milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İstanbul halkının parası, Yahudi mezarına mı gidecek?

25 ŞUBAT 2010
PER 03:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bir şeyi saklamanın en iyi yolu, onu herkesin görebileceği bir yere koymaktır' der, kimin söylediğini şimdi hatırlamadığım eski bir söz. Buna itibar eder misiniz bilmem. Ben itiraz etmiyorum. Bu yazıya giriş yapmamı sağladığı için memnun bile kalabilirim bu sözün söylenmesinden ötürü. Şu da söylenebilir bunun üzerinden; Bir şeyi çalmanın en iyi yolu, onu herkesin görebileceği bir şekilde çalmaktır. Çünkü size ait olmasa bile artık adı 'çalmak' değil, sadece 'almak' olacaktır. Zihinler bunu kabul etmeye hazırdır.

Tarih de böyledir. Yapılırken taşıdığı önemden daha fazla tek bir şey vardır; o da yazılırken taşıdığı doğruluk payıdır. Tarihi değiştirmenin en iyi yolu, onu herkesin gözünün önünde yavaş yavaş yapmaktır. Bugün hain olmanızın bir önemi kalmayabilir, zira yüz yıl sonra 'vatan aşığı bir kahraman' olarak pazara çıkarılmanız işten bile değildir. Milliyetçi çocukların anlayacağı şekilde bugünden örnekle söylersek, katil bir kâfir olan Abdullah Öcalan hakkında, yüz yıl sonra 'vefa toplantıları'nın düzenlenmesi işten bile değildir.

Politikacıların ve tarih öğretmenlerinin de anlayacağı şekilde tarihten örnekle söylersek, sözgelimi Mahmut Şevket Paşa! Zamanının bu kudretli paşası, tarihin nasıl değiştirildiğinin güçlü örneklerinden biridir. Bilenler bilir, Mahmut Şevket Paşa, Hareket Ordusu'nun o büyük (!) yürüyüşünün başındaki amcadır. Selanik'ten kalkıp asayişi temin için İstanbul'a gelir. [İstanbul'a gelir dediğim, Mahmut Şevket Paşa, ancak ordu İstanbul'a geldikten sonra gelebilir] Okulda öğretilen tarihten hatırlayalım; Mustafa Kemal Paşa, hareket ordusunda kurmay yüzbaşıdır. Hareket ordusunu da, Selanik'i de, II. Abdülhamit'in tahtan indirilmesini de severiz biz. En büyük gerekçemiz de, cumhuriyeti tek başına (!) kuran Mustafa Kemal Paşa'nın hareket ordusunda genç bir yüzbaşı olmasıdır. Buraya kadar bir şey yok. Buradan sonra şunlar var; Büyükbabamın babası, Mahmut Hoca, hem Kafkasya'da hem de Balkanlar'da savaşmış bir gazidir. Kafkas cephesinde yaralanıp, tedavi için ya da tedaviden sonra cihat için İstanbul'a gönderilir.

Haberiniz olsun, tarihten haberimiz var

Büyükbabamın ondan dinlediği, benim büyükbabamdan dinlediğim ise, Mahmut Şevket Paşa'ya duyulan büyük nefretin hangi isme dönüştüğüdür; dönemin bütün İstanbul halkının ifadesi ile söylersek Mahmut Şevket Paşa'nın adı; 'Manuk Şevket'tir. Bütün herkes, onun bir dönme, gâvur olduğu konusunda hem fikirdir. Başlı başına yazı konusu olan bu hikâyeyi sonraya bırakarak burada kesmeliyim, zira önümüzde çok daha hayati bir mesele var.

Tarihten haberimiz olmadığını düşünmeleri üzücü. Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Türk eğitim sisteminde hangi dersin merkeze oturtulduğunu bir düşünelim. Geometri mi, matematik mi, felsefe mi yoksa edebiyat mı? Hiçbiri değil, İlk eğitimden üniversite son sınıfa kadar tekrar tekrar gösterilen tek bir ders var; İnkılâp tarihi. Bu eğitim sistemiyle tarihten haberimiz olmadığını düşünmeleri normal aslında. Geçelim.

Önce gelecek muhtemel saldırıları sıralayayım; 'Dinci gazetenin bağnaz yazarı, antisemitizm yapıyor ve ancak Hitler zihniyle dünyaya bakıyor.' Bunların söyleneceğini bilerek devam edeyim. Geçen gün gazetelere göz ucuyla bakarken ancak Vatan gazetesinde olabilecek türden cehaletle örülmüş bir habere rastladım, Akşam gazetesinde. Gazetenin 15 Şubat 2010 Pazartesi nüshasında genç bir muhabirin imzasıyla 'İstanbul aşığına 100 yıl sonra vefa' başlıklı bir araştırma haberi vardı. Denildiğine göre, 'modern İstanbul'un temellerinin atılmasına öncülük eden' Kamondo ailesinin büyük ferdi, Salamon Kamondo'nun, Hasköy sırtlarındaki anıt-mezarı, birkaç vakıfla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından tadilata alınıyormuş. 100 yıl sonra gelen vefaymış.

Hadi genç muhabir, haberini hazırlarken Wikipedia internet ansiklopedisinden başka kaynak okuyamamış da bilmiyor meseleyi, peki Büyükşehir Belediye başkanının hiç mi tarih danışmanı yoktur ki Kamondo'nun mezarını onarmayı, 'tarihe büyük vefa' olarak sunmaya çalışıyor? Belediye başkanı bilse muhtemelen bu işe kalkışmazdı. Cehaletin temin ettiği 'kültür eserleri aşkı' ne çocukça bir şeymiş.

Kamondo ailesinin övülmesi doksanlı yılların sonuyla başladı aslında. Siyonist bir projeden başka bir şey değil bu. Zira Kamondo ailesi, yeni bin yılın ideal 'Yahudi Cemaati'ni işaret ediyor. Akıllı, zeki, kandırmayı becerebilen, çalan ama bunu herkesin gözünün önünde yaptığı için hırsızlığı 'almak' olarak pazarlayabilen bir ideal tip...

Kamondo ailesinin kirli tarihi

Kamondo ailesi hakkında söylenen cümlelere bir bakalım; 'Modern İstanbul'un temelini atan... İlk İstanbul belediyesinin temellerine destek veren... Şirket-i Hayriye ve Dersaadet Tramvay Şirketi gibi kentsel alt yapı çalışmalarına öncülük eden... İstanbul'un bir finans başkenti olması için canıyla başıyla çalışan... İstanbul aşığı bir Osmanlı efendisi... Şudur, budur. Bir tek yoksullar ve yetimler için vakıflar kurulduğundan söz edilmiyor. Genç gazeteci muhtemelen bilmiyor ancak Kamondo ailesi bu tür vakıflar da kurmuş. Kabaca söylersek, bir gül bahçesinden gül deriyorlar bize. Sloganları hazır; Yahudi bir bankerin büyük Osmanlı sevgisi... Bütün bunlara inanır mıyız? O kadar da değil.

Büyükşehir Belediyesi'nin, Kamondo ailesine vefa gösterileri bildiğim kadarıyla 2005 yılında başlamıştı. O zaman bu proje hayata geçirilememişti. İnşallah şimdi de geçirilemez diyerek, bir de Kamondo ailesinin gerçek tarihine bakalım. Bakalım, gerçekten gül mü satıyorlarmış? Yoksa bu toprakları, gül gibi satmaya mı çalışıyorlarmış.

Tarih bilmeyen belediye başkanı, onu kandıran danışmanları ve 'Modern İstanbul'u kuran büyük Yahudi' spot cümlesini zihinlere yerleştirmeye çalışan pazarlama şirketi çalışanları için öncesinde şunu belirtmeliyim; Siyonist olmamaları kaydıyla hiçbir Yahudi ile bir problemim yok. İçinde yaşadıkları topluluğu aldatıp sömürmeye çalışmayan hiçbir Musevi ile bir problemim yok. Zira benim Peygamberim, ihanet etmemeleri kaydıyla Yahudilerin kendi toplumunda yaşamasına izin vermiştir. Musevilerle asırlarca İstanbul'da yan yana yaşayabilmişiz. Derdimiz, hainlerle...

Kamondo ailesi, servis edildiği gibi bir gül bahçesi değil, dişlerini bu milletin boynuna kene gibi geçiren kan emici bir şirkettir aslında. Kırım Savaşı'na (1853-1856) girmemize ön ayak olan aile de bu ailedir, savaş sırasında Osmanlı'ya, faiziyle, istediği kadar borç para veren aile de bu ailedir. Bu durum size bir yerlerden tanıdık geliyor olmalı!

Venedik'ten gelip İstanbul'a yerleşen bu ailenin en güçlü ferdi olan Salamon Kamondo, 18. Yüzyılın sonlarında İstanbul'da doğmuş. Ailenin ilk iri işi, 'İsak Kamondo ve Şürekâsı' adlı bir banka kurmak olmuş. Banka! Çünkü bankalar, 'çalmak' fiilini, 'almak' fiiline dönüştürmek için en ideal yerlerdir. Bankayla birlikte, eski galata bankerlerinden olan bu ailenin serveti korkunç derecede çoğalmış. Servet çoğalınca adınız hırsız değil, beyefendi olur!

Bugün mezarı, Büyükşehir halkının parasıyla (senin ve benim paramla) onarılmaya çalışılan Salamon Kamondo'nun İstanbul'daki en sıkı dostu kimmiş tahmin edelim. Bir tanrıya tapar gibi Avrupa'ya tapan Tanzimat'ın meşhur paşası, Mustafa Reşit Paşa! Cerrahi tekkesi şeyhiyle arkadaş olacak değildi ya.

Osmanlı devletini sömürenler

Salamon Kamondo'yu 'Büyük İstanbul aşığı' olarak pazarlayanlar neden şu sorunun cevabını vermiyorlar; Bu büyük İstanbul aşığı neden İstanbul'u terk edip Paris'e yerleşti? Bu soruya verecek bir yalan cevapları vardır hiç şüphesiz. Onlar yalan söylemeden biz hakikati söyleyelim. Şu mide bulandırıcı alçaklığa bakın;

Osmanlı'yı bir cendereye alıp, fahiş bir faizle bol bol borç para veren bu ailenin işleri bir gün tehlikeye düşer. Zira 1860'lardan sonra, Osmanlı Galata bankerlerinden değil, dışarıdan borç almaya yönelir. Bilin bakalım, 'Büyük Osmanlı aşığı'(!) ailemiz bu durum karşısında ne yapar? Sıkı durun; ailemiz Paris'e yerleşip, bankalarının merkezini de Paris'e taşıyarak Osmanlı Devleti'ne Paris'ten borç vermeye başlarlar. Çok daha fahiş faizlerle... Bu adama ve bu aileye vefa öyle mi?

İstanbul'un çeşitli yerlerinde mülk edinen bu aile, mülklerinin büyük kısmına Sinagog inşa etmeyi ihmal etmemiş. Cemaatsiz Sinagog'lar... Belki yarını, belki yarından daha yakını hesap ederek...

Kamondo ailesinin, yoksullar ve yetimler için dernek kurmanın dışında atlamadığı bir husus daha var; tarihin bütün büyük yalancılarının, kendilerini sempatik göstermek için atlamadıkları bir husus; sanat. Aile, sanata düşkünlükleriyle tüm dünyaya nam salmış üstelik. Birçok müzeye, en büyük kişisel hibeleri yapmışlar.

Mesele sanatla ilgilenmeleri değil tabii ki. Osmanlıyı sömüren, sömürmeye çalışan ve onu çöküşe sürükleyen kan emici bir şirkete bugün gösterilen vefa yalanları, üçüncü sınıf sömürge ülkelerinde bile söylenemez. Açık ve net bir biçimde, bu topraklara kene gibi yapışmış Salamon Kamondo ve şürekâsı hakkında çizilmeye çalışılan bu 'güzel adam portresi' kesinlikle 'bizi ne güzel sömürdünüz, sömürdünüz ama en azından bir merdiven yaptınız' demekten başka bir şey değil. Neymiş, modern İstanbul'un simgelerinden biri de Bankalar caddesindeki 'Kamondo Merdivenleri' imiş. Aslında bu zihin için, modern İstanbul'un simgesi, Büyükşehir Belediye binasıdır.

Büyükşehir Belediyesi, eğer kültür eserlerine cidden ilgi göstermeye başlamışsa, binlerce Osmanlı eseri, vakfı, külliyesi ve çeşmesinden başlasın bu işe. Eğer Kadir Topbaş bilmiyorsa benden istesinler, İstanbul'da yok olmaya yüz tutan çeşmelerin yerlerini kendisine verebilirim. Ben bunu yaparım. Son olarak, bu milletin boynuna kene gibi yapışan bu ailenin sonu ne olmuş dersiniz? Söyledikleri eğer yalan değilse, ailenin tümünün hikâyesi Auschwitz'de son bulmuş.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 25.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: istanbul, yahudi, kafkasya, selanik, mustafa kemal, gazete,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yusuf Genç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    2. ‘Kılıç kımıldadığı müddetçe düşman kımıldamaz’
    3. Uzun sözün kısası
    4. İnsanlar ve domuzlar!
    5. Haber siteleri neyin haberini verir?
    6. Ali Şükrü Bey niçin öldürülmüştü?
    7. Yalnız doğurandır doğruyu bulan…
    8. İyi göremeyenler yavaş yürümelidir!
    9. İstanbul halkının parası, Yahudi mezarına mı gidecek?
    10. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    1. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te değil, 7 Haziran 1924’te kabul edildi!
    2. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    3. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    4. Bir İsmet İnönü portresi
    5. Sait Faik’in hikâye dünyası
    6. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    7. John Maynard Keynes’i yıkmanın on altın kuralı
    8. Malcolm X ve Fidel Castro
    9. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    10. Türkiye’de muhafazakârlık
    1. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    2. Mançurya da kahrolur, niye kahrolacaksa*
    3. Bin hırkayla üşüyün, bin lokmayla boğulun
    4. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    5. Gördüğümüz yer, durduğumuz yerdir
    6. Kâfire mucize gösteremezsiniz
    7. Kılıçlarımızı ancak kalkanı almak için bırakmalıyız!
    8. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    9. Hasan Aycın ve Kudüs Ey
    10. Ümmetin namusu, tüfeklerin namlusundadır!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek