milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...

25 ARALIK 2011
PAZ 00:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bugün siz değerli okuyucularımızla 1880'li yıllarda İstanbul'a dair bir yazıyı paylaşacağım. Yazıda İstanbul'un binlerce yıllık tarihi gelişimini anlatılmaktadır. Yazının bazı kelimelerini sadeleştirdim. Gerisini de siz değerli okuyuculara bıraktım. Efendim hürmet ve saygılarımı sunarak yazıyı takdim ediyorum:

İstanbul Rumca "vizandion" yahut "bizansyun" şeklinde isimlendirilir. Rumca'da böyle denilmesine sebep, miladi tarihten 658 sene önce, yani bundan 2540 sene evvela Mora arazisinde "Muğara" memleketinin hükümdarı "Bizans" adlı kimse, şimdiki "Sarayburnu" ve "Topkapı Sarayı" denilen mahalle gelip 30-40 haneden ibaret yeniden bir ufak kasaba yaptırtmıştır.

O zamanlarda civarında bulunan ve çadırlar altlarında yaşayan birtakım vahşi kabileler "Bizans"ın yaptırtmış olduğu şu yeni kasabaya hased eylediklerinden çeşitli defalar yeni kurulan bu kasabayı harap etmeye gelmişler ise de "Bizans"ın "Fidalya" ismindeki zevcesinin tedbiri ve ahalinin yiğitlik ve gayreti sebebiyle, "Bizansyun" kasabası düşmanların hücumundan emin ve halâs olmuştur. Bundan sonra memleket halk tarafından idare olunup, ahali bir hayli zaman serbestliklerini muhafaza eylemiş iseler de sonradan "Akseriks" nam Acem şahının Yunan memleketlerine hücumunda perişan olmuşlardır. Ve sonra "Plata" Muharebesinde Acem askerini perişan eden Yunan askeri "Pausaniyas"ın eline düşmüşlerdir. İşte bu vakit Vizandion şehri bir kat daha büyümüştür.

Bundan sonra bu şehrin ahalisi bir müddet Atina seraskeri "Elnyuyad"ın hükmü altında kalmışlardır. Bir aralık Makedonyalı (Selanik ve civarı) "Filibus"un oğullarıyla beylerinde çok düşmanlık ve husumet oluşarak Roma Kayserleri Yunan ve Asya ve havalisine musallat olduklarında, Bizansyun ahalisi Makedonyalıdan iyi intikam almak üzere Romalılar ile ittifak etmişler ve giderek tabiatıyla Roma cumhurunun hükmüne girmişlerdir.

Kayâsıradan "Vespasyanus" nam kral vaktinde Bizansyun ahalisinin serbestlikleri kaldırılıp sonra "Suvedus" nam zalim kayserin düşmanlarına bu ahali taraftarlık etmeleriyle, kayser Vizandion şehrinin hane vesair binalarını tümüyle yıktırmış ve ahalinin ekserisini astırıp kestirtmiştir. Ve payitahtını dahi bugün Saluri ile Tekfur Dağı başlangıcında bulunan "Ergeli-Ereğli" kasabasının yanına nakil etmiştir ki, hâlâ oraya eski İstanbul denilir. Nihayet "Antoninin" isimli oğlunun ricasıyla, ahali affolunup Bizansyun şehri yeni baştan yapılıp, evvelki hal ve heyetinden ziyade mamur edilerek, Antoninin ismine "Antoniye" şehri diye isimlendirildi.

Yine kayâsıradan "Galus"un asrında Vizandion şehri tekrar yıkılarak harap edilmiş ve cümle ahalisi öldürülmüş ise de, yerliden "kaluedamus" ve "Atneus-Atnes" isimli kimselerin çalışma ve gayretleriyle şehri evvelki hal heyetine gelmiş iken, ikinci "Klaudyus" nam hükümdar zamanında Karadeniz kıyılarından inip, o vakitlerde "Hirisopol" tesmiye olunan Üsküdar'a kadar bu havaliyi yağma ve harap eden Kazaklardan hayli zarar görmüştür.

Hâsılı "Kostantin" Kayser, rakibi olan "Likiniyus"a Edirne sahrasında galebe eylemesiyle, Likiniyus Vizandion'a saklanmış ise de, şehir muhasara olunduğundan, nihayet derecede ümitsiz kalarak, o zamanlarda "Khalkedon" denilen Kadıköy'üne gece kaçmıştır. Ne faydaki ki, Üsküdar etrafında vuku bulan muharebede, artık büsbütün mağlup olduğundan Bizansyunlu Kostantin'e teslim oldular. Kostantin Vizandion şehrini gördükte, mevkiini ziyadesiyle beğendiğinden, burasını büyütüp kendi ismiyle müsemma bir büyük belde yapmak ve payitahtını dahi bu şehri ittihaz etmeye karar vermiştir. Artık bundan sonra bu şehre "Bizansyun" denmeyip "Kostantiniyye" denmeye başlanmıştır. "Bizans"ın gelip yaptığı memleketin büyüklüğü Sarayburnu'ndan Ahırkapı'ya, Ahırkapı'dan Soğukçeşme Kapısı'na ve oradan Yalı Köşkü denilen mahalden dolaşarak yine Sarayburnu'na kadar bulunan mahaldir ki, etrafı sur ile çevrilmiştir. İşte Kostantin bu şehri kara tarafından büyütür ve surlarını Eyüp'ten Marmara Denizi'ne kadar uzatmıştır.

Bu dirayetli Kayser ahalisinin rahatını ve ticaret ve sanatlarının ilerlemesini arzu eylediğinden Roma'dan ve sair memleketlerden, ilim ve hüner sahibi olanları çağırtmış ve Karadeniz ormanlarından kereste ve Marmara Adası'ndan hesaba gelmez taşlar getirtip birtakım müzeyyen ve muhkem binalar yaptırtmıştır. Mahrusa-i Kostantiniyye 41 derece arzında olup, havasının letâfeti cihetiyle küre-i arz üzerinde birinci mevkide tesis olunmuş bir büyük şehirdir. Bu şehrin doğu ve kuzey taraflarını liman suları ve güney cihetini Marmara Denizi kaplar.

İşte bu memleketi 802 tarihinde Birinci Sultan Yıldırım Bayezid Gâzî fethetmeye teşebbüs etmiş ise de, meşhur "Timurlenk" Sivas'ı zapt ettiği haberi üzerine derhal oraya gitmiş olduğundan bu fethe muvaffak olamamıştır. Sonradan İkinci Sultan Mehmed Gâzî 1452 sene-i miladiye ve 858 sene-i hicriyesinde feth eylemiştir. Bu feth maslahatı kendilerinin "Fatih" unvanıyla yâd olunmasına neden olmuştur. İstanbul'un "Vizas" adlı kayserin ibtidai binasından itibaren, Fatih hazretlerinin tarih fethine kadar 2111 sene mürur eylemiştir. Sultan Mehmed Gâzî hazretlerinin fethinde, İstanbul'da hükümdar bulunan; 12. "Kostantin Palaluğu" adlı kişi kayser idi. Bu sebebe mebnidir ki, hâlâ paralarımız "Kostantiniyye" ismiyle damgalanmıştır. Frenkler dahi İstanbul'a "Kostantinopola" derler.

"İstanbul"a İstanbul denilmesinin sebebi şudur ki: Rumcada "poli" kelimesi şehir ve memleket manasına "tin" lafzı ise harfi tariftir; "is" dahi âdeta intihadır ki, na've eh' ve ya' manalarını ifade eder. Bu halde şu lafızlar birleştirildiği halde "İstinpuli" terkibi hâsıl olur ki, "şehre" manasını ifade eder. Bundan anlaşıldığına göre bu şehir Rumlarda iken etraf köylerden şehre gidenlere -nereye gidiyorsun- diye soruldukta "İstinpuli" yani şehre gidiyorum cevabı verilirmiş. Giderek İstinpuli lafzı bu şehre ilm olmuş ve fetihten sonra İstinpuli terkibi "İslâmbol" sözüne tahvil olunmuş ise de, sonraları terkibin aslına nispetle "İstanbul" denmeye başlanmış ve bugün işte "İstanbul" sözü dilde ve yazıda kullanılmaya başlanmıştır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 25.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: istanbul'un, binlerce, yıllık tarihi...,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Akif Edip

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    2. İstanbul Camileri -1-
    3. Çocukluk ya da "alan da pişman almayan da pişman..."
    4. Çocuklara bir ders, bir hikâye ve birkaç öğüt...
    5. Çocuklara öğüt verici üç hikâye...
    6. İstanbul'un binlerce yıllık tarihi...
    7. Âkif'in tercüme ettirip dağıttırdığı eser: İslâm'a Çekilen Kılıç...
    8. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    9. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    10. Sultan Aziz'in katillerinin defterini düren zabit: Çerkes Hasan...
    1. Çerkes Hasan'ın Sultan Aziz'in katillerinden intikamı -2-
    2. Çocuklarımıza Sevgili Peygamberimizi Nasıl Anlatmalıyız?
    3. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'unun hikâyesi...
    4. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'den aşk dersleri...
    5. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Salih Efendi'nin biyografisi...
    6. Sultan Hamid'in büyük kabahati; farmasonlar, irtica...
    7. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    8. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    9. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    10. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    1. Merhum Molla Halit Korkusuz'un hayat hikâyesi...
    2. Millî Şair Mehmed Âkif'in hayatı -1-
    3. "Kürdçü" BDP'lilere Said Nursî'den büyük dersler...
    4. İmam Hâdimî'nin cigara fetvası ve cennet güllerini devşirmek...
    5. İstanbul Camileri ve okuyuculara veda -2-
    6. Feylesof Rıza Tevfik Bey'in hastanede altı hatim indirmesi...
    7. Şimdi öksüz ve yetim kalmanın iri, ağır hüznünü yaşıyoruz...
    8. Süleyman Nazif'in Eşref Edib'e yaylım ateşi...
    9. Tahir Hocamızın kaleminden " Rasûlüllah'ı sevmenin alâmetleri..."
    10. Sahabelerin hadis öğrenmek için yaptıkları seyahatler...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek