milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İstanbul’un silüeti

07 NİSAN 2010
ÇAR 10:17

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Şehirler içinde yaşayan insanların karakterleriyle bezenirler. Şehirlere karakterini veren şey, insanların hayata bakış açıları, dünyayı algılayış biçimleri ve yaşam alanlarına etki eden unsurlardır. İslam medeniyetinin kurduğu bütün şehirlerin kendilerine ait bir ruhu vardır. Bu ruh, bu şehirlerin ortak donatı alanlarından, dini yapılarından, ortak yaşam ve kamusal alanlarından rahatça anlaşılabilir. İslam medeniyeti şehirleri ferahtır, insanın gözünü gönlünü açan mimari estetikle bezenmiş yapılarla süslüdür. İslam medeniyetinin egemen olduğu şehirler, insanı boğmaz, sıkmaz, ruhunu dinginleştirir, yüreğini ferahlatır. İslam medeniyetinin şehirleri mimari açıdan, kapitalizmin "Tüket, sürekli tüket" anlayışını vazeden gökdelenler, devasa alışveriş merkezleri, markaların cirit attığı şekilsiz sokaklar ve caddelerden çok farklı unsurlarla bezelidir.

Ne demek istediğimizi herhangi biri, İstanbul'un sur içini dolaşıp, daha sonra da tamamen plansız, şekilsiz, beton yığını sur dışındaki mahalleleri gezdikten sonra rahatça anlayabilir.

Ne yazık ki, İslam medeniyetinin tarihe damga vurmuş şehirlerinden İstanbul, son dönemde mimari estetikten yoksun, insanlarımıza kapitalist kültürü aşılamaya çalışan gökdelenler kenti olma yolunda hızla ilerlemektedir.

"Babalar gibi satarım" zihniyetinin uzantısı olan yönetim anlayışı, İstanbul'u parsel parsel küresel gayrimenkul şirketlerine ve onların ülkemizdeki taşeron uzantılarına satarak, İstanbul'un silüetini şekilsiz binalarla doldurmak üzere yol vermektedir. İstanbul'un mimari estetik açıdan tarihsel geçmişini yerle bir etmeye andiçmiş bu zihniyet, özellikle Zincirlikuyu-Maslak hattını gökdelenlerle, şekilsiz binalarla doldurarak bu şehrin kimliğini ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.

Gazetemizin sorumlu yayıncılık misyonu gereği zaman zaman yaptığımız sektörel eklerimizden İnşaat İlavesi dolayısıyla kendisiyle röportaj yaptığım İstanbul Mimarlar Odası Hukuk Komitesi Başkanı Eyüp Muhçu diyor ki, "Ne yazık ki, 1950'den sonra göçe dayalı kentleşme süreci, İstanbul'un bütün bu değerlerini olumsuz şekilde etkilemeye başladı. Kontrolsüz büyüme, isteyenin istediği yerde istediği yapıları yapabilmesi, kaçak kentleşme olguları İstanbul'un varolan değerlerini tehdit etmeye başladı. 1980'den sonra bu tehdit daha büyük ölçüde arttı. Özellikle 1980'den sonra getirilen imar afları, ayrıcalıklı yapılaşma hakları, kimi planlama ilkelerine mevzi imar planları, ya da planlar, şehircilik ilkelerine, bilime, mimarlığa aykırı planlama İstanbul'un geçmişteki yapı stokuna yeni stoklar eklenmeye başlandı. Gelinen aşamada, İstanbul, yüzde 70'i kaçak, sağlıksız, niteliksiz, konut stoklarının olduğu, depreme karşı güvenliği olmayan, kimliksiz bir kent haline gelmeye, hızla ilerlemeye başladı. Nitekim son dönemlerde yapılan son sayıdaki gökdelenler İstanbul'un silüetine olumsuz şekilde de etki yapmaya başladı. Bunun çok ciddi bir tahribat yarattığını değerlendirebiliriz. Bu gökdelenlerin İstanbul'un tarihi silüetini olumsuz etkilediği görüşü, sadece bize ait değildir UNESCO çevreleri tarafından da aynı tesbit ve değerlendirmeler yapılıyor"

Şehirler içinde yaşayan insanların karakterleriyle bezenirler demiştik... Ne yazık ki, İstanbul, 1980 ihtilali sonrası düşünmeyen, konuşmayan, üretmeyen, sorgulamayan, hesap sormayan bir toplum yapısı oluşturmaya çalışan hakim paradigmanın arzuladığı kıvama getirilmiştir.

Yaşadığı şehrin talan edilmesine ses çıkarmayan, hatta fırsat bulduğunda bir hazine arazisi üzerine derme çatma bir gecekondu yapma konusunda başkalarından farkı olmayan bu insanlar, maalesef İstanbul'un azar azar tüketilmesinin müsebbibi olmuştur.

Sultanahmet'i, Süleymaniye'yi, Şehzadebaşını ve birbirinden güzel eserleri bizlere bırakan ecdad, bugünkü İstanbul'u ve kimliksiz bu şehri görseydi acaba tepkileri ne olurdu?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 07.04.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: istanbul, mimar, islam,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nedim Odabaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Vehbinin kerrakesi
    2. Anayasa yazım süreci
    3. Rıza üretmek
    4. Küresel emperyalizm
    5. Kalkıp mum yakmak
    6. Tiyatroların özelleştirilmesi
    7. Kanaat ve kriz
    8. Gençlik dizileri
    9. Kavram kargaşası
    10. Kelebek etkisi
    1. Adalet nedir?
    2. Magazin nedir?
    3. Toplumsal dönüşüm
    4. Boş programlar
    5. Hacı
    6. Safi güzellemesi
    7. Ele verir talkını…
    8. Nasılsınız?
    9. Star üretemedik alaturka verelim
    10. Türkiye’nin gücü (!)
    1. Edepsizlikte sınır yok!
    2. Dejenerasyon
    3. Toplumsal çürüme
    4. Adalet nedir?
    5. Zonguldak konferansımız
    6. Türkiye’nin gücü (!)
    7. Kirli reyting sarmalı
    8. Krizi geçiştirmek
    9. Ekran kirliliği
    10. Konjonktür medyası
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek