milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kadın müfti

15 MART 2010
PZT 02:35

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Müslüman'ın kadın olsun erkek olsun, kendisini din konusunda aydınlatan bir bilgine ihtiyacı katidir. Müslüman ya her şeyden bilgi sahibi olacaktır ki böyle bir durum mümkün değildir ya da bilemediğini sorup öğreneceği bir makama müracaat edecektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabından itibaren tatbik edile gelen durum ikinci durumdur. Yani Müslümanların büyük bölümü, ana meselelerde bilgi sahibi olsalar da ayrıntılara ve süreklilik arz etmeyen konularda, bilgisine itimat ettikleri kişi ve makamlara danışarak tatmin olacakları bilgiye sahip olmuşlardır. Bu makamın adı fetva makamı, fetva işini üstlenen de 'müfti' olarak bilinmiştir. Yani Müslümanların pratik meselelerde bilgilenme ihtiyacını karşılayan kişiye müfti/müftü denmektedir.

Müfti kimdir?

Müfti, Allah Teâlâ'nın bir konudaki hükmünü Müslüman'a bildiren kişidir. Hüküm koyan kişi değildir; bunun için de müftiden beklenen, bilmeyenden daha çok bilmesi, bildiğini doğru aktarmasıdır.

İbni Kayyım, müftiyi Allah adına imza atan kişi olarak görür. Bu bir yönden onun bulunduğu noktayı yükseltirken bir yandan da taşıdığı sorumluluğun ağırlığını hissettirir. Müfti, Müslüman'ın gözünde üstün makamda duran bir kişidir. Allah adına 'evet' veya 'hayır' dediği için de ağır bir risk taşımaktadır. İnsanlara ilettiği fetvalarında isabet etmesi halinde büyük bir ecir sahibi olabileceği gibi sebep olacağı yanlışlar yüzünden de vebal altına girebilmektedir.

Müfti ile ilgili bir önemli husus da onun kadı olmadığıdır. Müfti kadı değildir; altına imza attığı fetvalar kadı/hâkimin kararları gibi devlet müeyyidesi ile uygulanır kararlar değildir. Kadı/hâkim bir karara imza attığında o kararı devlet infaz eder. Müftinin fetvası ise genelde o fetvaya muhatap olan kişinin vicdanına havale edilir.

İctihad nedir, ne değildir?

Fetva ile bağlantılı bir konu da ictihad konusudur. İctihad, temel meseleler üzerinden yeni meseleleri değerlendirebilme kudretidir ki bu fetva seviyesinin çok üstünde bir seviyedir. Her ictihad sahibi fetva ehli olabilir ama her fetva sahibinin ictihad ehli olması mümkün değildir. Genelde fetva verenler ya kendilerinden önceki mutemet müftilerin fetvalarını yenilerler ya da ictihad eden müctehidlerin ictihadlarından fetvalar üretirler. Her halükârda fetva bir ehliyet işidir. Bu ehliyet bir okul bitirme, diploma sahibi olmanın çok ötesindedir. Müslümanların uhrevi sorumluluklarını üstlenmek, onların vebali ile ahirete göçmek kolay olmasa gerektir. Çünkü fetvadaki hata, özür dilemekle geçiştirilebilir bir hata olmaz. Fetva, bir toplumda dini hassasiyetlerin, takva üzere yaşayışın ne denli istikrarlı sürdürüldüğünü de gösteren önemli bir göstergedir.

Fetvaların Müslümanların Allah'a daha yakın ve takvaya daha uygun yaşamalarına yönelik bir sistemle kullanılması gerekmektedir. Fetva üzerinden nefsanîliğe kaymayı sağlamak bir tür dine karşı işlenmiş cinayet olur. Bunun için fetva makamını işgal edenlerin o makamın heybetini müdrik olmaları gerekmektedir. İnsanların onları görerek etkilenmelerinin, ortaya koyacakları fetvalardan daha müessir olacağını bilmeleri şarttır.

İbni Kayyım'ın anlatımıyla 'Allah adına imza atmak' bir cüret işidir.

Müftilik, erkek mesleği değildir!

Müftinin Müslüman, mükellef, fakîh, mutemet, fısk sebeplerinden uzak, murueti zedelenmemiş biri olması fetva için uygun olmasına yeterli şartlardır. Bu şartlar arasında erkek olmak şartı yoktur. Eğer bu ümmetin fetva verenleri bir listeye kaydedilecek olsa ve o listenin bir başı belirlenecekse her halde mü'minlerin annesi Aişe radıyallahu anha o listenin başında veya en üstlerinde yer alacak isimlerden biridir. Kadın erkek ashabın kapısını aşındırdığı bir fetva mercii idi. Onun Peygamber aleyhisselama yakınlığının bunu sağladığını iddia edebileceklere de söylenecek iki söz vardır. Birincisi, o derece ona yakınlığı olan diğer hanımları aynı durumda olmamışlardır. İkincisi de Aişe radıyallahu anha dışında Ümmü Derda radıyallahu anha gibi bir sahabiye ve diğer tabiin neslinden yetişmiş kadınlar da vardır.

Erkek için geçerli olan her şey kadın için de geçerlidir. Bunun istisnası şeriatın kadını istisna ettiği durumlardır. Mesela kadının kadı olması konusunda tartışma yapılabilir. Çünkü onun siyasi lider olmasını kerih gören hadis vardır. (Bu hadis Buharî'de Mağazi/82'nin 4425.hadisidir. Tirmizî, Nesaî gibi pek çok hadis âlimi de bu hadisi rivayet etmiştir.) Bu hadisin kadılığı da ihtiva ettiğini söyleyen âlimler nezdinde onun kadı olması yasaktır. Ama müftilik için böyle bir ikaz yoktur. Fetva ehli olmak için aranan şartları oluşturan bir kadın da o makama ehil olabilir. Bilhassa kadınlara müteallik meselelerin, kadın kalemi ve lisanı ile halledilmesi Müslümanların teşvikini görmesi gereken bir uygulama olmalıdır.

Kadın müftiye fetva

Kadınların müftülük makamında bulunmalarını iki türlü tasavvur edebiliriz. Birinci tasavvurda, kendini yetiştirmiş ve fetva ehliyetine haiz bir hanım efendinin kendisine yöneltilen meseleye Allah korkusunu esas alarak cevap vermesidir. Böyle bir durum gerçekten gıpta edilecek bir durumdur. Bu çapta yetiştirilmiş hoca hanım efendilerin bulunması, mü'minlerin onlardan yararlanması büyük bir hizmettir. Bu bir emeldir; halifeli dönemlerde bile asırlardan bu yana nadirat arasına karışmış imkânlarımızdandır böyle bir durum.

İkinci tasavvurda, mevcut uygulamadaki müftülük makamının kadınlara teslim edilmesi durumu vardır. Buna itiraz edilmeyeceğini var saysak bile endişelerimizin olmayacağını söylememiz asla mümkün değildir. Zaten müftülük fetvanın da bakılabildiği ama ağırlığın bürokraside olduğu bir mevki olarak bilinmektedir. Bu bilgi keşke böyle olmasa idi!

Diplomanın ehliyet anlamına gelmesinde birinci endişemiz vardır. Bu, erkeklerle kadınların aynı noktada bulunduğu bir sıkıntımızdır. Bir de bizim erkeklerle kadınların karma ortamlarda bulunmasını sakıncalı gören nasları ne yapacağımıza dair tereddüdümüz oldukça köklü bir tereddüttür. Sadece kadınlara hitap eden bir kadın müftünün konumu ile erkek kadın her vatandaşa kapısı açık bir müftünün konumu aynı görülemez.

Endişelerimizi bir kenara atamayız. Dinimiz, dış düşmanlarımız kadar bizim içerideki gevşekliklerimiz ve iyi niyet perdesi ile örtmeye çalıştığımız hatalı, kökü olmayan tutumlarımız yüzünden de zarar görmektedir.

Sakınca kadının müfti olmasında değildir. Nerede ve nasıl müftilik yapacağı belirlendikten sonra keşke kadınlar hep müfti olsalar. Yeter ki onların müfti olmaları fetvalık bir iş haline gelmesin.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 15.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: müslüman, kadın, imam, müfti,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 2 yorum|yorum rssrss

  • kadılar müftüler görmediler bu dersi

    Kadılar mollalar cümle geldiler,

    Kitapların hep bir yere koydular,

    ‘Sen bu ilmi kimden aldın?’ dediler

    Bir kâmil mürşide varmazsan olmaz.”

    “Medreseler müderrisi, okumadılar bu dersi

    Gönüllere yazılır, bu Kitabın suresi.” Yunus Emre

    nasuh | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 16 Mart 2010 11:36

  • kadın müftiyye olmalıdır..

    şimdiki zamanda onların müfti yardımcısı olmaları ayrıca fetvayı gerektirecek bir hal almıştır.isim yetmez,amel ve iş önemlidir.bulundukları ortam müsait olmalıdır.karman çorman mekanlarda nasıl görev yapacaklar..

    berkant gizemli | KatılıyorumKatılmıyorum (7.5/10 puan) | 15 Mart 2010 10:10

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda Hutbesi'nde aile
    2. İş arayanlara iş teklifi
    3. Not defterinden paragraflar
    4. Seçmeye mecburuz
    5. Kadın süslenir
    6. Evlilik hak değil görevdir
    7. Helale yürüyüş
    8. Bu da sabırdır
    9. Ahlâk ne olacak?
    10. Sıçramak hayaldir
    1. Günümüz için Mekke Medine tarihi
    2. Yahudilerin, zulüm ve nankörlük dolu tarihi
    3. Rüya âleminin gerçekleri
    4. Maaş yetmez bereket şart!
    5. Zinanın basamakları
    6. Kadın toplantıları
    7. Fitne zamanında…
    8. İnsanın tamiri mümkündür!
    9. Domatesle başlayabiliriz
    10. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    1. Maaş yetmez bereket şart!
    2. İyi Müslümanlık ölçülerimiz (I)
    3. Onlar değil mi?
    4. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    5. Din yalnızca İslam’dır!
    6. Bedenlerimiz de emanettir(I)
    7. İman testi
    8. Kadın müfti
    9. “En hayırlı gün”
    10. Modern dünyanın garipleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek