlerde görülmeyen bir kavga türünün de mucididir. Kayıkçı kavgası.

Kimsenin burnunun bile kanamayacağı bir kavga türüdür kayıkçı kavgası. Kavgadan bahsedilen yerde yara berenin olmaması tuhaf. Çünkü bu kavga sahici bir kavga değil. Ağız dalaşı bu. Kavgayı hep çenesi en kuvvetli olan kayıkçı kazanır. Genellikle müşteri kapma yüzünden çıkar ama kavgayı kayıkçılar dışında izleyenler bunu bilmez. Bu kavganın mucidi, İstanbul'da Eminönü - Karaköy arasında yolcu taşıyan kayıkçılardır. Osmanlı zamanında geçimini karşıya müşteri taşıyarak karşılayan kayıkçılar yolcu beklerken kendi aralarında kavgaya tutuşurmuş.

Hiç yoktan çıkan kavgada sesler yükselir, kürekler havaya kalkar, sağa sola savrulurmuş. Kavga çıkınca etraflarında toplanan halktan bazılarının kafasına kürekler iner, ama kürekler ne hikmet ise kavga eden kürekçilerin hiçbirinin başına değmezmiş. Yolcu taşıyan kayıkçılar kayıklarını genellikle rıhtımlara yanaştırır ve denizin çok dalgalı olduğu günler bile bağlamadan, kanca ile iskele tutmayı tercih ederler. Kayıklar dalgaların indirip kaldırması ile rıhtımın hizasına kadar yükselir ardından 1-1,5 metre aşağı düşer yine de kancalardan vazgeçilmez.

Çünkü bir yolcu gelirse diğerlerine kaptırmamak için acilen kapıp kaçmak gerekir. Bu olmadığı takdirde bir " Kayıkçı Kavgası " başlar. En gürültülü Kayıkçı Kavgası da rıhtımda birbirinden uzak yere kanca atmış kayıkçılar arasında olur. Mesafenin uzaklığı nedeniyle kavga edenler birbirlerini duysun diye haykırışlar yüksek perdeden yapılır, sahildeki ilgili, ilgisiz insanlar da bu kavgaya tanık olurlar. Kavgaya tutuşan kayıkçılar hiç bir şekilde birbirlerine fiilen zarar veremezler. Çünkü her ikisi de rıhtımda kanca tutmaktadır ve aralarında da deniz vardır. Kayıkçılar, kendilerini denize atarak, kavga ettikleri rakiplerinin kayığına gidip yumruklaşacak değiller ya. Kayıkçı kavgasını çenesi en kuvvetli olan, bıkmak usanmak bilmeden bağırarak laf sıralayan kayıkçı kazanır. Bu da diğerinin pes edip susmasıyla ortaya çıkar.

Günümüzde bazı adamlar görürsünüz, "Tutmayın lan beni" diye bağırır, onun bu celallenmesini görenler söylenir:  "Boş verin yahu, ciddiye almayın, yaptıkları sadece kayıkçı kavgası. Son bir uyarı: Bu yalancı kavga daha sonra denizden karaya taşınmıştır. Halkı çarpmayı meslek edinen yankesiciler, "Yeni Cami" önünde kayıkçı kavgası benzeri "yalancı kavgalar" ile halkı çevrelerine toplayıp soymayı adet edinmişlerdir. Şimdi bu tür kavgalar sadece İstanbul'da değil, Anadolu'nun büyük şehirlerinde de görülmektedir. Siz, siz olun böyle kavgalardan uzak durun ve cebinizi kollayın.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.10.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kavga, sözlük, at, savaş, silah,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Kamil Yeşil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. "Yürek elbet acıyor esvap değiştirirken"
    2. Bir senaryo hikâyesi: zafer yahut hİç
    3. Aşk ile
    4. Rahip T. Jones, sen kendine yan
    5. Eğitim sorunu, öğretmen sorunudur
    6. Hafızlara ÖSS muamelesi
    7. Yaz Kur’an kursları
    8. Sadece secde...
    9. Trabzonlu
    10. Asıl ve gölge
    1. İstiklal Marşı yazma yarışmasına kaç (büyük) şairimiz katıldı?
    2. 14’lük kız mı; 14 yaşında bir kız çocuğu mu?
    3. Vaaz kasetleri nesli...
    4. Atatürk’ün kaç tane Gençliğe Hitabesi var?
    5. Bir taziye yazısı, Baskın Oran’lar ve Tevfik Fikret’ler
    6. Zevce, eş ve karı
    7. Vaaz ve hutbelerin değişen dili
    8. İnanıyorsanız, üstünsünüz
    9. Kâmil bir mürşit olarak Ahmet Yüksel Özemre Hoca
    10. Televizyonlarda görücü usulü evlilik
    1. Vaaz ve hutbelerin değişen dili
    2. Ey Yahudi!
    3. Türkçe Olimpiyatları üzerine
    4. Bir kez daha Türkçe Olimpiyatları üzerine
    5. Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın!
    6. Erbakan çiçeğinin aksamı...
    7. Pompalı tüfek kalmadı, lav ve bomba verelim
    8. Sebep olanlar çözüm olamaz
    9. Prof. Dr. Necmettin Erbakan: Namaz ve proje adamı...
    10. Aşı, Başbakan’a bir suikast mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek