Marmara Denizi'ndeki son depremin hemen ardından gazetelerde yer alan Amerikalı bir gazetecinin "İstanbul Rus ruleti oynuyor" tespiti gözlerimizin bir kez daha İstanbul'a çevrilmesine yol açtı!
Şimdi deprem uzmanları yine değerlendirmeler yapıyorlar!
Ve herkes yaklaşan tehlikeye dikkat çekiyor!
İstanbul'u bir büyük felaket bekliyor!
Ama bugün ama yarın!
Felaket kapının eşiğinde ama bu büyük felakete karşı alınmış doğru dürüst bir önlem yok!
Amerikalı gazeteci bu durumu şöyle özetliyor:
"Risk büyük, önlemler yetersiz!
200-300 bin kişi ölecek!
50 milyar dolar zarar olacak!
Herkes korkuyor ama kimse bir şey yapmıyor!
İstanbul Rus ruleti oynuyor!"
Evet, bu tespitler oldukça gerçekçi tespitler!
Deprem riski kapımızın önünde bekleyip duruyor ama bu riske karşı doğru dürüst hiçbir önlem alınmış değil!
Tıpkı sigaranın tüm zararları bilindiği halde hala fosur fosur içilmeye devam edildiği gibi!
Tıpkı trafikte aşırı süratin bütün riskleri bilindiği halde hala ayakların gaz pedalından çekilmediği gibi!
Tıpkı hatalı sollamanın sebep olduğu kazalar herkes tarafından bilindiği halde bu alışkanlığın terk edilememesi gibi!
İstanbul için deprem riski de herkes tarafından biliniyor!
Ama bu riske karşı alınmış doğru dürüst bir önlem ve atılmış bir adım yok!
Bırakın önlem almayı bir de aksine İstanbul nüfusunu daha da şişirecek adımlar atılıyor!
İstanbul bir kültür ve turizm şehri haline getirilmek yerine nüfusunu daha da arttıracak projeler geliştiriliyor!
Sanki 200-300 bin kişi değil de 300-400 bin kişi ölsün denilir gibi davranılıyor!
Ya da 50 milyar dolar zarar değil de 100 milyar dolar zarar olsun gibi hareket ediliyor!
Son deprem felaketinden bu yana İstanbul'un risk taşıyan bölgeleri için laftan başka bir şey üretilmedi!
Şimdi de İstanbul'da oluşturulacak iki yeni şehir tartışmaları ile vakit öldürülüyor!
Yetkililer vakit öldürmekle meşgul iken deprem "Ben buradayım" dercesine ince mesajlar veriyor!
Yani kendisini unutmamamızı istiyor!
Adeta "Ben geliyorum, ne tedbir alacaksanız biran evvel alın" diyor!
Tamam, tevekkül çok güzel de tevekkülün dört dörtlük olması için tedbirlerin de alınmış olması gerekmiyor mu?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



