milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?

09 ŞUBAT 2010
SAL 04:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Meseleyi bu kadar bekletmemin kendi açımdan tek bir açıklaması vardı, konunun gündemden uzaklaşması. Ciddi ve soylu meselelerin, günümüzde daha çok bir köşeyi dönmenin aracı olarak kullanılan köşe yazarlığının gündeminden çekildikten sonra ele alınmasında fayda var. Fayda var çünkü onların büyük bir kısmı, popülist bir gevşekliğin kollarında zırvalamaktadır. Tüketilecek şeyi aramanın ve bulunca onu nesneleştirmenin peşinde köşelerdir büyük kısmı. Buranın bu anlamda bir köşe, yazının da köşe yazısı olmadığını fark etmekle işe başlayabiliriz. Burası bir mevzi, yazı da bir mermidir.

İsmet Özel'in, Türklük ve Alevilik üzerine söyledikleri, hayatlarındaki en önemli entelektüel uğraşları televizyon izlemek olan bir kitlenin gündemine, yine televizyon sayesinde taşındı. Onların yarım akılla söyledikleri gibi söylemiş olursak, İsmet Özel'in söyledikleri 'gündeme bomba gibi düştü' Kimileri bu bombanın altında, kimileri üstünde kimileri de yanında kaldı. 'Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor' diyen, yeryüzünün yaşayan en büyük şairinin sözleri karşısında birileri fena halde ürktü. Haklılar.

Öncelikle zorunlu bir açıklama yapmak durumundayım; belirtmek gerekir ki, bu yazı İsmet Özel'in söylediklerini tevil etmek ya da açıklamak için yazılmadı. 'İsmet Özel aslında şunu dedi' ya da 'demek istiyor' gibi bir saygısızlığa da başvuracak değilim. İsmet Özel'in sözlerini savunmak için de kaleme alınmış bir yazı değil bu. Bu yazıyı kaleme alıyor olmamın tek gerekçesi var. O gerekçe de İsmet Özel'in sözleri karşısında, belli yerlerde türeyen soytarıların, cehalet ve küstahlığın sınırlarını aşarak Türkiye'nin bu en önemli düşünce adamının sözlerini 'saçmalık ve zırva' olarak sunmaya çalışmalarıdır. O kadar kolay ve o kadar rahat değil. Herkesin haddini bildiği bir Türkiye ne kadar güzel olurdu? Bu yazıyı yazıyor olmamın gerekçesi, aslında kendimi savunmaktır.

Son tartışmalarla birlikte, öteden beri inandığım bir gerçek, hakikat oldu. İsmet Özel, bu ülkede bir turnusol kâğıdı işlevi görüyor. İsmet Özel'in sözlerini henüz ağzından çıkmadan öldürmek isteyenlerin kimliği ile İsmet Özel'in söylediklerini her zaman dinlenmeye değer görenlerin kimliklerini ayırt ediyor bu kâğıt. Birçok kişiye ağır gelebilecek olan şu cümleyi bu satırların arasına koymak zorundayım: İsmet Özel'e yöneltilen eleştirilerden kimin ne kadar adam olduğu ortaya çıkıyor. Bu açık ve kesin.

Kimler 'İsmet Özel sadece şiir yazsın' deme küstahlığına düşüyorsa, o gerzeklerin İsmet Özel şiirinden habersiz olduklarını belirtmek gerekir. Kimler 'İsmet Özel saçmalıyor' deme cehaletine düşüyorsa, o idraksizlerin, dünyayı kendileri gibi anlamsızlaştırmaya çalıştıklarını anlamak gerekir. Kimler 'İsmet Özel ırkçılık yapıyor' diyorsa o düşüncesizlerin İsmet Özel'i ambalajlamaya çalıştıklarını fark etmek gerekir.

Bunlar ve daha fazlasını yazıyorum çünkü İsmet Özel'in neye karşılık geldiğini çok iyi biliyorum. Bugün Türkiye'de yaşı elli ve altında olan tek bir Müslüman yazar, düşünür, çizer, entelektüel ya da sanatçı var mıdır ki, 'Ben İsmet Özel'den bir şey öğrenmedim' diyebilsin? Bugün Türkiye'de olan tek bir Müslüman sanatçı var mıdır ki, 'İsmet Özel'in benim üzerimde hiçbir hakkı yoktur' diyebilsin. Türkiye'de yaşayan Müslümanlara, hakikati dolayımsız ifade eden bu büyük düşünürü, popülizmin kötü bekçiliği eşliğinde sırtından bıçaklamaya çalışmak hangi aklın ürünüdür? Onu sırtından bıçaklamaya çalışanlara yaltaklık etmek hangi vicdanın kabulüdür?

Zor zamanda konuşan...

İsmet Özel'in Müslüman olmasını hâlâ hazmedememiş olan iri Marksistlerin, büyük dinci (!) yazarların ve onların ahlaksız yavrularının, daha çok intikam duygusuyla ellerine geçirdiklerini sandıkları bu fırsatı iyi kullanmaya çalıştıkları aşikâr. Sorun şu ki, İsmet Özel, önceki sözlerinden farklı bir şey söylemiyor. Buradan şunu anlamak gerekiyor; demek ki bu ülkedeki sözünü ettiğimiz köşe yazarları, düşünmek ve yazı yazmak için, televizyon programlarının kj'lerine ihtiyaç duyuyor. İşte ben de bu köleleri görüyorum ve karavaşları... Alt yazı görmeden yazı yazamayan zavallıları...

Türkiye için böylesine hayati öneme sahip bir düşünürün sözlerini ambalajlayıp, tek endişesi para kazanmak olanların da anlayabileceği tek satırlık alt yazılar haline getirenler, karşısında oldukları şeyin farkında değiller. Otuz yıldır [aslında daha uzun] bize, hakikati dolayımsız ifade eden ve parmak ayı gösterdiğinde, parmağa değil aya bakmamız gerektiğini öğreten İsmet Özel, 'Zor zamanda konuşan' adam değil midir?

İsmet Özel; "Kâfirle mücadeleyi göze alan Müslüman'a Türk denir" diyor. "Müslüman olmayan Türk olamaz" diye de ekliyor. "Türk, bir ırkın adı değil, bir karakterin adıdır" diye devam ediyor. 'Türk bir karakterin adıdır' diyen adamı, 'ırkçı' olarak yaftalamak, Türkiye'de hangi kirli odakların ekmeğine yağ sürecektir?

Şunu iyice anlamak gerekir ki, İsmet Özel'in 'Türk' tanımı üzerine kurduğu mevzi, kendi bağlamında ele alınmayı gerektiriyor. İsmet Özel'in ortaya koyduğu mesele, kendi bağlamında ele alınmadığında, idraksizlerin elinde sadece 'İsmet Özel şimdi de Türkçü oldu' garabet yargısı kalır. Bunu anladıktan sonra sorulabilecek sadece tek bir soru vardır. O soru da böyle bir tanıma/bağlama 'ne gerek var' sorusudur. Eğer bu soruyu art niyetle soruyorsak, ortada bizim için devam eden problem büyüyor demektir. John Locke'dan sonra giderek daha da alçaklaşan bu liberal dünyada yutulmaya hazır birer lokma haline geliyoruz demektir. Yok, eğer, bu soruyu iyi niyetle soracak olursak, elde edeceğimiz cevap, alnımızı terletmemize değecek önemde olacaktır. İsmet Özel'in yazdığı her satırı okumuş biri olarak belirtmem gerekir ki ben, İsmet Özel'in yalan söylediğine şahitlik etmedim. Otuz yılını verdiği Milli Görüş gazetelerinde, 'şu günün sonunda düşman var' dediği hangi yazısındaki uyarılar gerçek çıkmadı, herkese sormak gerekir.

İsmet Özel konuşunca...

Düşmanı göremeyenlerin, düşmanı görüp de ona karşı önlem hazırlığına girişenlerin koşuşturmacasına kahkaha atmaları neyse, bugün İsmet Özel'e karşı gösterilen muamele de aynıyla odur. Bu topraklar üzerine titreyen, elde edebilmesi pekâlâ mümkün dünya nimetlerini elinin tersiyle iten bu büyük düşünürün, Türkçeye, Türk şiirine ve düşüncesine yaptığı katkıları göz önüne aldığımızda, bu topraklarda istediği her cümleyi kurma hakkının olduğunu görmek bile mümkünken, kendisine yöneltilen eleştirilerin, derinlikten ne kadar yoksun ve sığ olduğunu görmek üzücü.

İstediklerine göre, İsmet Özel konuşmamalı. Bunda haklılar. Çünkü İsmet Özel konuşunca, semiz muhafazakârlar ürküyor. Çünkü o konuşunca, alçaklığı bilimsel kisveye sokmaya çalışan gevşek liberalistler düzenlerinin bozulduğunun farkına varıyor. Çünkü o konuşunca, 'dinler arası diyalog' yutturmacasının, hangi ayetleri yalanmak için kurulmuş bir tuzak olduğunu söyleyecek. Çünkü o konuşunca, demokrasinin nasıl modern dünyanın dini ilan edildiğini ve kimlerin bu kisve altında bütün dünya halklarını kandırdığını söyleyecek.

"Önemli olan ne söylediğimiz değil, söylediklerimizle dikkatlerin Kur'an'ı Kerim'de yoğunlaşmasını sağlamamızdır" diyen bir Müslüman düşünürün sözlerini, hangi Müslümanlar hangi gerekçeyle 'zırva' ilan etme cesaretini gösterebilecek? Padişah sofralarına koşarak oturanların İsmet Özel'e söyleyecek ne sözleri olabilir?

İsmet Özel'in Alevilikle ilgili söyledikleri, tarihsel bir arka plana sahip olmadan uydurulmuş şeyler mi? Ortada bir kafa karışıklığı söz konusuysa, sorulması gereken sorular vardır. Mesela, Fıkıh! Sadece İstiklal Harbi'nden sonra değil, öncesinde de bir karışıklık var. Eğer İsmet Özel'i haksız çıkarmak için İbn Batuta'yı yalancı çıkarmayacaksınız, açın Büyük Dünya Seyahatnamesi'ni okuyun. Dinleyin bakalım Batuta, Kırım'a çıktığı sahneyi nasıl anlatıyor. Batuta, Kırım'a çıktığında ziyaret maksadıyla gördüğü bir kiliseye girdiğini söylüyor, Seyahatname'sinde. Papazla kısa bir görüşme yaptıktan sonra, kilise duvarındaki resmin kime ait olduğunu soruyor. Batuta'nın anlattığına göre papaz, bu soru karşısında oldukça şaşırarak 'Tanımıyor musunuz? Bu peygamber Ali'nin resmidir' demekle yetiniyor. Şimdi, ortada aydınlatılmamış bir karışıklık yok mu? Elbette var. Bununla ilgili kurulan net cümlelere niçin saldırı var o halde? Yarasaların, bu ışığı söndürme gayreti neden?

Elbette sayfalarca devam ettirilebilecek bir konu üzerinde durduğumun farkındayım. İsmet Özel'i savunmadım, sadece anlamsızlığa savaş açtım. Bütün bunlardan sonra, 'İsmet Özel'e hakkını verecek miyiz?' sorusunu tekrar düşünürsek, sorunun yanlışlığını da anlamış oluruz. Türkiye'de İsmet Özel'e 'hak' verecek ya da vermeyecek olan kimmiş?  Belki İsmet Bey'e sorulması gereken soru şudur; neden kölelerle televizyona çıkıp, karavaşlarla tartışıyor gibi yapıyorsunuz?

Bu ülkede herkesin, bir yerlerden bir şekilde temin edilmiş bir özgürlüğü var. Basının özgürlüğü konusunda herkes duyarlı, Yargının özgürlüğü konusunda herkes tetikte bekliyor, sivil toplum kuruluşlarına sayısız özgürlükler bağışlanıyor. Hemen her gün bir yerlerin ve grupların 'dokunulmazlık, özgürlük ve üstünlük' mavallarını işitiyoruz. Hemen her gün birilerinin kutsallığı üzerine nutuk dinliyoruz. Hakikat bu mudur? Hakikat şudur: Bu ülkede birilerine özgürlük verilecekse, bu savcılardan önce şairlerdir. Şairlerin, verilecek bir özgürlüğü reddedeceklerini iyi bildiğim halde bunu söylüyorum. Hakikati, dolayımsız ve hesapsız ifade edebilme cesaretine sahip üç kişinin var olduğunu öğreniyoruz İsmet Özel'den; Şairler, çocuklar ve deliler.

Bu yazıyı uzatmanın anlayışsızların anlayışını genişleteceğini sanmıyorum. Sadece bu önemli mevzide kendimi savunmalıydım ve kısmen de olsa savundum. Aslında yeni bir şey yaşamıyoruz. Tarih, düşmanı göremeyen küçük adamların, büyük adamların tedirginliğine kahkaha attığı sayfalarla doludur. Sorulması gereken birkaç sorum olduğunu da belirtmeliyim; Neden hiç kimse, İsmet Özel'i bir yazısı üzerinden eleştiremiyor? Neden hiç kimse bir kitabını ortaya koyup da 'saçmalamış' deme küstahlığında bulunamıyor? Koskoca Türkiye'de neden bir kişi çıkıp da bunu yapamıyor?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 09.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ismet özel, materyalizm, şiir, şair, alevi,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 3 yorum|yorum rssrss

  • ismet özeli anlayamamak kimin suçu

    ismet Özel geçtiğimiz cumartesi günü istiklal marşı derneğinin açılışı için Bartın'daydı akşamda bir konferans verdi ondan önce konuşan 7şb başkanının ardından kendisi kürsüye geldi yaklaşık 1saat konuştu israrla türk olmanın önem ve faziletlerini anlattıkdan sonra "buraya dikkat" şunları söyledi BUGÜN BÜTÜN DÜNYADA EGEMEN GÜÇLERDEN İCAZET ALMADAN ONLARIN YARDIMI OLMADAN KURULMUŞ TEK TEŞKİLAT İSTİKLAL MARŞI DERNEĞİDİR VE SON SÖZÜ İLK SEÇİMDE BURAYIDA TULUM ÇIKARTACAZ İNŞ. bundan ne anlamalıyız?

    mgv_li | KatılıyorumKatılmıyorum (4.0/10 puan) | 09 Şubat 2010 19:38

  • suizannı da'vet edicidir.-2

    kişi Türk yaratılabilir,bu hususta tercihi söz konusu değildir

    ama,kişi Müslüman yaratılmaz,fıtrat üzere yaratılır,daha sonra

    kendi irade ve tercihi ile Müslüman olur.İslam yerine Türk keli

    mesini kullanma bir cezbe eseri ise,Alem-i Sahv'a dönüldüğünde,

    onun tashihi gerekir.Cezbe eseri sarf edilen bu söz de,o hal ü

    zere olmayan başkalarının kullanımına yasaklı bir söz olarak ka

    lır.Cezbe ve sekr eseri şatahatla dolu Fütuhat-ı Mekkiye müelli

    fi Muhyiddin-i Arabi (k.s.)ne diyor? Bu kitabımızı bizim makamı

    mızda olmayanlara okumak haramdır.

    ketaş-e | KatılıyorumKatılmıyorum (3.0/10 puan) | 09 Şubat 2010 11:57

  • suizannı da'vet edicidir.-1

    Şair İsmet Özel'in -Ben üstünüm,çünkü,Türk yaratılmışım.- sözün

    deki Türk kelimesini İslam'la özdeş bir anlam üzere kullanıyor

    olması,İnd-i İlahi'de kendisini kurtarmaya ne derece yeterli o

    lacaktır,o husus Allah'la kendi arasında.Bu hususta,fazla da i

    leri gitmeye bence gerek yoktur.Fakat,bunu geniş okuyucu kitle

    si nasıl anlar,şairin muradının o olduğu kendisine ulaşsa bile,

    İslam yerine konmaya çalışılan o kelimeyi ne derece masum göre

    bilecektir? O kelimenin mucidine bir suizann kapısını aralama

    ihtimali az mıdır? Türk yaratılmaktan kasıt,hakikaten Müslüman

    yaratılmaksa,

    ketaş-e | KatılıyorumKatılmıyorum (3.6/10 puan) | 09 Şubat 2010 11:44

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yusuf Genç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    2. ‘Kılıç kımıldadığı müddetçe düşman kımıldamaz’
    3. Uzun sözün kısası
    4. İnsanlar ve domuzlar!
    5. Haber siteleri neyin haberini verir?
    6. Ali Şükrü Bey niçin öldürülmüştü?
    7. Yalnız doğurandır doğruyu bulan…
    8. İyi göremeyenler yavaş yürümelidir!
    9. İstanbul halkının parası, Yahudi mezarına mı gidecek?
    10. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    1. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te değil, 7 Haziran 1924’te kabul edildi!
    2. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    3. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    4. Bir İsmet İnönü portresi
    5. Sait Faik’in hikâye dünyası
    6. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    7. John Maynard Keynes’i yıkmanın on altın kuralı
    8. Malcolm X ve Fidel Castro
    9. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    10. Türkiye’de muhafazakârlık
    1. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    2. Mançurya da kahrolur, niye kahrolacaksa*
    3. Bin hırkayla üşüyün, bin lokmayla boğulun
    4. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    5. Gördüğümüz yer, durduğumuz yerdir
    6. Kâfire mucize gösteremezsiniz
    7. Kılıçlarımızı ancak kalkanı almak için bırakmalıyız!
    8. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    9. Hasan Aycın ve Kudüs Ey
    10. Ümmetin namusu, tüfeklerin namlusundadır!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek