Bugün Ramazan Bayramı... Dünya üzerinde bulunan iki milyar Müslüman'ın, başta İslam Alemi'nin üzüntü verici genel tablosu olmak üzere, çeşitli sebeplerle biraz buruk bir biçimde uğurladıkları Ramazan'ın ardından, ortaklaşa yaşadıkları sevinç günlerinden birisi...
Ramazan'a ve oruç ibadetine insanımızın ilgi ya da ilgisizliği üzerine çok söz söylenebilir belki. Ama Ramazan Bayramı'na hemen herkesin ilgi göstereceğini biliyoruz en azından.
Yani Ramazan neşesini beraber tadamamış olsak da, Bayram'ı olsun beraberce yaşayabileceğiz... Bu da bir teselli...
Böylesi durumlarda, Yahya Kemal'i ve O'nun ölümsüz şiirlerinden birisi olan Süleymaniye'de Bayram Sabahı'nı hatırlamamak olmaz.
"Artarak gönlümün aydnlğ her saniyede
Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye'de
Kendi gök kubbemiz altnda bu bayram saati,
Dokuz asrnda bütün halk, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkyor tozlu zaman perdesi her an aradan."
Mısralarıyla başlayıp;
"Ulu mabedde karştm vatann birliğine.
Çok şükür Tanrya, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşyanlarla beraber bulunan ervah.
Doludur gönlüm şklarla bu bayram sabah."
Mısralarıyla biten şiir, bugünümüzü de anlatıyor aslında...
Kimimiz biraz kötümser bakarız hayata ve olumsuzlukları öne çıkarır; kimimizse en ufak bir ümit kırıntısına takılıp, geleceği tozpembe görme eğilimindedir.
Ramazan'ın ilk günlerinde vefat eden unutulmaz yönetmen Yücel Çakmaklı'yı anmak için Ensar Vakfı'nın Süleymaniye'deki merkezinde, Yönetmen Mesut Uçakan tarafından tertip edilen iftarda dinlediklerimiz, her şeye rağmen geleceğe -tozpembe değilse de- ümitle bakmamız gerektiğini işaret eden anektodlarla doluydu.
Rahmetli Yücel Çakmaklı'yı tanıyanların O'nunla ilgili olarak anlattıkları arasında bir hatıra vardı ki, iyi niyetle yapılan en küçük bir işin bile bazen büyük neticeler sağlayabileceğini gösterir mahiyetteydi.
Olayı yaşayan şairimizin, yer ve zaman vererek daha detaylı bir şekilde yazmasını umduğumuz hatıra, kısaca şöyle:
Şairimiz, 80'li yılların sonunda, Struga Şiir Akşamları'na katılmak için o zaman Yugoslavya'ya bağlı olan Makedonya'ya gider.
Üsküp'te tanıştıkları birisi, şairimizi ve beraberinde bulunan birkaç kişiyi, ikramda bulunmak ve bu arada 'büyük bir sürpriz' vaadiyle, evine davet eder.
Şairimizin yanında Türkiye'den ve o zaman SSCB'ye bağlı Türki Cumhuriyetlerden gelen birkaç şair daha vardır. Türki Cumhuriyetlerden gelen şairler, SSCB Komünist Partisi'nin üst düzey yöneticileri konumunda olan kişilerdir...
Gittikleri evde, ikram faslını, kapı ve pencerelerin sıkı sıkıya kapatılmasının ardından, büyük sürpriz takip eder.
Büyük sürpriz, Merhum Yücel Çakmaklı'nın filmlerinden birisi olan Oğlum Osman filminin video kasetidir ve hazirun o filmi, özellikle de Hac'cı gösteren bölümlerini, gözyaşları içerisinde seyrederler...
Bir kişinin Dine sarılışını ve bu arada Hac'cı anlatan bir filmi seyrederken ağlayan Komünist Parti üst yöneticileri...
Ne diyorduk? İyi niyetle yapılan küçücük şeyler bile, bazen büyük neticeler doğurabilir.
Bizlere Birleşen Yollar'ı, Oğlum Osman'ı, Kızım Ayşe'yi, Küçük Ağa'yı, Osmancık'ı ve daha birçok önemli filmi hediye ederek aramızdan ayrılan Yücel Çakmaklı'ya ve tüm geçmişlerimize Cenab-ı Hakk'tan gani gani rahmetler diliyorum...
Ramazan Bayramımız Mübarek olsun...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



