milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • MOLOTOFLA SADECE PARMAKLARI DEĞİL, GELECEKLERİ DE KARARIYOR
  • "PASAPORT DEĞİŞİKLİĞİ VAR, KKTC İSMİNİN DEĞİŞMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"
  • 'PARAYI VER, DİKİLİ BİR AĞACIN OLSUN'

Kamuoyunun Kürt sorunu algısı üzerine

27 OCAK 2012
CUM 04:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ülkenin en önemli hadisesi, 30-40 yıldır çözümü aranan terör meselesidir. Bu uğurda bugüne kadar çok canlar yanmış, taşın altına el koyan nice isimler hoyratça harcanmıştır. Eşref Bitlis, Bedri İncetahtacı merhumlar bunların sadece birkaçıdır.
Herkes bu konuda bir şeyler söylemekte, yazmaktadır. Kimi askeri tedbirleri yeterli görürken kimisi konuya daha kapsamlı yaklaşmaktadır. Bu konuda bugüne kadar en şumüllü yaklaşım Milli Görüş

Hareketi'nden gelmiştir. Milli Görüş, meselenin
a. Kürt Sorunu
b. Güneydoğu Sorunu ve
c. Terör Sorunu olmak üzere üç ayrı başlıkta ele alınması gerektiğini ortaya koymuş ve bu minvalde projeler üretmiştir. Ne yazık ki, bu projelerin büyük kısmı siyasi nedenlerle uygulanamamış, bunun dışında aklı başında çözüm önerisi de pek çıkmamıştır.
Ancak bu yazıda bu projeler üzerinde değil, kamuoyunun bölgeye ve soruna yönelik algısı üzerinde durulacaktır.
Kamuoyu bölgeye nasıl bakıyor?
Kamuoyundan kastımız özellikle Kürt kökenli olmayan vatandaşlarımızdır. Bunun yanında Kürt kökenli olduğu halde bölge ile irtibatı olmayanlar da buna dahildir.  Önce bir itirafta bulunmak gerekiyor.
Kamuoyunun çok büyük bir kısmı, bölgenin gerçeklerine henüz özellikle son birkaç yıldır vakıf olmaya başladı. Ergenekon hadiseleri ve sonrasında yaşananlar dikkatleri bölgenin üzerine yoğunlaştırdı. Bölgeye ilişkin bilgilerin çoğu kulaktan duyma bilgilerden oluşuyordu. Geri kalanı da ekranlardan, gazetelerden derleme yapılıyordu. Durum böyle olunca da nasıl isteniyorsa o şekilde bilgiler verildi, algılar oluşturuldu.  İşte bu nedenle ülkemizin doğusuna, güneydoğusuna yabancı kaldığımızı söylemek, hatayı kabul etmek gerekiyor.  Elbette bütün bunları günah çıkartmak veya suçluları temize çıkarmak için yazmıyoruz. Mesele algının fark edilmesi ve önleminin alınmasıdır. 1992 Ağustos'un da üç gün süreyle bombalanan Şırnak'ın acısını merhum Erbakan Hoca dışında dile getiren olamamıştır. Tek suçu Kürt olarak doğmak olan binlerce insanın yaşadığı zulümler, terör algısına kurban edilmiştir.  Lazca konuşan bir insanımızı dinlemekten haz alırken Kürtçe'ye tahammülümüz olmamıştır.   Gazze için, Bosna için çarpan yüreğimiz, masum canların kıyıldığı Şırnak, Batman, Hakkari için sessiz kalmayı yeğlemiştir.
Hâlâ içeriği açıklanamayan Uludere faciası hakkında, bırakın miting yapmayı, konuşmak bile zorlamayla olmuştur.  Dememiz odur ki, belki farkında değiliz lakin birçoğumuzda gizli bir milliyetçilik bulunmaktadır. Beş vakit namazını kılan, helale harama dikkat eden, ehli tarik, ömrünü milliyetçilerle-ırkçılarla mücadeleye adayan nice insanımız farkında olmadan milliyetçi duruş sergilemektedir.
Peki bunun sebebi nedir? Aslında cevap çok basit.  80 yıldır her gün ulus-devlet anlayışıyla zihinlerin yıkandığı bir ülkede elbette bu bombardımandan, bir fanusta yaşamadıkları için, herkes gibi inançlı insanlar da etkilenecektir.  Bu nedenle bazı aydınların, yazar-çizerlerin "İslami kesim Kürt sorununda sınıfta kaldı" sözü her ne kadar bir yönüyle doğru olsa da biraz da insafsız kalmaktadır. Zira, bugün Kürt meselesinde öne çıkan isimlerin İslami kesimin sorunlarında geride kaldığı unutulmamalıdır.
Ulus-devlet anlayışsızlığıyla kördüğüme itilen Türkiye'de en az Kürtler kadar İslami kesim de mağdur edilmiştir.  Ve en önemlisi de, mesele bu noktaya getirilmemelidir. Mazlumun, acının miktarını tartışmak anlamsızdır.
Sonuç ve Değerlendirme
Bu satırları okuyanlardan bazıları belki "iyi de onların hiç mi suçu yok sanki " diyecektir. Hemen ifade etmek lazım gelir ki, bölge insanının en büyük şanssızlığı kendi bünyesinden aklı başında bir önder, lider çıkartamamasıdır. Sözgelimi bir Erbakan çıkmamıştır bölgeden. Elbette Erbakan Hoca Türk'ün de, Kürd'ün de lideriydi. Hatta Hoca'ya en yakın desteği genelde bölge insanı vermiştir. Ancak buradan kastımız, kendisiyle aynı dili konuşan, aynı havayı soluyan, kendi içinden bir lideri çıkartmasıdır.
Erbakan Hoca bölge insanına Kürtlüğün, Türklüğün hiçbir anlamı olmadığını hatırlatmış, aradaki harcın İslam olduğunu söylemiştir. Bölge insanı da bu mesajı almış ve hakkını vermiştir.
Ancak özellikle 90'lı yıllarda yaşananlar Kürt vatandaşlarımızın içinde milliyetçilik duygusunu yükseltmiş, devlete karşı düşmanlık beslenmeye başlanmıştır. Akabinde Milli Görüş'ün bölünmesi ve zayıflatılmasıyla birlikte ayrılıkçı ve ırkçı fikirler önemli bir potansiyele ulaştırılmıştır.
Kısacası bölge insanı kapsamlıca ve haince kurgulanmış bir büyük oyuna maruz kalmaktadır. Yapılan hataları bu minvalde tolere etmek yarar sağlayacaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 27.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kamuoyu, kürt, sorun,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Bekir Gündoğar

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ayasofya'da üç lider gördüm
    2. Fethe doğru giderken
    3. Fethin iki muazzam silahı
    4. Müslüman'dan Sosyalist olur mu?
    5. Hakkında ilahiler yazılan lise
    6. Kutlu Doğum ve sancılarımız
    7. Laf değil icraat lazım!
    8. Kurumsallaşma üzerine sesli düşünceler
    9. Yeni anayasa nasıl olmalıdır-2
    10. Yeni Anayasa nasıl olmalıdır - 1
    1. Müslüman'dan Sosyalist olur mu?
    2. "...Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna"
    3. Davutoğlu ne kadar samimi?
    4. AKP neyi değiştirdi?
    5. Açık uyarı!
    6. "Mele Kadrosu"na bakış
    7. Her şartta ve koşulsuz olarak 'kralımız çok yaşa' diyenlere...
    8. Ulema-Umera İlişkisi: Milli Görüş
    9. Siyasete gönül verenlere
    10. Rabbani'nin ardından
    1. Davutoğlu ne kadar samimi?
    2. Rabbani'nin ardından
    3. Her şartta ve koşulsuz olarak 'kralımız çok yaşa' diyenlere...
    4. Şırnak'ın sesini duyabilmek...
    5. Bir kelimenin hatırlattıkları
    6. Siyasete gönül verenlere
    7. Hesabi değil hasbi olmak...
    8. Dersim'i Doğru Okumak
    9. AKP neyi değiştirdi?
    10. "...Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek