Siyasal pazarlamada hedef kitle belirlendikten sonra yapılacak en önemli iş siyasal pazarlama kampanyasının stratejisini belirlemektir. Stratejisi doğru kurulmamış hiçbir seçim kampanyasının başarılı olması mümkün değildir. Çünkü yanlış yol ve yöntemle doğru iş yapılamaz.
Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte eskiden "parti ve ideoloji" odaklı olan siyasal seçim kampanyaları, bugün artık "kampanya ve aday odaklı" hale gelmiştir.
Başarılı bir siyasal seçim kampanyası, öncelikle siyasal partinin görüşlerini açık ve net bir şekilde kamuoyuna duyurmalı, sorunlara önerdiği çözüm önerilerini ve projelerini anlaşılır bir dille anlatmalıdır.
Siyasal pazarlama kampanyasının stratejisi, "seçmen bizi niçin tercih etmeli?" sorusuna cevap vermeli, farklılıklar ön plana çıkartılmalıdır. Farklılıklar üzerine kurulacak bir kampanya stratejisinin ikna etme kabiliyeti daha yüksektir.
Strateji belirlenirken adayın nitelikleri de önem taşımaktadır. Adayın seçmenleri ikna etmeye yarayacak özelliklerine vurgu yapılması mesajların etkinliğini artıracaktır.
Kampanya stratejileri belirlenirken gerçekçi olmak, verilen mesajların siyasal partinin kimliği ile uyuşmasına dikkat etmek de büyük önem taşır. Seçmeni aldatmak mümkün değildir, seçmen gerçekdışı mesajları çok çabuk algılar.
Siyasal kampanya çalışmalarında mesajın bir temaya dayandırılarak verilmesi başarılı olmak için kullanılan en yaygın yöntemlerden biridir.
Kampanyada kullanılacak temalar belirlenirken ülke sorunlarının çok iyi bilinmesi, gündemin yakından takip edilmesi ve halkın sıkıntılarının farkında olunması gerekir.
Kampanya temaları sınırlı olmalı ve seçmenlere verilecek mesajlar da bu temalar kullanılarak aktarılmalıdır. Mesajlarda sorunlara dikkat çekilirken, çözüm yolları da önerilmelidir.
Siyasal kampanyada tema ve mesajın etkili bir biçimde vurgulanması için slogan kullanılması gerekir. Seçmenlere kampanyanın vurguladığı hususları hatırlatan ve dikkatlerini içeriğe yönelten sloganlar, kısa ve özlü olmalı, kolay hatırlanabilmelidir.
Pek çok siyasal seçim kampanyası hafızalarda kullanılan sloganlarla kalmış, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen sloganlar hâlâ hatırlanabilmiştir. 1950 yılında Demokrat Parti'nin kullandığı "Yeter! Söz Milletin!" sloganı buna en güzel örneklerden biridir. Aradan yarım asır geçmesine rağmen seçim sloganı denilince ilk akla gelenlerden biri bu sözdür.
Siyasal pazarlamada kitle iletişim araçlarının kullanımı da büyük önem taşır. Kampanya mesajlarının hedef kitleye iletilmesindeki en etkili araç olan televizyon, radyo, gazete, dergi gibi iletişim araçlarında kullanılacak mesajların tutarlı olmasına, etkili bir biçimde hazırlanmasına ve zamanlamaya çok dikkat edilmelidir.
Bu esaslara uyularak hazırlanan mesajlar, her yayın kuruluşunun yayın politikası ve hedef kitlesi dikkate alınarak seçmenlere ulaştırıldığında siyasal pazarlama hedeflerinin başarıya ulaşmasına çok büyük katkı sağlar.
Siyasal iletişim uygulamalarındaki genel kuralı burada bir kez daha hatırlatmakta fayda var; Siyaset alanında yapılan iletişim çalışmaları mutlaka süreklilik taşımalı, belirli bir konsept üzerine oturmalı, mesajlar birbirini tamamlamalı, uzun vadeli çalışmalardan başarılı sonuçlar elde edileceği unutulmamalıdır.
Siyasal iletişim çalışması, seçimlerin bittiği gün başlamalıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



