milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kadınlara seçme ve seçilme hakkı “masalı” ve başörtüsü “ulufesi”…

04 MART 2008
SAL 00:11

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yazıma bir anekdotla başlamak istiyorum: Kadınlara ilişkin katıldığım bir panelde seküler düşünen bir hem cinsim, “Kadınlara daha 1934’lerde seçme ve seçilme hakkı verilişinin” çok önemli bir gösterge olduğunu kendinden emin bir biçimde ballandıra ballandıra anlatıyor; bununla da yetinmeyip evrensel düşünceye ilişkin karalamalar yapıyordu. İsminin başında bir de akademik titri olan bu bayanın, bu tür söyleme saplanıp kalmasına üzüldüm. Hatta konuşma sırası bana geldiğinde “Kadınlara verilen bu seçme ve seçilme “hikâyesinin” hiçbir gerçekliği olmayan bir girişim olduğunu söyleyince, bayan akademisyen sözümü kesip “Ne yani o tarihte kadınlara böyle ayrıcalıklı bir hak verildiğini kabul etmiyor musunuz?” şeklinde bir suçlaması vardı ki evlere şenlik…

Tabii itirazı yapan akademisyene tarihi iyi okumasını, dersine iyi çalışması gerektiğini anlatmaya çalıştım.

Çünkü bahsedilen tarihte bırakın “kadınların seçme ve seçilme hakkını”, erkeklerin dahi böyle bir hakkı yoktu. O döneme ilişkin gazeteleri incelediğimizde bu durumu daha iyi görebiliriz.

Tek parti döneminin hemen hepsi “resmi” olan gazetelerinde seçim haberleri aynen şöyle: “Meclis seçim kararı aldı”… Üç gün sonra gazetelerde yine bir başlık: “Seçim başarıyla gerçekleşti. Şu isimler mebus oldu… Yeni mebuslar Ankara’ya avdet ediyorlar...”

Seçimin yapılışı ise hayli ilginç. Paşa ve yanındakiler masa başında isimleri belirliyor ve kimlerin vekil olacağına karar veriyorlar. Listeler açıklanıyor ve gazetelerde mebus listeleri yayınlanıyor. Tabii mebus olma şartları da aşağı yukarı belli…

Aslında seçim meçim, oy moy yok. Ankara’daki ekâbir takımı isimleri belirliyor ve mebuslar sandıklardan çıkan oylarla değil, ekâbirin lütfetmesiyle belirleniyor.

Böyle bir süreçte bahsi geçen tarihte değil kadınların, erkeklerin bile oy kullanma, yani seçme ve seçilme hakkı yoktu...

Lütfen bir şeyleri savunurken teypvari bir şekilde konuşmaktan kurtulalım. Özellikle savunduğumuz fikirlerin arka planı olup olmadığına dikkat edelim.

Tamam, şu doğru: Resmi ideoloji kuruluş sürecinde kadını merkeze almıştı, kadının konumu ileri bir düzeye ulaştırılırsa ideoloji tutmuş demekti. Kollar sıvanıp, kadının üzerinden geçmişin libasları çıkarılıp, onun ne denli akıllı, aydın, modern bir varlık olduğu ispat amacına matuf olarak, Avrupalı hemcinslerinin kıyafetleri üzerine bir çırpıda üzerine geçirilivermişti.

Tek-Parti döneminin modernleşme ekseni, kadının değişimiydi, geçmişi anımsatacak kadın simgelerine tahammül olunamazdı. “Modernleşme eşittir açılıp-saçılma” anlayışı sonucu kadınlar bu slogana uydurulup Avrupalılar gibi giydirildiler. Böylece Batı kültürü, resmi ideoloji ile İslâm ülkelerinde uygulama bağlamında ilk örnek oldu. Eğitim görmemiş aile kadınlarına da danslı balolar düzenlenerek, yine Paris modasının kreasyonları ile bu toplantılara iştirak etmeleri zorunlu hâle getirilerek, görsel bazda kopyacı bir şekilde modernleşmeleri için uğraşıldı, düşünceden uzak, iğreti ve yapmacık tarzda bir modernleşme ihdas edilmeye çalışıldı.

Böylece 70’li yıllara değin resmi ideolojinin yapıntı ve ödünç tipi toplumda hâkim idi, tüm müessese ve kurumların kadın kanadında hep aynı model vardı. 70’li yıllarda ise kadın cephesinde bu kez başka bir düşüncenin rengi gözlemleniyordu, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de bu kez evrensel inancın rengiyle boyanıyordu kadınlar.  Eğitimin en üst kademelerinden başlayan bir hareketlilikle, üniversitede başlayan tesettür eğilimi, liseli gençlik tarafından da benimsenmiş, ev hanımları yeni bir çıkış bulmanın sevinciyle evrensel öğretinin tesettür emrine sarılmışlardı…

Sonra ikiyüzlülüğün ve tahammülsüzlüğün en uç göstergesi olan yasakçılık hortladı. Ülke kızlarının “tesettürleriyle” okuma taleplerine karşı, faşist ve gerici zihniyetin arkaik ve absürd söylemi tezahür etti: BAŞÖRTÜSÜ YASAK…

Bu yasak insan hakların ketmedilmesinden, yüz karasından başka bir şey değildi.

2000’li yılı sekiz geçe yasak hâlâ sürüyor. Her zaman olduğu gibi yine yasakçılar meydanlarda.

İlimsizliği maske edinmiş, cehaletten medet uman ilim fukaraları çevreler tahammülsüzlüğün verdiği karabasan bir zihniyetle yasağı yüzsüzce savunuyorlar. Savunsunlar... Aydınlığa karalamaktan öte bir şey olmayan bu arkaiklik onların zihin yapılarını ele veriyor…

Hükümet erkânı ise “ulufe” verdikleri zehabına kapılmasınlar... Çünkü her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırıp, insanca yaşama hakkını bile “ülke kızlarına” doğru dürüst sağlamaktan acizler… Bir de başörtüsü yasağını anayasa ile tescil etmeleri var ki, bunun cürmü hayatları boyu onlara yeter de artar…

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 04.03.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Mine Alpay Gün

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Hayat nerede biter
    2. Belki de o mektuplar hepimize yazıldı
    3. "İslâmcılık ve İslâmî Hareketler" Paneli...
    4. Devlet Hatun
    5. Türk dizilerinin Araplara ettiğini...
    6. Huzur estetiği
    7. İstanbul'un çoklu siması
    8. Büyük İstanbul Medeniyeti
    9. Üniversitede güzellik yarışması
    10. 2B ve mezarlık
    1. İrem gelinler çoğalsa, Duygu’lar ölmeyecek
    2. Başörtülü yarı çıplaklar
    3. Bayram Hoca ve İsmail Ağa Cemaati…
    4. Dindar nesil yetmez...
    5. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı “masalı” ve başörtüsü “ulufesi”…
    6. Sulandırılmış tesettür ya da tesettür defilesi kompleksi...
    7. Türköne’lerin Türk aile modelinde dayak
    8. Kandilli Kız Lisesi’nde tarihe tanıklık…
    9. Hemşire, subay ve hacı amca
    10. “Tesettürsüz tesettür” üzerine bir açılım…
    1. Yirmi sekiz Mehmet Çelebi’den sonra Avrupa
    2. İrem gelinler çoğalsa, Duygu’lar ölmeyecek
    3. İznik'de bir muhalifin yanı başında...
    4. Oliver, biraz da buralara geliver
    5. Fazla da farkında değilizdir ahlaksızlığın
    6. Asit kuyusunda kemik olmak
    7. Damadın var da, TRT’nin hiç mi suçu yok?
    8. Matemin milletçesi
    9. Bu mahalleye başörtülü giremez
    10. Bütün bunlar senin yüzünden Polat
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek