milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • "PASAPORT DEĞİŞİKLİĞİ VAR, KKTC İSMİNİN DEĞİŞMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"
  • 'PARAYI VER, DİKİLİ BİR AĞACIN OLSUN'

Kalbimizden kalbinize bir yol vardır mutlaka

31 EKİM 2008
CUM 08:24

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Problemi tartışmak için uygun bir zemin bulmak gerektiğini biliyoruz yoksa durup dururken problemi ortaya koymanın ne manası kalır ne de bir çözüm elde edilebilir. Haddizatında işin başında problemin ortaya çıkışı başlı başına bir problem teşkil ediyor. Bu hal neden çıkmıştır ortaya ve niçin şimdiki halde hala varlığını sürdürmektedir. Aslında bunlar teçhizatlarını kuşanmış birer kafa karıştırıcı olarak kendilerini adeta dayatırlar bize.  Peki, bize; yani, bana ve sana düşen nedir bu durum karşısında?  O uygun zeminde oturup vakıayı bir iyicene irdelemeye tabi tutmak mıdır, yoksa şöyle usturuplu tarafından bir pas geçip huzuru halimizden feragat etmemek midir bize düşen? Bunun akla yatkın olanıyla akla yatkın olmayanını nasıl ortaya koymamız icap edecek acaba? Akla yatkın olup da hal ve gidişatımıza uygun olmayabilir şeylerin varlığı da bir hakikat olarak çıkabilir karşımıza. Peki, bu durum karşısında ne yapmak lazım gelir, ne vaziyet tutmak icap eder onu da artık o uygun zemin içersinde beynimizi bir parça zahmetlere sokup bir hale yola koymak cehdinde bir yol kat etmekte fayda umulabilir pekâlâ…

Bir çıkmaza mı giriyoruz yoksa?

Uzaktan bakıyormuş gibi, işin farkına uzaktan bakamıyormuş gibi bir durumla mı karşı karşıyayız yoksa? Acaba kafamıza tüneyen bir ağırlıkla mı malûl olmuşuz da rüzgârın ne taraftan estiğini hissedemez olmuşuz? İlginç doğrusu! Çok ilginç algı sistemleri ile donatılmış olmamız dahi bir anlık yanılgı halini yaşatabilir. Burada önemli olan nedir peki? Bir başınalığımız bizi sistematik düşünce anaforundan çekip çıkaracak kadar etkilidir diyebilir miyiz? Birbirimize katkı sağlayacak düşünsel edimlerimiz de çıkabilir mi ortaya acaba? Elbette tek anlayış zemininde olamayız, elbet hep aynı yolun yolcuları değiliz. Neticede her birimiz birer keyfiyet olarak varız, kendimiz olarak hayatın içinden kendimizi çekip çeviririz, kendimizi açığa vururuz, ya da kendimizi iyice kapatırız kendimizle. Ve yaşadığımızı bize özgü bir yaşayış olarak alır o şekliyle basarız sinemize. Yanımıza yöremize de öylece bakarız.

Peki, sürekli bir kaçışı mı alacağız yanımıza hayatımızı yaşarken? Nasıl çıkacağız işin içinden? Daha doğrusu olup bitenler karşısında nasıl bir duruşa talip olacağız? Zamanın telaşesi içersinde bocalarken mi bulacağız kendimizi? Çünkü öylesine telaş eden bir dünyanın korku salan taraflarında dolaşıp durmaktayız. Halimiz nicedir? Derdimiz nedir? Felaketlerin sorumluları arasında adımız geçer mi? Dönüp etrafımıza bakacak gücümüz var mı? Boyna korkular salınan dünyamızda korkuya karşı korkusuzluğu yanımıza alabilir miyiz acaba?

Burada kalkış noktası olarak bila istisna her tarafı etki alanı içine almayı planlamış olan gayri insani teamüller peşinde varını yoğunu sarf etmeye çaba gösteren bir istilacının var olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Bu korkuyu da beraberinde taşıyan güç nereye giderse orada bir çürüme baş gösteriyor, bir başıbozukluk ortaya çıkıyor ve böylece korkunun da hesabı tutmuş oluyor. Korkunun hesabını bozacak olan karşı tezin ise mutlaka korkusuzluk olduğunu fark etmek ise herhalde öyle kolay olmuyor ki bunca eziyetlerin yaşanıyor olduğu bir çağ çıkıyor ortaya. Bu çağı perçeminden tutup silkeleyecek çarelerin olması gerekiyor. Vardır bunlar. Mutlaka vardırlar bir yerlerde. Çünkü bunun sürmesi halinde aynılaşan bireylerin azimetten yoksunluğu ile korkulu bir hayatın boyun eğen sünepe ve kişiliksiz bir yaşayıştan başka bir şey çıkmaz ortaya. Öyleyse bunun çaresini bulmak gerekiyor. Bunun ilacını aramak gerekiyor. Bunun ilacının ise olsa olsa korkuyu korkutarak elde etmekle mümkün olur ancak… Unutmamak lazım gelir ki, kalbimizden kalbinize bir yol vardır mutlaka…

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 31.10.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nurettin Durman

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bülbül meseli
    2. Perşembenin gelişi
    3. Mehmet Aycı’nın şiir kitapları
    4. Yunus Emre’nin halleri
    5. Sohbetin tadı bunalımın adı
    6. Sabırla kalınız
    7. Söylemek ihtiyacı...
    8. Serbest düşünme temrinleri
    9. Güzel işler zamanı
    10. Şiir ve kent kültürü...
    1. Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
    2. Kerbela sevgilim
    3. Yaprak dökümü...
    4. Perşembenin gelişi
    5. Meğer Aşk İmiş
    6. Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim
    7. “Ben dost ile dost olmuşam”
    8. Vahşetin çığlıkları...
    9. Adı güzel kendi güzel Muhammed
    10. Serçe kuşunun itirafları
    1. Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
    2. Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim
    3. Yunus Emre’nin halleri
    4. Serçe kuşunun itirafları
    5. Diyorum ki, hayatın uçabilen kanatları olmalı
    6. Deniz de küser elbet
    7. İsrail öldürüyor
    8. Kalbimizden kalbinize bir yol vardır mutlaka
    9. “Ben dost ile dost olmuşam”
    10. Söylemeyi özledim
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek