İşsizliğin 25 sebebi vardır, işsizlik sorununun çözümü için öncelikle işsizliğin sebeplerini ortadan kaldırmak gerekir diyorduk; "TEŞHİS" ve "TEDAVİ" devam ediyor...
"ADİL (EKONOMİK) DÜZEN"DE İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM nasıl gerçekleşir?
15) İŞSİZLİĞİN BİR KAYNAĞI DA SİGORTA SİSTEMİDİR. Çalışana zorluklar çıkararak niye çalıştın diye ceza veriyoruz! İşverene de niye işçi çalıştırdın diye ceza kesiyoruz! Tüccar böyle bir cezaya maruz değil, çalışmayana ve üretmeyene bir ceza yok! Bu uygulama da işletmeleri üretime değil, havadan para kazanmaya götürmekte, çalışanları ve üretim yapanları da çalışmaktan ve üretim yapmaktan caydırmaktadır.
-Bu önemli sorunun çare ve çözümü "genel sigorta"dır. Herkese yeryüzündeki kira payından bir pay verilir. Bugün çalışanlardan kesilir, çalışmayanlara verilir, yarın kendisi de çalışamaz olunca o günkü çalışanlardan pay alır. "Zorunlu Primli Sigorta Sistemi" yani bugünkü uygulama işçinin ve işverenin elini kolunu bağlamaktadır.
16) İŞSİZLİĞİN BİR KAYNAĞI DA GÜMRÜKLER VE VİZELERDİR. Bu ülkede satılamayan mal gümrükler sebebiyle dışarı çıkıp satılamamakta, dolayısıyla işçiler işsiz kalmakta, yahut işletmeler gümrüksüz ham madde bulamadıklarından iş yapamamaktadır.
- Bu gümrük musibetinin çaresi ve çözümü vizeleri ve gümrükleri kaldırmaktır. Halkın kolay seyahat etmesi ve yüklerini yani mallarını taşıyabilmeleri için kervansaray tipi uluslararası bedava ulaşım ve mal nakliyesi imkanlarını sağlamaktır.
17) İŞSİZLİĞİN BİR KAYNAĞI DA KİŞİLERDEN ALINAN VERGİDİR. Kişi alınteri ile kazanmaktadır. Bizim ondan vergi almamız demek, çalışanı cezalandırmamız demektir; 'ne diye çalışıyorsun; çalışma, tembel tembel otur' demektir!!!
-"Adil (Ekonomik) Düzen"de vergiyi kişiden değil işletmeden alırız... Verdiğimiz hizmet (25 Genel Hizmet) karşılığı payımızı alırız... Toprağımızın kirasını alırız...
18) İŞSİZLİĞİN BAŞKA BİR KAYNAĞI DA MERKEZÎ EKONOMİDİR, İŞ VERME İLKESİDİR. Merkez istediği kimselere istediği işi vermekte, onlara istediği malı ürettirmekte ve istediği kimselere zorla satarak ekonomiyi güya yürütmektedir. Oysa merkez halkın ihtiyaçlarını bilemez, iş yapma ve üretim imkanlarını da bilemez.
-Bu önemli sorunun çaresi ve çözümü için "iş verme sistemi" yerine "iş bulma sistemi"ni geliştirmeliyiz. Krediyi halka yani emeğe/işçiye vermeliyiz. Halk yani emek sahibi istediği işverenle anlaşacak ve çalışacak, böylece işsizlik kalmayacaktır.
19) İŞSİZLİĞİN BAŞKA BİR KAYNAĞI MUTLAK MÜLKİYETTİR. Birisi bir fabrikaya sahipse onu durdurabilir, üretim yapmayabilir, istediği gibi değerlendirebilir! Birisinin tarlası, tarım arazisi varsa, ekmeyebilir! Birisinin arsası varsa inşaat yapmayabilir, yaptırmayabilir! Bu da varlıkların değerlendirilememesine ve işsizliğe sebep olmaktadır.
-Bu olumsuzluğun çaresi olarak iki çeşit mülkiyeti tedvin etmemiz gerekir; "işletme mülkiyeti" ve "yararlanma mülkiyeti". "İşletme mülkiyeti" ehliyete dayanır, işletmeler işlet(e)meyenlerin elinden alınır. "Yararlanma mülkiyeti" ise hisse sahiplerinin elindedir, semeresinden yararlanırlar, kimsenin mülkü elinden alınmaz.
20) İŞSİZLİĞİN BİR SEBEBİ DE BÜROKRASİDİR, ÜLKEMİZDEKİ ÇOK YÖNLÜ BÜROKRASİDİR. Maaşlarını alan memurlar kendilerine göre devleti düşünmekte, işletmelere ve kişilere "kolaylık" değil de "zorluk" çıkarmakla görevlerini yaptıklarını sanmaktadırlar! Bu zihniyet de işletmeleri çökertmekte, vatandaşları hayattan bezdirmektedir.
-Bunun çare ve tedavisi, devlet memurlarını devlet işletmesine ortak yani hisse sahibi yapmaktır. Devletin gelirleri arttıkça memurların maaşları artmaktadır, devletin gelirleri azaldıkça memur maaşları da azalmaktadır. Bir de devlet memuruna imtiyaz tanınmamalıdır. Hakemlerin karşısında herkes eşit olmalıdır. Memur yanlış yaptığı için değil, yapmadığı yani işini geciktirdiği için sorumlu olmalıdır.
Bitmedi; tesbit ve teşhislerimiz ile tedavi ve çözümlerimiz son yazıyla devam edecek...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



