Bizi şaşırttı ama kendileri için beklenen bir şeydi belki. 59 senelik bir rejimin hayra doğru evrilmesi... Liberalizmin bitişi ve yeni bir yönetim anlayışının tarih sahnesine çıkışı... Trelateral komisyon denilen üç ayaklı masonik kuruluşun içinde Japonya'yı da görmek beni hep düşündürmüştür. Evet, hiç şüphe yok; Doğuda dünyanın doğusunda, yeni bir dünya doğuyor.
ABD'nin de, ekonomisiyle, siyasetiyle, parçalanarak yeni bir düzene yerini bırakacağından söz ediliyor. Biz de, ne gaflettir ki, bu çökmekte olan dünyanın kuyruğuna takılmış, koşup duruyoruz. DTP mitinglerinde akıl almaz laflar ediliyor. Herkes "Üniter" bir devletten bahsediyor ama "Millî devlet" demeye dilleri varmıyor. Bizim köylü demiş ya "gapıp da gaçan mı?" diye, o hesap, gapıp da kaçmanın o kadar kolay olacağını sanıyorlar.
Ben bu gelişmelerden çok rahatsız oluyor ama ürkmüyorum. Nasıl olsa son dakikada gizli ve hayırhah bir el uzanıp eğrilikleri, Kıbrıs konusunda olduğu gibi, doğrultuveriyor. Güvenlik Konseyi'ndeki olayı hatırlayın ve Denktaş'ın "Allah Ruslardan razı olsun" deyişini.
Japonya, Rusya,İran... Siz bu ülkeleri hafife mi alıyorsunuz? Ve Türkiye! Bunlar, tarihleri, gelenekleri, haysiyetleri, irfanları ve yetiştirdikleri büyük insanlarla çok çile çekmiş ama bitmemiş ülkelerdir. Yeterki başa dirayetli bir lider gelsin, irfanlı bir kadro gelsin! Bu da zor olan ama çok zor olmayan bir durumdur ve "Vakt-i merhun" diye birşey vardır. Türkiye'nin de vakt-i merhunu gelecek. Gelecek de, bu ulul emr olarak imtihan edilmekte olanların hali ne olacak!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



