Yazmak istediğiniz pek çok konu var. Her biri için hafta boyunca notlar almışsınız. İçlerinden birisini seçmek zorundasınız. Yazmak için masaya oturduğunuzda, hangi konuyu en iyi şekilde takdim ederim diye düşünüyorsunuz.
Bunlardan bir kısmı kalacak. Bir kısmı birkaç hafta bekleyecek. Bazı konularsa hiç yazılmayacak...
Kimi zaman gündem çeldirecek sizi, kimileyin bir konu diğerlerine galip gelecek...
Son bir hafta içinde bugünkü yazım için belirlediğim konuları ve bu konularla ilgili olarak aldığım notları burada paylaşsam, sütunu tamamlar, hatta devamını da gelecek yazıya bırakırım.
Böyle bir yöntemi tercih etmeyeceğim. Fakat son zamanların Türkiye sosyolojisine teğet geçmemek için de, aldığım birkaç notu sizlerle paylaşacağım. Umarım, şairane kaygılarla aldığım şu notlar, işaret ettiğim doğrultuda sizde çağrışımlar uyandırır:
"Ben şair bekliyordum, darbe kâtibi çıktı!"
"Biz simurg deriz siz ise otuz baykuş/Oturmuş keyfiyet üstüne/Bize nutuk çekiyorsunuz!"
"Emr-i vâkiyle çıkmıştır adınız aman ne tuhaf/Hafife alamayız belli olmaz alırız da!"
"Sebepsiz seviyorum Niğde'yi Bor'u/ Bayım sizin olsun kağıt parçasından boru!"
Şairane kaygıları bırakalım şimdi. Hem neymiş o, "kağıt parçandan boru"nun neresi şairaneymiş!
Evet, başa dönüyorum. Yazılmayı bekleyip de hep ertelenen konular. İşte onlardan birisi, çıkan yeni yayınlar, kitaplar, dergiler...
Bugün, birkaç haftadan beri ertelediğim, fakat yazmazsam haksızlık etmiş olacağım düşünce, kültür, sanat, edebiyat dergilerinden bir kısmını sizlere takdim edeceğim:
Mesela Değirmen dergisi. 17. Sayısı (Bahar 2009) var elimde. Dolu dolu "Mahalle" dosyasıyla, nicedir okuma faaliyetlerimin nesnesi durumunda. Sakarya'da, Sakarya Gönüllü Eğitimciler Derneği'nin yayın organı olarak 6 yıldan bu yana neşredilen Değirmen, mutlaka ama mutlaka görülmeli, okunmalı. Hem sadece "Osmanlı'da Mahalle", "The Other Mahalle", "Ortadoğu'da Bir Mahalle: Gazze", "Mahalle Baskısı mı? Gelenek-Görenekler mi?", "Bir Varoluş Mekanı Olarak Mahalle ve Ötekileştirme" gibi dosya konusu yazılarıyla değil, bir bütün olarak Değirmen, diri ve diriltici bir dergi. (degirmendergi@gmail.com)
İşte Özgün Düşünce. Üç aylık İslami düşünce dergisi. İkinci sayısı çıkmış ama, ben hâlâ ilk sayısındaki makaleleri okumanın peşindeyim. "İslamcılık" dosyasında sırasıyla Ali Bulaç, Abdurrahman Arslan, Ümit Aktaş, Cihan Aktaş, Abdulaziz Tantik, Veli Karataş yazmışlar. Şimdilik Ali Bulaç'ın "İslamcılık Düşüncesi/Dün-Bugün-Yarın" ve Abdurrahman Arslan'ın "İslamcılık: Tercihi Olmayan Bir İmtihan Hasılası" başlıklı yazılarından iktibaslar sunabilirim. Fakat yapmayacağım. Çünkü isteyen okur, kendisi bulup okusun bu dergiyi. Ahmet Sait Akçay'ın "Manevi Alanın Yeniden İnşasında Sezai Karakoç" başlıklı metni de edebiyat okurlarını bekliyor. (umitaktas24@gmail.com; 0212 635 99 19)
Kertenkele. 16. Sayısındayız. Ordu, Fatsa ve Ünye'de çıkıyor bu dergi. Yazışma Fatsa, yönetme Ünye! Bir çok isim var künyede, hangisini sayayım? Dergi Nizar Kabbani'nin (Tercüme: Kemal Yüksel) "Erkek ve Kadın" adlı tek perdelik oyununla açılıyor. Kapanış ise Naci Al Ali'nin "Hanzala" Murat Şahin, Ahmet Çiçek, Orhan Tepebaş, Murat Tuzcu, Fatih Çodur, İshak Koç, Ezra Cenker, Mustafa Karaosmanoğlu, Bülent Keçeli ve diğer arkadaşlar... Bu arada, Osman Koca'nın "Ziya Abi" adlı hikâyesi ile Mustafa Celep'in İkinci Yeni şiiri üzerine yazdığı denemeyi okudum. Hikâyeyi beğendim, fakat Celep'in yazısında önemli eksiklikler hissettim. Neler eksik acaba, kendisi düşünsün!? Selçuk Küpçük'ün "Ney" üzerine yazdığı makaleyi bilerek sona sakladım. Okunması lazım... (P. K. 3, Fatsa, ORDU, 0505 573 32 71)
İktibas dergisinden bahsetmek istiyorum şimdi de. Atasoy Müftüoğlu'nun "Yıkıcı Gerilimler" yazısı gündem üzerine. Hüseyin Alan'ın yazısı "Mekke: İnsanlığa ve Cahiliyye'ye Toplumsal 'Model' Ortalaması" başlığını taşıyor ve bu başlık yazının ana fikrini gayet net bildiriyor. Yıldız Ramazanoğlu'nun "Vahiyden El Alan Edebiyat"ı dikkat çekici. Fakat ben bu metinlerden ziyade "Tezkiye" başlıklı "kavram" inceleme yazısından bir iktibas yapıp geçeceğim: "Yaradılışı/fıtri yapısı itibariyle insan biyolojik, psikolojik, sosyolojik vs. ihtiyaçları olan bir varlıktır. Bu ihtiyaçların bir kısmından mahrum edilmek tezkiye etmek değil, o yapıyı bozmak demektir. Önemli olan bu ihtiyaçların doğru şekilde karşılanmasıdır. Mahrumiyet fazilet değil, bir noksanlıktır. 'Eksiklik' ise 'tam' gibi değildir." (iktibas@yahoo.com; 0312 435 37 60)
Beyaz Gemi dergisi 21. sayısıyla elimde. Bu sayı, dergiye yön yordam veren Müştehir Karakaya'nın "Çılgınlık Saatleri" şiiriyle açılıyor. Vefa Taşdelen "İş ve Rızk" başlığı altında günlükleriyle dergiye katılıyor. Taşdelen bir de şiir yazmış "Günce" diye. Ayşe Eren, Ömer Demirbağ, Ercan Türker, Mustafa Alagöz, Said Coşar, Devrim Diyar Toprakoğlu derginin diğer şairleri. Dergide ilgimi çeken metinlerden birisi de Abdurrahman Adıyan'ın "Müvezzi İsmail'in İzdüşümleri" adlı portre denemesi... (beyazgemivan@hotmail.com)
Okunacak ve haklarında kelam edilecek dergiler bu kadarla sınırlı değil. Fakat görüldüğü üzere, yerim dar! Dolayısıyla noktayı koyma zamanı geldi. Bundan önce, 'özel' bir yayından da söz etmek istiyorum. Bir okul dergisinden... Derginin adı: Cevahir. "Öğrenci işi sosyal dergi... Bir okul dergisi. Bursa Ali Osman Sönmez Fen Lisesi'nin öğrencileri tarafından öğretmenleri Mehmet Ateş öncülüğünde yayınlanmış. Cevahir'in elimdeki Mayıs-Haziran sayısının 'özel'liği "Necip Fazıl"a tahsis edilmiş olması. Cevahir'in "Necip Fazıl Özel Sayısı"nda aynı içerikli pek çok dergide bulamayacağımız yazılar var. Benden söylemesi. Necip Fazıl'la ilgili bir şeylerin eksikliğini hissetmek istemeyenler bu derginin peşine düşer!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



