milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kadın üzerinden din sorgulaması yapmak

24 ARALIK 2011
CMT 01:45

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Her zaman söylüyorum; bir kere daha söyleyeyim: Modernite insanlığın karşılaştığı en tehlikeli virüstür. Girdiği her alanı tekeline alır ve hızla dönüştürür. Girmedik alan bırakmak onun tabiatına aykırıdır. Dolayısıyla hayatın bir alanında modernitenin hakimiyetini kabul ederek o istikamette dönüşmeye rıza göstermek, diğer alanlarda da açık veya örtülü olarak aynı durumu tescillemek demektir.

Moderniteyi niçin "virüslerin en tehlikelisi" olarak nitelemeliyiz? Bu soruya değişik açılardan değişik cevaplar verilebilir. Ama sanıyorum bunların hepsini şümulüne alan cevap şudur: Çünkü modernite, dönüştürdüğü insanda  "mutlaklık" hissi oluşturur. Bir diğer deyişle uzun insanlık tarihinin hiçbir döneminde insan, beşer kaynaklı değer yargılarını ve pratiklerini -modern dönemde olduğu gibi-  mutlaklaştırmamıştır. Modern insan, "değer" adına, hatta "hakikat" adına ulaşılabilecek ne varsa, ona münhasıran kendisinin ulaştığı vehmini taşıyan yegâne insandır.

Modern zamanlarda bir kısım İslamînassları (ayet ve hadisleri) sırf modernitenin oluşturduğu değer ölçülerine ve pratiklere uymadığı gerekçesiyle bin dereden su getirerek devre dışı bırakma gayretlerinin temelinde işte bu "mutlaklık vehmi" yatmaktadır.

İslam tarihinin hiçbir döneminde hiçbir aklı başında müslüman, "ben, önceki nesillerin hiç birisinin ulaşamadığı şu hakikate ulaştım" ya da "önceki nesillerin tamamının yanıldığı/yanlış anladığı şu ve şu ayetleri/hadisleri sadece ben doğru anladım" dememiştir. Çünkü kendi değerlerinden şüpheye düş-ürül-memiş hiçbir müslüman bunun -aklen mümkün olsa da-adeten mümkün olmadığını bilir. Bu ümmetin, kıyamete kadar gelecek bütün insanlık üzerine şahit kılındığı, dolayısıyla temsil ettiği değerler sisteminin "hakikat"in ete kemiğe bürünmüş hali olduğu kesin gerçeği bize hep şunu telkin eder: Hakikat söz konusu olduğunda sadece siyah ve beyaz vardır. Griliğe, fluluğa, izafiliğe yer yoktur...

Bizler hayatımızı "aklen mümkin"lere göre değil, "adeten mümkin"lere göre yönlendiririz. Aklî imkân esas alınarak hareket edilecek olursa hayat yaşanmaz olur. Zira mesela şu anda içinde bulunduğumuz binaların bir depremle yerle bir olabilme ihtimali aklî olarak her zaman söz konusudur. Ya da zaman zaman bizi esir alarak ikaz eden -sel, su baskını, tsunami, don, çığ... gibi- tabii afetler her zaman başımıza aklî bir ihtimal olarak gelebilir. Bu hisle yaşamaya başlarsak bir süre sonra psişik rahatsızlıkların mübtelası olmak kaçınılmaz hale gelecektir...

Buradan gelmek istediğim nokta şurası: Bu ümmetin, Kur'an ve Sünnet'in herhangi bir alanla ilgili delaletini tarih içinde yanlış anladığını ve uyguladığını söylemek, "muradullah"ın tarihin kurbanı olduğunu söylemek demektir. Kadınla erkek arasındaki ilişkiyi -modernitenin dayatmalarıyla- "eşitlik" ilkesi üzerine oturtarak yeniden kurgulamak, Kur'an ve Sünnet'i modern değerler üzerine yeni bir okumaya tabi tutmak demektir. Bunun Ehl-i Kitab'ın tahrif tecrübesinden farklı bir şey olduğunu kim iddia edebilir?

Dinî hükümleri anlama faaliyetinde "eşitlik" ilkesini Kur'an ve Sünnet'e dahi hakim olacak seviyede mutlak ve genel geçer kabul ettiğinizde başka alanlarda başka problemlerle karşılaşmaktan kaçınamazsınız: Söz gelimi toplumun fakir kesimleri "eşitlik" ilkesini esas alarak zekât müessesesinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ve zenginlerin, mallarının 40'ta 1'ini değil, mesela yarısını fakirlere vermesi gerektiğini pekala ileri sürebilir. Bu süreç, hayatın diğer alanlarını düzenleyen hükümlerin tamamına kadar kaçınılmaz olarak uzanacak ve ortaya "yeni bir İslam" çıkacaktır! Bunun "tahrif"ten farklı bir şey olduğunu kim iddia edebilir?

Bu noktada "Ben İslam alimi değilim"le başlayan cümlelerin ardından "ama..." ile devam eden hüküm cümleleri kuran yazarlara da bir çift sözüm var: Yaptığınız iş düpedüz "fetva vermek" olduğu halde İslam alimi olmadığınızı sözün başında vurgulayarak sergilediğiniz yaman çelişkinin farkında olmayışınız -yaptığınız işin mahiyetini kavrayamamaktan kaynaklanan cehaletiniz sebebiyle-tolere edilebilir belki. Ama Kur'an ve Sünnet hakkında sergilediğiniz -oryantalistleri çağrıştıran ve katmerli bir "yabancılaşma" içinde kıvrandığınızı gösteren- tutum bir "Kur'an ve Sünnet'i tahrif girişimi"dir.

Hem fetvaya ehil olmadığınız halde fetva veriyorsunuz; hem de bunu kötü biçimde yapıyorsunuz. Sizler Allah ve Resulü'nün hükmünü/muradını değil,  modern değerleri esas kabul etmekle önce hükmü veriyor, ardından bunun gerekçesini oluşturmak için çırpınıyorsunuz.  Ehl-i Kitap kendi kitaplarını tam da böyle tahrif etmişti!...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 24.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kadın, üzerinden, din sorgulaması,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Ebubekir Sifil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tasavvuf "mesele"si
    2. İtiraz
    3. Çocuklarımız kime teslim?
    4. Bir itiraz-2
    5. İtiraz
    6. "İslamî kesim"in çetin imtihanı
    7. Okuyucu Soruları-3
    8. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak-3
    9. Nâzûratu'l-Hak
    10. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak-2
    1. Fethullah Gülen Hoca ve Bahailik
    2. İmam maturidi kim? Maturidilik ne?
    3. Kadın üzerinden din sorgulaması yapmak
    4. Ruhu’l-Beyan tefsiri ve vitir namazı (1)
    5. Hocaefendi’nin açıklaması
    6. Modernizme kelamî bakış
    7. “Çağdaş Nurculuk” mu, “Bid’atkârâne bir hıyanet” mi?
    8. Mana Önderlerimizden
    9. Erkeklerin altın zinet kullanımı - I
    10. Okuyucu soruları-2
    1. Bediüzaman ve Risale-i Nur - 14
    2. Hocaefendi’nin açıklaması
    3. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    4. İslam’da yorum tekeli
    5. 2010: Kuran yılı
    6. Bediüzzaman ve Risale-i Nur (4)
    7. Meal sahiden yeterli mi?
    8. Diyanet’in “İslam’a Giriş” serisi (2)
    9. Hepsi bu mu?
    10. Kandiller
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek