milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kadınlarımız ve camilerimiz

18 ARALIK 2011
PAZ 03:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Bizim" dediğimiz ve pek çok bakımdan benimsediğimiz yayın hayatımızda, kadınlar ve çocuklarla ilgili yayınların gereğinden fazla olduğunu, ama nitelik bakımından yeterli olmadığını biliyoruz. Bu konuda öncelikle kaliteli ve uzman elinden çıkmış yayınların azlığı ortada... Gazete köşelerinde bu konunun geçiştirildiğini ve meselelerin yüzeysel bir tarzda ele alınarak haberlerin magazin havasında yansıtıldığını görüyoruz. Halbuki çocuklarla kadınları ilgilendiren şeyler sadece şuursuzca pahalı tüketim ürünleri değil, asıl önemlisi dini ve milli bir şuurla bu hayatı nasıl yaşayacağımız hususudur. Kısacası, eğitim-kültür meselesi!

İnsanlar bir şekilde yaşıyor, ama nasıl yaşıyor; bu önemli...

Bir milletin fertleri tarihi ve kültürel mirası ışığında, dinî ve milli kültür şuuru içinde duyup düşünmüyor, aile fertlerini bu çerçevede bir arada tutamıyorsa, o toplumun medeni bir millet vasfını kazanması mümkün değildir. Günü gününe uymaz, bir liderden öteki lidere kendini belli bir tavır içinde koruyabilmesi mümkün olmaz. Bu hiç de doğru değildir.

Bu konuda Milli Eğitim, Kültür Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın belli bir kültür politikasını benimseyerek topluma örgün, yaygın ve din eğitimi vermesi gerekiyor.

Cuma hutbesinde İslam'daki    kadın algısı

Geçen haftalarda Cuma hutbesinde okunan metinden aldığım şu iki paragraf, doğrusu İstanbul Müftülüğü ile Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün olaylara bakışını yansıtıyor ama Müslümanlar bu dikkati ve perspektifi ne kadar umursuyor, doğrusu kestirilemiyor:

"Kur'an-ı Kerim'de ve Sevgili Efendimizin dilinde, kadınıyla erkeğiyle Müslümanlar birbirlerini koruyan, birbirlerine destek olan, sevgi ve saygıyla hayatı paylaşan kardeşler ve dostlar olarak ifade edilmektedir. "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, ihanet etmez, yalan söylemez ve onu sıkıntıda bırakmaz. Müslümanın kanı (canı), namusu ve malı dokunulmazdır, saygındır..." (Buhârî).

"Şiddet, baskı ve aşağılama hayatın hangi alanında ve kime karşı olursa olsun büyük bir zulümdür ve suçtur. Yüce Rabbimiz bizden hayatımızı, adalet, sadakat, sorumluluk, dürüstlük, vefa, yardımlaşma, alçak gönüllülük ve merhamet gibi yüksek ahlaki erdemlerle donatmamızı istemektedir. Yalan, ihanet, sorumsuzluk, kibir, öfke, nefret ve işkence gibi eylemlerden ise kesin bir şekilde bizleri men etmektedir. Zira, "Müslüman, Müslümanın elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir." (Buhârî).

Bunlardan başka çarpıcı anekdotlardan önce şu güzel tespitlerde bulunuluyor:

"Bugün insanlık, bilhassa kadın hakları konusunda büyük bir imtihan ile karşı karşıyadır. Dünyanın hâlâ pek çok yerinde kadınlar; vicdanlara sığdırılamaz baskı, şiddet ve zorbalıklara maruz kalmaktadır. Öteden beri kadınlarımıza ve kız çocuklarımıza yönelik baskı, şiddet ve aşağılamanın arkasında cehalet, kaba kuvvet ve kadın algısına dair bir takım yanlış ve köhne görüş ve düşünceler yatmaktadır. Aslında bütün bunlar câhiliyye devrinin anlayış ve düşünceleridir."

Doğrusu bunları tamamlayacak söz, Nahl süresindeki şu ayet-i kerimedir:

"Onlardan birine bir kızının dünyaya geldiği müjdelendiğinde, içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir! Kendisine verilen bu kötü haber yüzünden utanır ve eşinden dostundan gizlenirdi."

Evet, günümüzde kadını her türlü moda, propaganda, reklâm, ekonomik meta olarak görme ve benzeri pek çok istismardan başka fiili şiddetin konusu haline getiren Batılılar, her konuda olduğu gibi bu konuda da samimi değildir. Bunu biliyoruz, ama nedense onun gündemine göre konuşmaktan da kendimizi alamıyoruz. Siyasette kadın da istismar ediliyor.

"Kadınımızın Seçme ve Seçilme Hakkı Elde Etmesinin 77. Yılı"nı kutlamak için çeşitli partiler etkinlikler düzenledi. Bu kutlamalar için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Taksim Meydanı'nda çadır kurdu, kadın ve siyaset konulu paneller düzenlendi, ama olamadı.

Camilerimizle birlikte insanımızın kıyımı

Cami İslâmi hayatın merkezindedir, ama nedense biz de Batılılara özenerek bu gerçeği hayatımızın dışında tutmayı başarıyoruz. Cuma Müslümanlığı yaygınlaştığı gibi, çocuklar da yaz tatiliyle Ramazan dışında camilere gitmez sanıyoruz. Kadınlara ise hiç yer yok!

Cami konusunda özel dosya düzenleyen Yeni Dünya dergisini kutluyor ve dikkati çeşitli uzmanlar vasıtasıyla dikkati çektikleri hususları önemli buluyorum. O yüzden her biri uzmanlık alanlarında dikkati çeken çalışmalar ortaya koyanların bazı paragraflarına yer vererek, konunun gündeme gelmesini ve kültür çevreleri tarafından tartışılmasını istiyorum:

Prof. Dr. Yakup Çiçek şöyle söylüyor: "Ashap, geçerli sebep olmadan, farz namazları evlerde kılıp camiye gitmemeyi Hz. Peygamber'in emrini ve sünnetini terk etme olarak yorumlamışlardır. Cuma ve bayram namazları ise mutlaka cemaatle kılınır."

Büyük camilerle şehirlerimiz arasında ilişki kurarak, "Camiler Beytullah'ın birer şubesidir" diyen Prof. Dr. Mehmet Emin Ay da şunları söylüyor: "Mekke, Medine, Kudüs, Buhara, Semerkand, Bağdat, Kahire, Endülüs gibi şehirler, aynı zamanda mescid ve camileriyle de ünlüydüler. Yüzlerce öğrencinin eğitim gördüğü yüzlerce cami, her şeyden önce bir ibadet mekânı olarak mü'min-cami birlikteliğine en güzel örnekti aynı zamanda..."

Konuya estetik açıdan yaklaşan ve "camisiz din ve dindarlık olmaz" diyen Prof. Dr. Hayati Hökelekli şöyle devam ediyor: "Estetik bakımdan değer taşıyan ve Kur'ân kıraatinin en güzel şekilde icrâ edildiği camilerde, mü'minlerin dinî duyguları ve zevkleri incelir, gelişir. Geniş ve derinlikli mekânlarda huzur duygusu derinden yaşanır."

Cami çevresindeki hatıralarına yer vererek çocukluğunda camilerde yaşadıklarını hasretle hatırlayan şair Hüseyin Akın gibi gözlemlerine yer veren hikâyeci Yıldız Ramazanoğlu "camiler olmasa toplumsal barış derin yaralar alır" diyerek şunları ifade ediyor:

"Camiler mü'minlerin hayatına nasıl yön vermektedir? Camiler sosyal ibadetlerin yerine getirildiği mekânlar. Belli periyotlarla da olsa vakit namazı, Cuma namazı, cenaze ve bayram namazı gibi ibadetler vasıtasıyla bir araya gelen mü'minlerin toplanma yeri. İhtilafların azaldığı, ittifak noktalarının çoğaldığı zamanlar."

Dinî hayatın başından beri nasıl cami çevresinde teşekkül ettiğini hatırlamak için, Peygamberimizin Mescidinin üç ana bölümden müteşekkil olduğunu da hatırlayalım. Birincisi namaz kılınan yer, ikincisi Peygamberimizin hane-i saadetinin bulunduğu bölüm, üçüncüsü de Suffe Ashabının toplandığı ve barındığı alan. Muhammed Hamidullah'a göre İslâm dünyasının ilk üniversitesi burasıdır. Bu açıdan camiler hayatın ve eğitimin içindedir. İslâm dünyasında cami etrafında kurulan medreseler, Peygamber Mescidini örnek almıştır.

"Hayat kitabıyla, hayatı anlamlandırmak"tan söz eden Prof. Dr. Ali Akpınar'ın konuyla ilgili görüşleri de şöyle: "Bir adı Hay olan Yüce Allah, her zaman diri olan ve hayat verendir. O'nun son kitabı Kur'ân, hayat veren, insanlara gerçek anlamda hayatı yaşatan bir kitaptır. Bu yüzden onun bir adı da hayat veren, canlı tutan anlamında Ruh'tur."

Cami ile sosyal hayat arasında, cami ile dinî hayat arasındaki ilişki üzerinde duran Ahmet Turan Alkan da bizim için sosyal-siyaset bakımından hayli ilgi çekici görüşler ortaya koymaktadır. Bunlar cami ile insanımızın arasının ne kadar açık olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle de kadınlarla çocukların camiden uzak kalması kabul edilebilir bir şey değil. Her olağanüstü dönemde kadınlarla ve çocuklarla uğraşan sistem, bizim İslâmı yaşamamızı önlemeye çalışıyor. Bunu önlemenin yolu, tekrar Peygamberin hayatını ve sünnetini öğrenerek yaşamaya çalışmaktır. Cuma ve Bayram namazlarını ümmeti çok olsun diye sahrada kılan kadınlarla çocukları da camiye çağıran Peygamberin ümmeti olduğumuzu unutmayalım. Her fırsatta kadınları ve çocukları evde bırakarak yapacağımız işlerin geleceği tehlikeli...

Kadınlarımız ve çocuklarımız için doğru ve vasıflı yayınlarla doğru yolu ortaya koymamız gerekiyor. Dergiler ve gazetelerle birlikte nitelikli yayınları ailemizden esirgememeliyiz. Onları Türk ve İslâm klasikleri ile buluşturma yollarına bakmalıyız. Gerisi boş...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kadın, cami, islam,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek