Recep Tayyip Erdoğan, "Refah Partisi" döneminde, "Millî Görüş belediyecilik anlayışı" sayesinde İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) yönetiminde başarılı oldu ve bu başarıya istinaden başbakanlığa kadar ulaştı... Kadir Topbaş, 2004 yılından beri başkan...
İDO'nun İBB tarafından satışı vesilesiyle KİT'ler, BİT'ler ve "FAİZLİ BORÇLAR" ile ilgili dört yazı yazdım. Bu arada İBB Meclisi'nde 2010 faaliyetleri değerlendirme toplantısı yapılmış. Bundan sonra yazacaklarım, İBB Meclis Üyesi Ahmet Sadıkoğlu'nun Meclis'te dile getirdiği görüşlerinden derlenmiştir.
İBB Faaliyet Raporu'nu incelediğimizde, 5.985.182,250 TL geliri ile 6.513.000.000 TL gideri vardır... İBB'nin borçlarını 2009 yılı ile mukayese ettiğimizde 1.200.000.000 TL artış göstermekte, İSKİ ve İETT'nin borçları ile beraber 10.188.000.000 TL'ye çıkmış olduğu görülmekte... Fakat bu hesaplara hak edişlerden oluşan borçlar ilave edilmemiş; 31/12/2010 tarihi itibariyle İBB'nin toplam borcu ne kadardır, bilinmemektedir... İBB, 2010 yılı içerisinde borcu borç ile kapatma gayretleri içerisine girmiş!!! Aslında bizler de Meclis üyeleri olarak bu kadar borçlanma yetkisi vermekle yanlış yaptık ve yazık ettik...
Şimdi sizlerle sayın Kadir Topbaş'ın görevi devraldığı 2004 yılı mali yılı mazbatasını paylaşmak istiyorum. O günkü yönetim 2004 yılı içerisinde kullanılmak üzere meclisimizden 110.000.000 dolar borçlanma talep etmiş, fakat tahmini bütçe oylanırken meclisimiz bu borçlanma maddesi yetkisini iptal ederek bütçeyi kabul etmiştir. 2004 yılını hemen Mart ayından sonra göreve gelen Kadir Topbaş, neredeyse borçsuz bir belediye devralmıştır ama bugün gelinen nokta neredeyse her ay bundan çok daha fazla borçlanma yetkisini vermek suretiyle İBB'nin borcunu bu noktalara çıkardık. Bu durum kaynakların çok iyi yönetilmesi değil, "İFLAS"tır. Çünkü bu borçların kapatılması için İBB nesi varsa her şeyi "SATMA" gayreti içerisine girmiştir... (Dikkat edilirse, aynen KİT'lerde oynanan oyun ve uygulanan strateji; BİT'leri de zarar ettir, iflas ettir ve sermayeye SAT!!!)
BORÇLARIN İBB'YE "FAİZ" YÜKÜ: Genel bütçede 309.000.000 TL, İETT bütçesinde 164.000.000 TL, İSKİ bütçesinde tahmini 30.000.000 TL, emanetler hesabımda tahmini 100.000.000 TL olmak üzere, TOPLAM 603.000.000 TL.
FAİZ yükünü bütçe içerisinde bir kalemle mukayese edelim: Personel giderlerine baktığımızda, toplam 13.431 kişiye ödediğimiz ücret 492.000.000 TL. Bunlar için sosyal güvenlik kurumlarına ödenen prim giderleri 95.118.000 TL. Toplam 587.118.000 TL'dir.
Fark etmişsinizdir, FAİZCİ küresel sermayeyi destekleyerek, en fazla 15-20 kuruluşa ödediğimiz FAİZ, 13.431 personelimizin toplam maliyetinden çok daha fazla!!!
Böyle olmasına rağmen, İBB yönetimimiz, tasarruf yapmak için gözünü personel giderlerimize dikmiş, elini işçimizin ve memurumuzun sofrasına uzatmıştır... Yine sizin yeni ifade ettiğiniz (Kadir Topbaş'ı kastediyor) Mevlana'ya ait güzel bir sözü hatırlatacağım; "Bir neslin geleceğini bir önceki nesil hazırlar."...
Şimdi de İDO ve İGDAŞ'ı satma gayreti içerisine girdik... Geçen hafta hep beraber medyadan takip ettik. İDO'ya bizler 3-4 milyar dolar teklif beklerken, 861 milyon dolara satıldı!!! Bu rakamı değerlendirdiğimizde, İBB'nin 2 yıllık FAİZ GİDERİDİR!!!
Daha dün, Asya Belediye Başkanları toplantısındaki konuşmanızda, 7 yıl önce devraldığımız İDO'yu bir dünya devi haline getirdik demiştiniz. Karşılığı bu mu olacaktı?!. Halbuki sizler seçim propagandalarınızda İGDAŞ'ı, İDO'yu, İSPARK'ı satmayacağınızı, "halka arz yapacağınızı" İstanbul halkına söz vermiştiniz. Ayrıca, bu kurumlar sizlere sizden öncekilerin İstanbul'a yaptığı hizmetler olarak bırakılmış emanetlerdir. Evet, altını çiziyorum, "EMANETLERDİR" ve ne demek istediğimi anlayacaksınız. Siz İstanbul halkına söz vermiştiniz. Bir mümin söz verince ne yapması gerekir, bunu sizler en az benim kadar bilirsiniz. Bunlar size emanettir. Emanete karşı bir müminin nasıl davranacağı bellidir. Siz konuştuğunuzda doğru konuşursunuz, yalan konuşmazsınız, bu müminin vasfıdır. Bunların tersini yapanın vasfının ne olduğunu sizler de en az benim kadar bilirsiniz...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




