Norveç'li politikacı Gülay Kutal'ın sözleri ilginç: "Saldırganın Norveçli olduğu anlaşılana kadar geçen iki saatte bile Müslümanlara karşı tavırlar sertti. Eğer saldırgan Norveçli çıkmasaylı çok büyük korku yaşanırdı" diyor. (Milliyet)
Yani, geçen Cuma günü yaşanan katliamda fail, eğer bir Müslüman olsaydı, seyreyleyin gümbürtüyü... Bırakın Norveç'i, bütün Avrupa ve bizim belli kesimin sözcülünü üstlenen medya bile canımızın sıkmasının ötesinde, psikolojik baskı uygulardı.
Kutal, "Aklıma gelen ilk olasılık, saldırganın Müslüman olduğuydu. 1-2 saat boyunca üzüntü ve korku içerisinde yaşadım. O sırada görüştüğüm Türklerde de aynı korku içerisiydeydi."
Zaten bu gergin bekleyiş içinde Müslümanlara sataşanlar bile olmuş.
"Saldırganın bir Norveçli olduğunun anlaşılması ile Müslümanlar arasında bir rahatlama oldu. Sadece Türkler değil aslında Norveçliler arasında "İyi ki saldırgan bizim içimizden biri" dediler. Çünkü eğer saldırgan Müslüman olsaydı, bu ülkede başka bir kaos ortamı meydana gelecekti." (a.g.g.)
Kutal, "Ülkenin masumiyeti kayboldu" diyor.
"Artık Avrupa'lı 'Her Müslüman terörist değildir ama her terörist Müslümandır' söyleminden vazgeçecek. Norveç barışçıl ve sakindi. Buna vahşi darbe indi. Hiçbirşey eskisi gibi olmayacak. O bakirlik ve masumiyet bir arada kayboldu."
Oslo Prensi Veliaht bile, olayın ilk günü Müslümanlara yapılanlardan ve şüphelenilmesinden üzüntü duyduklarını belirtmiş. Gerek Norveç'in yönetim kadrosu, gerekse bu ülkenin monarşisi bile bu kadar hassas bir ruha sahipken, bizim aklı evvellere ne oluyor?
Bakıyorsunuz aynı hassasiyete "bizim" malum medya sahip değil. Sanki "Niçin suçlu Norveçli çıktı" dercesine bir tavır içine giriyorlar. Ve bütün bunları görmezden gelerek "İslamcıların terörist ve uyuşturucu ticareti içinde" olduğunu anlatan bir habere imza atıyorlar.
Alın size bir örnek.
Önceki gün manşetinden şu satırları okuyucularına duyurma ihtiyacı hissetmiş: "Film gibi operasyon"
Özette: "ABD uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA), uluslararası iki operasyonda, Hizbullah ve Taliban'a para ve silah sağlamak için uyuşturucu ticarati yapan biri Türk, 4 kişiyi yakaladı."
Haberin detayında, ABD'nin filmleri aratmayan operasyondan detaylar veriliyor. Hizbullah operasyonunda ajanlar güya 1 yıldır ülke ülke takipten sonra İranlı Siyavüş'ün yakalanması ve Lübnanlı Başar Vehbi'nin de Maldiv adalarında yakalandığı haberini veriyor. (Hürriyet)
Haberde öne çıkan vurgulamalar şunlar:
- ABD dünyanın neresinde olursa olsun İslamcılarla mücadele içinde. Ajanlar sıkı bir takiple enselerinden yakalar.
- Hizbullah ve Taliban teröristtir. Silah temin etmek için uyuşturucu ticaretiyle beslenmektedir!
- İsimler verilirken dikkat: "İranlı", "Türk" ve "Lübnanlı" deniyor. Yani bunlar Müslüman ülke isimleri.
- Haberin kaynağı: DEA... Yani ABD Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi... Belli ki pek güvenilir değil. Sızdırılmış.
Şimdi bu haberin zamanlaması da önemli. Bunları basit bir "tesadüf" olarak değerlendirmek "safdillik" olur.
Müslümanlara yapılan haksızlıklara karşı vicdanlı Avrupalılar tedirginlik içinde. Müslümanlar ise diken üstünde. Ama bizim çok bilmişler ne yazık ki, yangına körükle gitmeyi seviyorlar. Yahut onların kulağına fısıldayanlar ortalığın karışmasını istiyorlar. Irkçılığın yaygınlaşması için her türlü tahrik edici unsurları kullanıyorlar.
Bu oyuna gelmemeli.
Irkçılığın ne büyük bir bela olduğunu Norveç'te yaşanan olaylar gösterdi.
Hiçkimsenin kimseden üstünlüğü söz konusu değildir. Öyle "saf" ırk diye bir safsata olamaz. Zaten bu hasta ruhlu ırkçıların derdi, güya başka ırkların karışması durumunda kendi ırklarının zayıflayacağı ve yok olacağı düşüncesi... İşte hastalığın bu noktadan sonra başlıyor.
Hucurat suresinde, hiçbir tevile yer bırakmasızın mükemmel dinimizin ırklar ve kavimler karşısındaki tavrını net ortaya koymuştur:
"Ey insanlar, biz sizleri, bir erkek ve bir kadından yarattık ve birbiriniz ile tanışasınız diye sizi kavimlere ayırdık. Şüphesiz ki; Allah yanında en şerefliniz, takvada en ileri olanınızdır." (Hucurat/13)
Efendimiz ve son Peygamberimiz Resul-i Ekrem (s.a.v.), ırkçılık konusundaki tavrını şu hadisleriyle belirtmiş:
"Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Rabbiniz birdir; babanız da birdir. Bilin ki, Arabın arap olmayan üzerinde, arap olmayanın da arap üzerinde, kızıl derilinin siyah derili üzerinde; siyah derilinin kızıl derili üzerirnde hiçbir üstünlüğü ve fazileti yoktur, ancak takva ile üstünlük vardır."
Yine hadisin devamında:
"Irkçılığa davet eden bizden değildir. Irkçılık üzerine savaşan bizden değildir! Irkçılık üzerine ölen de bizden değildir."
Rabbim bizi ve tüm dünyayı bu beladan uzak tutsun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



