Zannediyorum, hafta sonu yapılan ASKON Genel Kurulu'nun, en çok akılda kalan tarafı ve en büyük başarısı, Türkiye siyasetinin iki önemli ismini bildiğim kadarıyla, ilk defa aynı ortamda, aynı toplantıda buluşturması oldu.
Yine kanaatim odur ki, sürekli olarak "aralarında ne fark var ki, ikisi de aynı" diyenler, birinci ağızdan farkı öğrenme imkânını buldular.
Ayrıca Başbakan'ın gözünün içine bakarak yaptığı konuşma esnasında, konuşmasının sık sık alkışlarla kesilmesi, Sayın Numan Kurtulmuş'un uyarılarının ne derece kabul gördüğünün, yerinde ve doğru olduğunun bir göstergesi oldu.
Türkiye'de tezgâhın dağıldığını işsizliğin ve yoksulluğun arttığını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin acilen IMF'den kurtulması gerektiğine dikkat çekerek, Başbakan'a hitaben "ben buradan kendisinden rica ediyorum, lütfen IMF'yle stand-by anlaşmasını imzalamayın. IMF dünyanın bir gerçeği doğru, ama IMF, kendi pusulasını bile şaşırmış, kendi rotasını kaybetmiş, dünyada insanları daha da yoksullaştıran, dünyada açlığı ve yoksulluğu ortaya çıkaran, dünyanın bir gerçeğidir. Anlaşmayı imzalamazsanız kıyamet de kopmaz" dedi.
Başbakan Erdoğan ise, bu öneriden epeyce rahatsız oldu ve bu rahatsızlığını da gizleyemedi.
"Kusura bakma Numan Bey kardeşim" diye söze başlayan Tayyip Bey, "dünya küresel ekonomiyi sadece Türkiye ölçeğinde düşünemeyiz. IMF dediniz. İşimize gelmezse yine imzalamayız, evet. Ama IMF'den korkmanın, kaçmanın manası ne? Eğer ucuz parayı IMF'den alabiliyorsam ondan bunu alırım. Hiç de çekinmem" diyerek aklınca ve geçmişine yakışmayacak bir şekilde, Numan bey'e nasihat etti!
Tabii bunları yaparken de, her zamanki gibi, IMF'nin dayattığı şartları gözlerden kaçırmaktan geri durmadı.
Numan Kurtulmuş'un bankaların yabancıların eline geçmesini eleştiren sözlerine cevap verirken ise, Başbakan, bankaların yabancılara satılmasının hiçbir sakıncası olmadığını söyledi ve "Ben bunu bir vehim olarak değerlendiriyorum. Paranın dini, imanı, milleti ve ırkı olmaz. Parayı kim ucuz verirse ondan alırız" diye konuştu.
Hatırlayacaksınız, birkaç sene öncesinde de, sanıyorum MÜSİAD Genel Kurulu'nda, nasıl değiştiğini ifade ederken "faiz bir dünya gerçeğidir, biz bilmeden, boş yere karşı çıkmışız, bugüne kadar" deyivermişti, Sayın Başbakan!
Yıllarca faizin kötülüklerinden dem vuran, bunu ikaz eden ayetler, hadisler okuyan, IMF'yi yerden yere vurarak siyaset yapan, aslında siyasette bir yerlere gelme sebebi de bu olan, Başbakan'ın, bugün geldiği nokta, gerçekten ibretliktir.
Bir tarafta fakir sofralarından aldığı destekle iktidar olduktan sonra, elde ettiği gücü, rantiyenin emrine sunan, küresel emperyalizmin, uluslararası tekelci sermayenin sözcülüğüne soyunan Tayyip Erdoğan, diğer tarafta, her ne şartta olursa olsun, inandıklarını söylemekten ve bu uğurda mücadele etmekten geri durmayan Numan Kurtulmuş!
Bir tarafta iktidarını devam ettirmek uğruna, dün söylediği her şeyi inkâr eden, faizi savunan, yanlışları doğru gibi ısrarla savunmaya çalışan Tayyip Bey, diğer tarafta "biz bu oyunun figüranı olmayacağız, biz başkalarının yazdığı bu senaryonun bütününe karşıyız" diyerek, küresel efendilerin sunacağı, her türlü dünyalığı elinin tersiyle iten, dönüp bakmayan Numan Kurtulmuş!
ASKON yönetimine, ilk defa aynı ortamda ve bizzat kendi ağızlarından, bu farkın ortaya konmasına vesile oldukları için, teşekkür ediyorum.
Bence bu genel kurulun, en büyük başarısı da, bu olmuştur.
Bir gerçek daha ortaya çıkmıştır ki, Tayyip Bey'in, aslında söyleyecek sözü kalmamıştır.
Çünkü söyledikleri, şimdi geçmişte kalmış IMF'ci, uluslararası tekelci sermaye sözcüsü, küresel emperyalizm sözcüsü politikacıların söylediklerinden farklı değildir!
Onlar nasıl bu toplumda bir hoş sada bırakamamışlarsa, özüne dönmezse, Tayyip Bey'in akıbeti de aynı olacaktır!
Ki, gönlümüz bunu hiç arzu etmemektedir. Onun için "yol yakınken vazgeçin bu sevdadan, bu ülkeye kötülük etmeyin" diyorum.
"Farkı nedir" "diyenlere de, işte farklardan, sadece bir tanesi diyorum!
Tabii ki anlayanlara ya da anlamak isteyenleredir, bu sözümüz!
Temenni ediyoruz ki, bu sözün kıymeti anlaşılsın, Türkiyemiz içine düşürüldüğü bu çıkmazdan, bir an önce kurtulsun!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




