milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Kabak tadında karpuz ya da tohumu olmayan sebzeler

06 KASIM 2009
CUM 03:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı Ürünler (GDO) konusu birden bire gündeme geldi. Sebep ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın konu ile ilgili olarak hazırlayıp yayınlığı yönetmelik. Yönetmelik bu konuda gerek bilim adamlarını gerek kamuoyunu ikiye bölmüş durumda. Bir taraf yönetmeliğin GDO'lu ürünlerin ithalatının önünün açıldığını, buna karşılık bir başka kesim de bu yönetmelik ile GDO'lu ürünlerin ithalatının kontrol altına alındığını ileri sürüyor. Hangisi doğru sorusuna ne cevap verirseniz verin şimdiye kadar kimsenin haberi olmadan ithal edilen GDO'lu ürünler bundan böyle devlet kontrolünde ve belli esaslar dahilinde yapılacak. Bu kontrolün ne ölçüde sağlanacağı ya da sağlanamayacağı ayrı bir konu.

Hemen belirtelim ki bu ülkede özellikle sebze tohumları dışarıdan ithal edilir. Ve bu tohumların genetiği ile oynanmış olduğunu ithal eden de, satan da, üretici de bilir. Nasıl bilir? Çünkü, bu tohumların ekimi sonucu elde edilen ürünlerin tohumu yoktur. Yani bu ürünler bizim bildiğimiz hıyar, domates ve patlıcanlar gibi tohum vermezler. Çünkü kısırlaştırılmışlardır. Dolayısıyle tohum alınır, çimlendirilir ve dikilir. Bir sezon bu fidelerden ürün alınır sonra da sökülüp atılır. Meseleye bu açıdan bakıldığında hiçbir zararı olmasa bile artık yediğimiz sebzeler, özellikle kış mevsiminde seralarda yetiştirilen sebzeler bizim tadını ve kokusunu bildiğimiz sebzeler değildir. Onların tohumları ile oynanmış, tohum yapısı değiştirilmiş ve kısırlaştırılmıştır.

Niçin kısırlaştırıldığı sorusuna verilecek cevap; bu tür tohumları üretenlerin çiftçileri kendilerine bağımlı hale getirmek olabilir. Bu yönüyle olay sadece ticaridir. Yani bu tür tohumları geliştirenler sürekli olarak çiftçilerin kendilerine mecbur olmasını sağlamış oluyorlar. Bu yönüyle yıllardan beri bu saha dışarının kontrolünde olmuştur. Özellikle de bu alanda Türk çiftçisi uzun yıllar İsrail tohumunu kullanmaktadır. Bundan sonrada kullanmaya devam edilecektir.. Son yıllarda benzer tohumların ağırlık yine yabancılarda olmak üzere yerli bazı firmalar tarafından da üretildiği biliniyor.

Bu tür tohumlardan üretilen sebzelerin yapısında yerlilere göre ciddi değişiklikler olduğu biliniyor ve bu değişiklikler tartışılıp duruyor. Bir defa şekil değişiklikleri ortaya çıktığı gibi, tadında da değişiklikler meydana geliyor. Söz gelimi bu tür tohumlardan seralarda üretilen domatesler ortadan ikiye bölündüğünde içinde su ve tohum olmadığı görülür. Kısacası şekil olarak domates ama yediğinizde domates tadını alamıyorsunuz. Bu arada son yıllarda üretilen bazı karpuzların kalın kabuğu ve lezzeti ile kabağı andırdığını da biliyoruz. Tüm bunlar genleri ile oynanmış ürünlerde ilk anda akla gelen değişiklikler. Bu bakımdan genetiği değiştirilmiş ürünlerin ne kadar zaralı olup olmadığının tartışılmasının ötesinde kendi tohumlarımıza sahip çıkmayı konuşsak daha iyi olmaz mı? Sebze ve meyvelerde bildiğimiz tadı ve lezzeti korumanın daha yararlı olduğunu görsek boşa tartışmamış oluruz.

Hemen belirtelim ki daha uzun süre dayanan daha fazla ürün elde etme adına pek çok bitkinin tohumları ile oynanmış ve bu da çiftçilerin işine gelmiştir. Bunun sonucu olarak yıllardan beri insanımıza genetiği değiştirilmiş ürünler yedirilmektedir. Bu noktada bana göre tartışılması gereken ve cevaplandırılması gereken husus, "Kâr uğruna bitkilerin genetiğinin değiştirilmesi ne kadar doğrudur?" sorusudur.

Bitkilerin ıslah edilmesi, geliştirilmesi yönünde çalışmaların yapılması doğaldır. Zaten ülkemizde bu tür çalışmalar en az 50 yıldır yapılıyor. Bitkilerin ıslah edilmesi ile genetiğinin değiştirilmesi aynı şey değildir. Kim ne derse desin genetik ile oynanmasının şu an için bilinen bir zararı olmasa bile her an ortaya sıkıntılı durumun çıkmayacağını kimse söyleyemez. Bu bakımdan daha çok kazanmak adına bitkilerin genetiği ile oynanmasının önüne geçilmesi gerekir diye düşünüyorum. Bir takım çağdaş ilimsel gelişmeler gibi kavramların arkasına gizlenerek bitkilerin genetiğinin değiştirilmesini savunmanın fazla bir anlamı yoktur.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 06.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: gdo, kabak, karpuz, gıda, türkiye, tohum, tüketici, mısır, danıştay, sağlıksen, mehdi eker,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek