milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • "HAMAS İLE MERKEZ SEÇİM KURULU ARASINDAKİ GÖRÜŞMELER OLUMLU GEÇTİ"
  • MOLOTOFLA SADECE PARMAKLARI DEĞİL, GELECEKLERİ DE KARARIYOR
  • "PASAPORT DEĞİŞİKLİĞİ VAR, KKTC İSMİNİN DEĞİŞMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"
  • 'PARAYI VER, DİKİLİ BİR AĞACIN OLSUN'

Kanal Temizliği İpler kimde

05 EYLÜL 2009
CMT 00:00

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Günümüz Türk şiirini besleyen en önemli şiir verimi; İkinci Yeni açılımının sunduğu 'büyük kanal' vasıtasıyla akmış olan çağlak ırmağın getirdikleridir. İkinci Yeni'den sonra 70'lerin bu 'çağıltıyı' politik olanla özdeşleştirip üzerine 'büyük ses' dediğimiz 'yankılanmayı' katıştırarak 'gür bir eda'yı vücuda getirmesi; şiirimizin alttan akan değil, derinden ve yukardan fokurdayan bir tonaja yükselmesine neden olmuştur. Bu tabiî ki sadece politik olanla olmamış, sokağın "gürlek narası" şiirde bir ses domurmasını zorunlu kılmıştır. Bana sorarsanız bu gürlek hava bugünden baktığımızda artık yapay geliyor. Ama o günlerin içinden baktığımızda dipdiri gerçekliktir. Günümüz şiirini besleyen bir başka 'akıntı' da hayatı 'gerçeklikten' değil de 'felsefi algılama'yla alımlamanın sonucu doğmuş olan; kimi şairlere göre 'felsefi şiir' kimi şairlere göre 'lirik şiir' adlandırması yapılan, bence gerçeğin yapay fotokopisi olan 'zoraki doğurgan'lıktır. Bizim kuşağı bu ikincisi fazla besleyememiş dolayısıyla kuşakdaşlarım için sözkonusu 'akıntı' pek de önemli olmamıştır. Bizim kuşağı besleyen verim; Türk şiirine Nazım Hikmet'le girmiş olan tonajı yüksek müzik ve 'hesapsız lirizm' (destansı eda)'in İkinci Yeni'de imge ve düşünce yoğunluğunu artırarak 70'lerin 'büyük ses'ini sözkonusu yoğunluğa uygulanımlanmasıdır. Ama bununla birlikte 2000'li yıllardan sonra Türkiye'de gelişen sosyal hayatın 'reel yaşanmışlığı'nı önceleyen, hayatın bütün alanlarını şiirin içinde yaşayan bir tutum ve birikimler silsilesidir. Bu sebeple, geçmiş şiirde ifade edilmesi zor konuları ve sözcükleri bizim kuşakta görmemiz doğaldır. Yani 2000 yılından sonra Türkiye'de bambaşka bir şiir yazılıyor. Bu noktadan bakınca; nüfusunun % 80'i, birinci sınıf ülkelere göre yaşam standardının altında (yoksulluk sınırında) yaşayan bir ülke olan yurdumuzda; konformist bakış bana pek inandırıcı gelmiyor. Şiiri, geçmişte tuzu kurular yazmamış. Şimdi de öyle. Şiir düşüncesinde tuzu kuruluğu savunmak, insansızlığı ve insafsızlığı savunmaktır. Yani sanat elitlerin işi değil, bilakis elitizmi reddedenlerin 'kutsal uğraş'ıdır. Elitleri 'düzen' yaratır ve düzenin birinci yandaşlarıdırlar. Oysaki şair, Cemal Süreya'nın deyişiyle "bütün kurulu düzenlere karşı"dır. Buna en iyi örnek; İslami düşünceyi savunmasına rağmen, II. Abdülhamid'e sert tutum sergileyen Mehmet Akif'tir. Yine, Türk şiiri Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin resmî ideolojisinin terkisinde olduğu için, dönemin şairlerinin şiiri, sonraki nesillere (şairlere) hiçbir etki yapmamıştır.

Elit takım belli bir çevrenin içinde belli bir 'çevrim gereğince' yaşamaktadır. Parası var ama itibarı yok; Cumhuriyetin kuruluşuyla beraber yapay olarak yaratılmış bir zümredir. Sanat deyince; milletlerin acılarını sindirdiği tarihi bir vesikayı ışıltılı salonlarda haraç mezat kapışılmasını anlıyorlar. Oysa tarihin insan ruhunu yaratmak için insan gerçekliğinden neşet eden ve milletleri ayakta tutan 'sökülmez değer'inden pek anlamıyorlar. Onlara göre şiirin anlattığından (hem biçim hem de içerik) çok şiirin sosyete bir ortamda bulunuyor olması sanat için geçerli sebeptir. Bu sebeple savundukları doğru düzgün bir düşünce olmaz/olmamıştır. Bir çevre etrafında dönen dolapların vaka temsilciliklerini üstlenmiş gibidirler. Ahlâk kuralları çevrenin beğenisidir. Eleştirdiğin zaman 'kurulu düzen'e karşı olduklarını söylerler oysaki kurulu düzene göre yaşadıklarının farkında değiller. Kurulu düzen ahlâksızlığı hem örgütlüyor hem de öğütlüyorken bunlar hangi kurulu düzene karşı olmuş oluyorlar böyle. Batı tipi yaşam kurulu düzenin en alasıyken kurulu düzene karşı geldiklerini söyleyen bu aptallar; iki küpe bir şapka al sana modern bir şapşal, durumunu yaşıyorlar. Bu "hazır mamullerin" yazdıkları kimseye etki etmiyor. Kendi aralarında bir 'ruhban sınıf' oluşturmuşlar; al gülüm ver gülüm yapıyorlar. Ahbap çavuş ilişkileri ile ayakta durmaya çalıştıkları halde hiçbirinin Türk şiirini temsil edecek kadar 'şiir gücü' yok. Kendi aralarında o 'şırfıntı duruşları'yla iğrenç kahkahalar atıyorlar. Böylece herkesi kandırdıklarını sanıyorlar ama herkes kendilerine bilmem neresiyle gülüyor.

Fakat Türkiye'de ipler onların elinde. Elinde derken, öyle gibi görünüyor. Niye ipler onların elinde? Kazanmak için her şey mübahtır mantığıyla hareket ettikleri ve dolayısıyla hırsızlık da olsa paraları olduğu için. Hortumculuktan elde ettikleri paralarıyla ilk önce bir yayınevi kurup 'en iyi biziz' kuruntusuyla bir hegemonya oluşturmuşlar. Sonra da hemen bir dergi; mevsimlik de olsa...

Günümüz Türk şiiri böyle bir 'bulanık kanal'la da karşı karşıyadır. Kanalı temizlemek yine bize düştü. Çizmeyi çekelim. İşimiz gerçekten zor...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 05.09.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: şiir, şair, eleştiri,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cafer Keklikçi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bizim O Suskun Yoksulluğumuz
    2. 1990 Kuşağı Şairleri
    3. Örgütlü Kötülük
    4. Devrimci ve Muhafazakâr
    5. Şehir Tiyatroları veYılın Esprisi
    6. Türkiye Kültürü
    7. Suriye Meselesi
    8. "Biz kırıldık daha da kırılırız"
    9. Eğitimde Dershanelerin Yeri
    10. 2000 Kuşağı Şairleri
    1. Kitap İsimleri
    2. Bana bir tutam şiir ver
    3. Edebiyatın Değişmezleri
    4. Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı
    5. Ayakkabı Numarası
    6. Fitne
    7. Evet, kibirli şair
    8. Yoksulluğa Zam
    9. 2010'un Kitapları
    10. Hafız Hoca
    1. Yarımca
    2. “Şapkamı kaldırıyorum İstanbul’dan Maraş’a”*
    3. Türkiye İçin Evet
    4. Çılgın Proje
    5. Anlık Değişimler
    6. Yeni bir yolculuk
    7. Vaktin boşlukları
    8. Özgürlük için kitap
    9. Ayak sesleri
    10. Bana bir tutam şiir ver
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Haber

    1. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    2. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    3. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    4. Ayasofya önünde namazlı eylem
    5. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    6. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
    7. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    8. 10 tane görevim var
    9. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    10. Birden fazla sınav dönemi
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    5. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    6. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    7. 'El bombası attılar'
    8. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    9. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    10. "Öğretmenine sahip çık"
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek