En başta şunu söylemeliyim ki, İsmet Özel Türkiye’de fikir üretebilen en önemli isimlerden birisidir. Bendeniz şahsen onunla aynı havayı teneffüs ettiğim için ve aynı dönemde yaşadığım için mutluluk duyuyorum. Fikrimce onun ölüsü bile (Allah geçinden versin) nice dirilere bedeldir. Kaldı ki bugün İslamî kesimde kalem oynatanların önemli bir kısmı ondan etkilenmiştir. Ve önemli bir kısmı da etkilenmekle de kalmayıp, üretme zahmetine katlanmaksızın onun ürettiklerini kendilerine mal etmişlerdir. Ne de olsa hazıra konmak kolay ve tatlıdır.
İsmet Özel’in derdi ne ki bu aralar yoğun bir dernek çalışmasının içine girdi? Zaten kitapları okunuyor, karizması yerinde… Neden bu işlerle uğraşıyor dersiniz? Bu faaliyetleri esnasında ciddi tehlikelerden bahsediyor. Hadi biz komplo teorisi üretiyoruz, koskoca İsmet Özel de mi öyle?
İsmet Özel gibi ender yetişen bir düşünce adamı bugün İstiklal Marşı Derneği’ni kuruyor ve her yeri karış karış dolaşarak insanlara bir şeyleri anlatmak için didiniyorsa bu olaydan bizim ibret almamız gerekiyor. Birincisi; neden İsmet Özel? İkincisi; neden İstiklal Marşı Derneği? Bu soruları kendi kendimize sormalıyız.
"Neden İsmet Özel?" Çünkü o gidişatın iyi olmadığını anlayan ve eksikliklerimizin neler olduğunu bilen birisidir. Yani içine düştüğümüz kötü durumu ferasetiyle sezebilen ve sorunlarımızın temellerine inebilen bir isimdir. Onun bir başka özelliği ise ılımlı İslam temsilcileri tarafından kafaya alınamamasıdır. Tabir-i caizse satın alınamaması da diyebiliriz buna. O düşüncelerinin çilesini çeken bir mütefekkir, samimi bir mümindir. Başlatmış olduğu hareketi destekleyen öyle büyük sermayeler de yoktur.
Peki, öyleyse bir kez daha soralım; neden İsmet Özel? Çünkü halkını uyarma vazifesini omzuna yüklenmeyi göze alabilen yiğit bir insandır. Kuşku yok ki onun yaptığı hizmet halis kalpli insanlara nasip olacak türden bir hizmettir. Kendisi bu hizmetini bir fedakârlık olarak değil yapmak zorunda olduğu bir farz-ı kifaye olarak değerlendiriyor. Madem bir yiğit yola çıkmıştır ve o da hayırlı bir yoldur, o halde bizim de hiçbir şey yapamıyorsak bile hiç olmazsa kalben onu desteklememiz gerekir. Nitekim zalimlere düşman olduğumuz gibi âlimleri de severiz. Zalimin yüzüne tükürmekten utanmadığımız gibi âlimin elini öpmeyi de gurur meselesi yapmayız.
İkinci soru; neden İstiklal Marşı Derneği? Milli varlığımız, istiklalimiz, bağımsızlığımız, mili ve manevî değerlerimiz, bayrağımız, toprağımız ve vatanımız tehlikede mi ki; bu dernek kuruldu? El cevap. EVET tehlikede. İsmet Özel gibi kendisini milli ve manevî değerlerimize adamış bir şahsiyet İstiklal Marşı Derneği’ni kurmuş ise bu durumun mutlaka çok büyük bir önemi olmalıdır. Demek ki hakikaten de büyük bir tehlike var ki bu dernek kurulmuştur. Bu derneği herhangi bir isim kurmuş olsaydı belki önemsememe lüksümüz olurdu fakat İsmet Özel gibi "özel" bir ismin dikkat çektiği tehlikelere kulaklarımızı tıkamamız bizim yararımıza olmayacaktır.
Neden İstiklal Marşı Derneği sorusunu sormaya devam edelim. En başta İstiklal Marşımızda "Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın" denildiğine göre demek ki İsmet Özel bazı alçakların varlığına dikkat çekmek istiyor. Peki, bu alçaklar kimler olabilir? Bizi vatan ve millet kavramlarından uzaklaştırmaya çalışanlar ve küresel emperyalist güçlerin maşası haline getirmek isteyenler olabilir mi acaba? Milli duruşumuzu yamultmak isteyenler mesela…
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda" denildiğine göre İsmet Özel’in bu vatan ile ilgili ciddi bir endişesi olmalıdır. "Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım" denildiğine göre İsmet Özel bir çeşit esarete dikkat çekmek istiyordur. "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" denildiğine göre İsmet Özel mutlaka tek dişi kalmış İslam düşmanlarına karşı bir medeniyet vurgusu yapıyordur.
Hakka tapan bu milleti bizimle kan uyuşmazlığı olan Batıya mahkûm edenler için İsmet Özel’in söylediği ve söyleyeceği daha çok şey vardır. Her ne kadar "Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar" ifadesinde anlatıldığı gibi batılılar gücü, silahı ve parayı ellerinde tutsalar bile bizim onların kültür emperyalizmine karşı koyacak "Benim iman dolu göğsüm gibi serhatim" var diyebilen Mehmet Akiflerimiz ve onu tekrar gündeme getiren İsmet Özellerimiz vardır. Bu millet her ne kadar zaman zaman gaflet uykusuna dalsa da imanlı bir millettir. "Şu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli" dizesinde de denildiği gibi bu milletin imanına ezanlar şahitlik etmektedir.
Bu kısa yazıda İsmet Özel’i ve İstiklal Marşı’mızın önemini anlatmamız mümkün değildir. Biz bu yazıda sadece dertli bilince sahip bir mütefekkirimizi kendi hesabımıza desteklediğimizi ifade etmek istedik. Bu vesileyle İsmet Özel’e bizlere İstiklal Marşı’mız üzerinde yeniden düşünmeyi hatırlattığından dolayı ve ayrıca vatanımıza, milletimize ve İstiklal Marşı’mıza yaptığı farz-ı kifaye hükmündeki hayırlı hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor "Allah razı olsun" diyoruz. Ve bu uğurdaki tüm çalışmalarının milli şuurumuzu yeniden kazanma yolunda hayırlara vesile olmasını diliyoruz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



