milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kadınlar Parlamentoya girmeli mi?

15 NİSAN 2011
CUM 01:50

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ülkemizde ve dünyada kadınların politikaya girip girmemeleri sürekli tartışıla gelmiştir.

Özellikle önümüzdeki "12 Haziran genel seçimleri," bunu daha da hızlandırmıştır.

Bizde kadına siyasal haklar, ileri demokratik ülkelerden önce verildiğinden Türk  kadını seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkelerinden önce kavuştu.

Kadınlarımıza verilen ilk siyasal hak, 1930'da çıkarılan "belediyeler yasası" ile verildi. Daha sonra 1934 yılında da "Türk kadını seçme ve seçilme hakkını" elde etmiş oldu.

O tarihlerde Avrupa ülkelerinden Fransa'da, Belçika'da, İtalya'da, İspanya'da, İsviçre'de ve Amerika'da kadınlara henüz seçilme hakkı verilmemişti.

Türkiye'nin medeni kanununu aldığı İsviçre ülkesi bile, kadınlarına seçme ve seçilme hakkını ancak 1974'de verebildi.

1930'ların Türkiye'sinde kadınların politikaya girmelerine fırsatlar verilirken "bu işe kadınlarımız hiç sevinmediler."

Çünkü politik hayat, "bizim kadınlarımızın karakterine ve kimliğine uymadı."

Zaten bunun için de ne talepleri oldu, ne de siyasi haklarla ilgili bir girişimleri oldu?..

H H H

Kadınlarımızın böyle bir istekleri olsaydı, o günün ortamı buna çok müsaitti.

Bu girişim tamamıyla erkekler tarafından gerçekleştirildi.

Türkiye'nin çehresini değiştirebilmek ve Batı yaşam tarzını yerleştirebilmek için 1935'de 18 kadını parlamentoya soktular ama arkası gelmedi.

İşin gerçeğini söylemek gerekirse siyaset, "kadının kendine yer edinmede en fazla zorlandığı alanların başında geliyor."

Türkiye'de bu alan, dünyadaki diğer ülkelere oranla kadınların ilgi duymadığı alanlardan biri.

Ne kadar anlatılırsa anlatılsın, ne kadar özendirilirse özendirilsin, "kadınların büyük bir çoğunluğu siyasete girmekten hoşlanmıyorlar."

H H H

Hoşlanmamakta da haklıdırlar...

Çünkü politikanın doğasında "eleştiri" vardır.  Siyasi partiler birbirlerini eleştirerek varlıklarını sürdürürler.

Zaman zaman eleştirinin boyutu hakaretlere, fiziksel saldırılara, hatta kutsal değerlere ve kişilik haklarına kadar varabiliyor.

Bu durum karşısında; "kadının duygusallığı, insani duyarlılığı, zarifliği, merhameti, yardım severliği, hassasiyeti, hoşgörüsü v.s haliyle zarar görüyor."

Yaşadığımız dünyaya baktığımızda, kadınların toplumsal olarak en fazla değer verilen, önemli görülen işlerden özellikle politikadan uzak kaldıklarını görüyoruz.

Devlet başkanları, başbakanlar, parlamento üyeleri, yargıçlar, yüksek bürokratlar, diplomatlar, holding yöneticileri arasında yakın zamanlara kadar kadınları görmek pek mümkün değildi Siyaset, kadınla ilişkilendirildiğinde ve kadın için sorgulandırıldığında "hep parlamentoya endeksleniyor."

Siyaset arenasında politize olmuş insanların savundukları gibi kadınların parlamentoya girerek pek çok hakları elde etmesi iddiasının altında başka emellerin yattığını dillendirmek durumundayız.

H H H

Burada kadınlarla erkeklerin siyasi bir "rekabetin" içerisine girmesindeki esas amacın karşıt cinsiyetler arasında "rekabet çatışmasına" dayandığını artık herkes biliyor.

Bu girişim, gizli emperyalist güçler(!) tarafından organizeli bir şekilde plânlanıyor ve sürekli olarak da pompalanıyor.

Bugünün dünyasında "kadının politikaya" girmesinde maddi kazançtan çok, ruhsal yönden daha fazla zararlara maruz kalmaktadır.

Hukuksuzluğun ve çıkarcılığın yaygın olduğu bir ortamda parlamentoya girmekle ne haklar elde edilebiliyor, ne de sarf edilen emeğin karşılığı yerini bulabiliyor?..

"Kadın-erkek rekabeti," insanları ve toplumları nereye götüreceği hiç bilinmez.

Bu rekabetin sonunda kazançlı çıkan olmadığı gibi "aile birliği" gibi güçlü bir kurumu tehlikeye sokan çok ciddi sorunların giderek yaygınlaştığını "boşanan çiftlerde" görüyoruz.

H H H

Kadın ve erkek, "rekabet çatışmasını" farklı yaşıyorlar.

Erkekler için rekabet, "bir oyundur, bir güç mücadelesidir ve doğasının gereğidir." Erkeğin fıtrattan gelen bu genetik özelliği çocukluğundan beri yaşayarak elde edilen bir kişilik olduğu için bir yaşam tarzıdır.

Kadınlar içinse rekabet, "kötü, yanlış, ilişkiyi zedeleyen, bir davranış biçimidir." Bu nedenle de kadınlar ilişkiyi korumak ve ilişkide kalmak adına rekabetten kaçınırlar, ya da öteki uçta bir dışavurum ile saldırgan ve hırçın olurlar.

Gizli güçler (!) olarak adlandırdığımız "emperyalizmin istediği" de budur zaten...

Bütün bu olumsuz argümanlar karşısında "bugünün çıkar dünyasında" kadının kutsallığının zedelenmemesi, zarafetinin zarar görmemesi ve kadınsı duygularının yok olmaması için kadınların politikaya, "özellikle parlamentoya girmemeleri" gerektiği kanaati şahsımda daha fazla öne çıkıyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 15.04.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mustafa k. topaloğlu, aile, hayat,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • silah ve parlemento

    dünyada en etkili silah parlemento konuşmalarıdır. merve kavakcıya köpeklerden daha sert saldıran vekiller meclisteyse, siz iffet ve haysiyet sahibi anneleri neden onların karşısına koymazsınız.hem de daha fazlasıyla

    bagdatt52 | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 15 Nisan 2011 11:34

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa K. Topaloğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Eğitimde neredeyiz?
    2. "Aile" durumumuz, "İyi" ama!..
    3. Çağımız, "Bilgi Çağı" olduğuna göre...
    4. Çocuklarımıza 'dini değerlerin' sevdirilmesiyle ilgili kurallar
    5. Çocuklarımıza "Dini değerlerin"sevdirilmesi üzerine
    6. Eğitim sistemimiz eğitmiyor, "öğütüyor."
    7. Şiddet karşısında, Türk erkeği hem "Mazlum," hem "Zalim" oluyor
    8. Şiddet Belası, yalnız asker ocağındaki eğitimle önlenemez tabi (!..)
    9. "Şiddet Belâsına" karşı farklı bir teklif!..
    10. "Milli Görüş," bir okul ve bir kimliktir
    1. ‘İstihare’ yapmak, eş seçimini etkiler mi?
    2. Mutlu olmak için ne yapmalı?
    3. Risale-i Nurların "sadeleştirilmesi" niye tartışılıyor?
    4. Sanal âlemde eş bulma arayışları
    5. İdealist bir mahkûm, Salih Mirzabeyoğlu
    6. Çocuk eğitiminde temel kurallar
    7. Evliliği tehlikeye sokan gayr-ı meşru ilişki
    8. "İzdivaç" programları ne getiriyor, ne götürüyor?
    9. Ölmeden önce kendimize sormamız gereken "41 soru?.."
    10. Evlilikte dört iradenin önemi!
    1. Orta Doğu'daki olayların sırrı!..
    2. Kadınlar Parlamentoya girmeli mi?
    3. Ölmeden önce kendimize sormamız gereken "41 soru?.."
    4. İnsan hayvan mukayesesi
    5. İdealist bir mahkûm, Salih Mirzabeyoğlu
    6. Evlilik aşamasında önemli olan 'gerçekten' tanıyabilmektir
    7. Sanal âlemde eş bulma arayışları
    8. ‘İstihare’ yapmak, eş seçimini etkiler mi?
    9. Gençlerin evlenmesine aracılık edenler şimdi nerede?
    10. Evliliğin kutsallığı nereden geliyor?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek