milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kadın toplantıları

15 ARALIK 2011
PER 03:45

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kadınlarla erkeklerin insan olma noktasında ve insan olmanın getireceği ihtiyaçları tatminde ayrılamayacaklarına, erkeğin veya kadının aynı insanî nitelikleri taşıdığına inanıyoruz. Cinsiyet farkı, yeryüzünü paylaşmada farklılık getirmemektedir.

Erkekler de kadınlar da ikinci insanla bir arada olma, hayatı mutluluklarıyla sıkıntılarıyla paylaşma hususunda bir ihtiyaç içindedirler. Tek başına olma ya da insanlardan tecrit edilmiş bir ortamda olmanın erkek için de kadın için de kabul edilebilirliği yoktur. İnsanlarla iç içe olmanın getirebileceği ilave sıkıntılara rağmen, yalnızlık tahammül edilemez bir sıkıntıdır. Konuyu sadece ihtiyarların huzurevlerine gönderilmeleri açısından ele almamız da doğru değildir. Yaşlı ve düşkün olmadıkları hâlde, ikinci insanlarla beraberlik imkânı bulamadığı için evini huzurevine dönüştürmek zorunda kalmış insanlardan da söz edebiliriz.  Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bir Müslümanın, insanların arasına karışıp onların sıkıntısına katlanmasının, insanlardan uzak kalıp onların sıkıntısına katlanmamaktan daha hayırlı bir durum olduğunu söylemiştir. (Tirmizî, Sıfatülkıyameti, 55/2507)

Şüphesiz burada, 'insanların içine karışmak' ile 'insanların içinde erimek' arasında beyaz ve siyah arasındaki kadar net bir ton farkı vardır. Müslümandan istenen, insanların içinde sıradan biri olarak kaybolup gitmek değildir. İnsanların arasına Müslüman kimliği ile katılıp, kimliğini hissettirerek yaşaması, kadim ifadeyle 'emribilmaruf ve nehyi anilmünker' aktivitesi içinde bulunması, Müslüman olarak yapması gereken şeydir. Dağda kalıp yabanileşmekle şehirde kalıp eriyerek sıradan biri olmak, netice itibarıyla aynı şeye götürür. Belki de dağda yabani kalan, şehirde eriyip giden, başkalarının kültürüne mal olandan daha iyi durumda da olabilir.

Bu çizgi üzerinden bakıldığında kadınların, kendileri gibi kadınlarla beraber olacakları ortamlar oluşturmaları, kadınlar arası toplantılar yapmaları insanî bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaca mücerret bir 'kadın toplantısı' mantığı ile karşı durmanın haklılık payı yoktur. Bireysel veya cemaat şeklindeki kadın toplantıları, erkek veya kadın açısından dinen sakıncalı olabilecek şekil ve muhtevada değilse bir insanî ihtiyaç olarak görülmelidir. Kadınların bir arada bulunmaları esnasında sıkıntı olarak görülebilecek şu hususları tespit edebiliriz:

Kadınların bir araya gelmelerinin neden olacağı abartılı hazırlıklar, bir saatlik bir toplantı veya ziyaret için günlerce hazırlık gerektiren ve manevi niteliği bulunmayan ikram, yemek gibi insan enerjisi ve mal israfına neden olan tutumlardır.

Sayılı ömür günlerinin, sayılmayacak okyanus suyu gibi rahat harcanması ki böyle bir idrak, dinimizin hayata bakışına tamamen ters durmaktadır.

Kadınlar arası buluşmaların, spor kulüplerinin karşılaşmaları gibi birbirlerine karşı teşhire dönüşmesi, önceki seferde evi ziyaret edilip, elindeki bütün imkânların izlendiği kadına karşı bu sefer bu evdeki imkânların bütün ihtişamıyla teşhir edilme gayreti, ne yazık ki niyetlere yansımadığı söylenecek olsa da gerçektir. Şeytan, böyle bir yatırım için gerekli savunma tedbirlerini de elbette almaktadır. 'Ne derler, onlar bize yapmıştı...' türünden mazeretler sürekli hazırdır.

Evde mahrem kalması gereken konuların ve mekânların kadınlar arasında ortak kullanıma açılması da sakınca doğuran nedenlerdendir. Sadece kadın ve koca arasında açılabilecek, kadının kadına dahi açamayacağı konular listesi delinebilmektedir.

Kadınların, birbirlerinden sakınmaları gereken avretleri konusu da bu buluşmalarda sakıncalar listesindedir.

Kadınların erkeklerle beraberliği yani karma oturumları ise derin bir mesele olarak özellikle kaydedilmelidir.

Büyük gerçek

Müslümanlar için kadının değerinin tartışılmaz olduğu bilinmesi gereken bir gerçektir. Kadın sadece kadın değildir. Kadın annedir, iffettir, okuldur, kültürdür. Nesillerin banisi kadındır. Mücahitlerin beşiği de kadındır. Kadınsız ne cihattan ne de ilimden söz edilemez. Bu nedenle de kadının harcadığı vaktin, israf ettiği saatlerin, kaybettiği itibar ve değerin bedelini sadece kendisi veya sadece kadınlar ödemeyecektir. Kadınlar hata ederse, onlar ömür israf eder ve değer yitirirlerse bunu Ümmet öder, şimdiki ve gelecek nesiller öder. Zira kadın, sadece kadın değildir. O, Ümmet'tir, âlimdir, mücahittir, zühttür, takvadır. Çünkü o, kaynaktır.

Kadını kadın olarak gördüğümüz her yerde insanı ve Müslümanı görmeye mecburuz. Böyle görmeyi ilke edindiğimiz gibi böyle görmenin içini dolduracak plan ve uygulamalara mecburuz. Kadınların toplandıkları çay muhabbetleri, nişan, düğün, kına görüşmeleri 'kadınlar hamamı' esprisi ile anıldıkça biz esasen kendimizi ve Ümmet olarak iddiamızı çürütüyoruz. Kadınların toplantıları, seviyesiz, gıybetli ve gereksiz toplantılar iken hangi iddiamızın içini doldurabiliriz? Henüz kadınlarını bir toplantıda disiplin edememiş, öz ifade ile oturup kalkma edebi verememiş bir Ümmet, insanlığa çeki düzen verebilir mi? Kadının temizlikten ve yemekten sorumlu, ikinci bir iş için münasip olmayan biri olarak anlaşılması doğru değildir. Kadın, erkektir. Kadın çocuktur. Kadın cihattır. Kadın iffettir. Kadın sabırdır. Kadın Şeriat'tır. Kadın medeniyettir. Kadın toplumdur. Kadın, insan ve insanlıktır. Bir toplantının 'kadınlar toplantısı' denen düzeyde ilmî yönü olmayan, gıybetten kıyafete kadar haramların korunmadığı bir toplantı olarak yapılması durumunda Müslüman kadının orada bulunması mümkün değildir. Buna elbette eşi veya velisi izin vermeyecektir. Bu hakikat bizi, kadınların bir araya gelmelerine engel olmaya götüremez. Onlar da toplanacak, konuşup teselli bulacak, birbirlerinden alış verişte bulanacaklardır. Bu tabiidir, dinin mübah dairesi içinde kalmaktadır.

Bir niyet nelere kadir

Kadınların aralarındaki buluşmaları ibadete ve netice olarak da Allah'ın rızasına dönüştürmeleri mümkündür. Olması gereken de budur. Bunun için de samimi ve pratikte görülebilen bir niyet yeterlidir. Allah için sevme, Allah için buluşma duygusu, bu duyguların sahibini çay içerken, tatlı yerken bile kazanır duruma getirir. Arkadaşlar arasında bir kahve muhabbetinin ibadete dönüşmesi bile bir niyetle mümkündür.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ümmet'ini en güzel ve Allah'ın rızasına en yakın olana yönlendirirken bize muhteşem örnekler vermiştir. Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste, başka bir köydeki arkadaşını ziyarete giden bir mü'min anlatılmaktadır. Erkek veya kadın, hepimizin bir kenara not alarak kendimiz için örnek sayacağımız bu hadisi şerif, muhteşem bir fırsatı önümüze koymaktadır. Basit bir çay muhabbetinin neler getireceğinin en açık örneklerinden biri olarak bu hadisi dikkate almalıyız:

'Bir adam, başka bir köydeki kardeşini ziyarete gitti. Allah, yoluna bir melek çıkardı. Melek ona nereye gittiğini sordu. O da: 'Şu köydeki kardeşime gidiyorum.' dedi. Melek ona, o kardeşinde bir menfaati mi bulunduğunu sordu. Adam: 'Hayır, yoktur. Ben onu Allah için severim.' dedi. Bunun üzerine melek dedi ki: 'Ben Allah'ın sana gönderdiği bir habercisiyim. Sen onu sevdiğin gibi Allah da seni seviyor, bilesin.' (Birr, 12/6549)

Buna bir de hasta olması veya çocuklarıyla, eşiyle ilgili bir sıkıntısını rahatlatması gibi bir amacı, ziyaret amacı olarak ilave edersek; elde edilecek derecenin hacmi artarak yükselecektir. Bir tek niyet, Allah'ın karşımıza melek çıkarıp bizi sevmekte olduğunu bildireceği kadar ciddidir. Elbette kek-pasta günü, bizde olmuştu onlarda da olsun gibi düşünceler veya benzeri şekilde çağdaş kadının liberalist ve bencil idrakini yansıtan amaçlar, bu ecri kazanmaya müsait değildir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 15.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kadın, erkek, toplantı,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda Hutbesi'nde aile
    2. İş arayanlara iş teklifi
    3. Not defterinden paragraflar
    4. Seçmeye mecburuz
    5. Kadın süslenir
    6. Evlilik hak değil görevdir
    7. Helale yürüyüş
    8. Bu da sabırdır
    9. Ahlâk ne olacak?
    10. Sıçramak hayaldir
    1. Günümüz için Mekke Medine tarihi
    2. Yahudilerin, zulüm ve nankörlük dolu tarihi
    3. Rüya âleminin gerçekleri
    4. Maaş yetmez bereket şart!
    5. Zinanın basamakları
    6. Kadın toplantıları
    7. Fitne zamanında…
    8. İnsanın tamiri mümkündür!
    9. Domatesle başlayabiliriz
    10. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    1. Maaş yetmez bereket şart!
    2. İyi Müslümanlık ölçülerimiz (I)
    3. Onlar değil mi?
    4. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    5. Din yalnızca İslam’dır!
    6. Bedenlerimiz de emanettir(I)
    7. İman testi
    8. Kadın müfti
    9. “En hayırlı gün”
    10. Modern dünyanın garipleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek