Bismillahirrahmanirrahim
Âlemleri yaratan, yaşatan, yöneten, terbiye eden Rabbimize hamd, her şeyi tanzim edici, âlemlere rahmet Peygamberimize salât ve selam olsun.
Dünya olaylarına baktığımızda kendiliğinden oluşan bir tek olayla karşılaşmamız mümkün değildir. Gerçekleşen bütün olaylar bir tasarlayıcının planı doğrultusunda karşımıza çıkar. İnsan sosyal bir varlıktır. O dünya hayatında mutlu bir hayat sürmek ister. Her talep bir mükellefiyet getirir. İnsan barış ve huzur içinde yaşamak istiyorsa, böyle yaşamanın şartlarını oluşturarak tevhide dayalı bir medeniyetin kurulması için çihad eder ve böylelikle İslam ile saadet bulur. Veya dünyada bunalımlı bir hayata razı olup Irkçı Emperyalizmin kurduğu bu zulüm dünyasında onların köleleri olarak rezil bir hayat sürer. Kul fiilini niyet edip işleyen, Allah ise yaratanıdır. Karşılaşılan olaylar ve sonuçları bakımından tesadüfen olmuş bir barıştan söz edilemeyeceği gibi tesadüfen olmuş bir tek terör olayından da söz etmemiz mümkün değildir.
Bugün içinde yaşadığımız dünya bütün insanların canını sıkan hadiselerin başında terör olayları gelmektedir. Terör nedir ve ne maksatla kullanılmaktadır. Bilinmelidir ki terör hadiseleri de, onu ulaşmak istediği gayenin gerçekleşmesi için bir yol olarak görenlerin ürettiği olaylardır. Terör dünyada, adam öldürme, şiddet, sindirme, dehşet yoluyla bir siyasi amacı gerçekleştirmeye yönelik silahlı propaganda yöntemi olarak algılanmaktadır.
Biz Müslüman'ız ve olayları İslam'ın temel esaslarına göre değerlendirmek zorundayız.
Bizim dünya hayatımız bir Hak-Batıl mücadelesi olarak tanzim edilmiştir. Bu hayatın bir Hak-Batıl mücadelesi şeklinde tanzim edilmesi Allah'ın kullarına bir ikramıdır. Çünkü imtihan olduğumuz bu dünya hayatında yaratan Rabbimizin rızasını kazanmak için hür irademizle vereceğimiz mücadele sonunda ya cenneti veya Allah korusun cehennemi kazanmış olacağız. Allah kullarına İslam yolunu göstermiştir. Cin ve insan şeytanları da Allah'ın hidayeti olan İslam'a karşılık batılı telkin etmektedirler. İslam ıslah eder, batıl ifsat eder.
İnsanlık tarihinde ilk akan kan Kabil'in Habil'i öldürmek suretiyle akıttığı kandır. Bu bir terör olayıdır, bu bir fitnedir. İlahlık iddiasında bulunan Nemrut'un İbrahim(a.s)'i ateşe atması bir devlet terörüdür. Yakub(a.s)'un lakabı İsrail idi. Oğulları İsrail oğulları olarak anıldı. Yusuf'u kardeşleri bir kıskançlık yüzünden öldürmek istediler. Ondan kurtulmak için onu kuyuya atmaları ve sonra da satmaları bir terör olayı olarak görülebilir. Firavun'un Musa(a.s)'ya iman edenlere "Benden izinsiz Musa'ya iman etmeniz sebebiyle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim" demesi zorba yönetimlerin halkı terörle sindirme yolunun başka bir örneğidir. İsrail oğulları kendilerine gönderilmiş Zekeriya(a.s)'yı öldürmeleri, İsa(a.s)'yı öldürmek istemeleri bir fitne ve terör olayıdır.
İsa(a.s)'dan sonra her şeyi tanzim edici olarak Peygamberimiz (s.a.v) gönderilmiştir. Peygamberimiz verdiği mücadele ile bütün terör olaylarını bitirmiş dünyayı bir barış gezegeni haline dönüştürmüştür. Bu durumdan rahatsız olan İsrail oğullarına mensup topluluklar, pek azı hariç hepsi İslam'dan rahatsızlık duymuşlar ve Abdullah İbni Sebe öncülüğünde büyük fitne ve terör olaylarını planlayıp uygulamaya koymuşlardır.
Kur'an-ı Kerim fitne ve teröre yatkınlığı sebebiyle biz Müslümanlara İsrail oğulları hakkında kapsamlı bilgiler vermekte ve bu kavmi bize tanıtmaktadır. Kur'an kendi üslubuyla İsrail oğullarının işinin gücünün ifsat olduğunu haber vermektedir ve onları ifsadı, terörü bırakıp ıslah yoluna yönelmeleri hususunda uyarmaktadır. Şayet onlar bu ifsat yolundan dönmezlerse üzerlerine göndereceği kulları vasıtası ile dünyanın kendilerine zindan edileceği ikazında bulunmaktadır. Ancak onlar bu ikazlara aldırmadan kabalist hahamların da telkinleri ile üstün ırk inanışına yöneldiler ve bu inanışın amentüsü olarak şu dört şeyi benimsediler.
1. İnsanlar içinde İsrail oğulları ırkına mensup olanlar üstün varlıklardır. Dünya İsrail oğullarınındır. Diğer ırkların hepsi Beni İsrail'in köleleri olarak yaratılmıştır.
2. Bu gerçek nazariyatta kalmayacak, yaşama da yansıyacaktır.
3. Bu yansımanın gerçekleşmesi için, İsrail oğullarının 3 görevi yerine getirmesi gerekmektedir;
a. Tarih boyunca bulundukları ülkelerde bozgunculuk yaptıkları için sürgüne gönderilmiş İsrail oğullarının Kudüs'te toplanması,
b. İsrail oğullarının, Fırat'tan Nil'e kadar, Kıbrıs ve Kuzey Doğu Anadolu'muz da dâhil olmak üzere bütün Ortadoğu'yu kapsayan vaat edilmiş topraklar üzerinde "Büyük İsrail"i kurması. Bunun emniyeti için de Fas'tan Endonezya'ya kadar 28 ülke yönetiminin kontrol altında bulundurulması ve Anadolu'da Selçuklu'nun ve Osmanlı'nın mirasçısı bağımsız bir devletin bulunmaması,
c. Süleyman Mabedi'nin yeniden inşa edilmesi,
4. Bu görevler yerine getirildiği zaman, İsrail oğullarının kurtarıcı olarak gördüğü Mesih (Deccal) gelecek (İsa (a.s) değil !) Davut (a.s)'ın tahtına kral olarak oturacak ve İsrail oğullarının dünya hâkimiyetini ebediyen perçinleyecektir.
İsrail oğullarının tarih boyunca gayelerine ulaşmak için kullandıkları yollar şunlardır:
a. Fikir kirlenmesi yoluyla toplumları ifsat (Mefhumlar)
b. Terör, fitne, fesat, anarşi ve zulüm yoluyla ifsat
c. İktisat ve ekonomide faizci Kapitalist nizam, bugünkü bankacılık düzeni ile ifsat
d. İşbirlikçi medya, sermaye, siyaset ve yönetimler yoluyla ifsat
Siyonizm bu amentünün bir yansımasıdır. Bunlar terörü bir silah ve ifsat aracı olarak kullanmaktadırlar.
ABD'nin kuruluş gayesi Büyük İsrail'i kurmaktır. İkinci Dünya savaşından sonra kurulan bütün uluslararası kuruluşlar Büyük İsrail'i kurmak için oluşturulmuştur. NATO Büyük İsrail'i kurma gücüdür. Bunu görmek için dünyanın en zeki adamı olmak gerekmez.
Bugünkü dünya düzeninin Büyük İsrail'i kurmak için oluşturulduğunu gören Milli Görüş olmuştur.
Eğer insanlık bu gidişe Merhum Erbakan'ın oluşturduğu Yeni Bir Dünya Projesini hayata geçirmek suretiyle dur demezse ARMEGADON - BÜYÜK ŞAVAŞ'a hazırlıklı olmalıdır.
Ülkemizin başına bela edilen terör olayları bilinmelidir ki, ülkemizi bölüp, parçalayıp Büyük İsrail'e vilayet yapmak isteyen ABD, AB ve İSRAİL'in bir projesidir. Bu projenin temel hedefi şuurlu İslam'ı ve Müslümanları etkisiz hale getirerek emellerine ulaşmaktır. Mülkün sahibi Siyonistler ve onların işbirlikçileri değil Allah'tır. Onlar kinleriyle, terör, fitne ve fesatlarıyla, zulümleriyle siyasi varlıklarını, devletlerinin ömürlerini uzatamayacaklardır. Allah(c.c)'ın bildirdiği şu hakikat kesinlikle gerçekleşecektir: "Allah'ın nurunu (İslam'ı) ağızlarıyla (kullandıkları vasıtalarla) söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez." (Tevbe: 32)
Bizim idarecilerimiz ve aziz milletimiz bilmeli ve idrak etmelidir ki, terör ABD, AB ve İSRAİL ile ilişkileri sürdürerek önlenemez. Çünkü terör bunların eseridir. Terörü önlemenin tek yolu İSLAM BİRLİĞİ'dir. D-8'leri harekete geçirmektir.
Terörün tek çaresi İslam'dır. Çünkü insanlığın içine düşürüldüğü zulüm, fitne, fesat, kirli bilgi, cehalet ve vahşetten kurtulup aydınlığa, adalete, asayişe, ilme ve insani değerlere, huzura, güvenliğe, esenliğe kavuşması ancak İslam ile mümkündür. İnsanı yaratan Allah her türlü saadet için İslam dinini bir hayat nizamı olarak göndermiştir.
Şu gerçeği görmek zorundayız. Dünya ve ahiret saadetinin tek çaresi İslam'dır. İslamsız saadet olmaz ve İslam olmadan hiçbir meselemiz çözüme kavuşturulamaz. Bunun için İslam'a dönmek zorundayız. Bu dönüşün bir takım zorlukları olacaktır. Bu zorluklara katlanarak cihad etmemiz halinde Allah bize yardım edecek ve kazanan taraf biz olacağız. "Fitnenin (terörün) kökü kazınıp Allah'ın dini kesinlikle hâkim oluncaya kadar onlarla savaşınız. Eğer yaptıklarından vazgeçerlerse, hiç şüphesiz Allah onların ne yaptıklarını görür." (Enfal: 39) "Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Rabbimiz! Halkı zalim olan şu ülkeden bizi çıkarıp kurtar ve kendi katından işlerimizi düzene koyacak bir sahip ve kendi tarafından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?! İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler ise şeytan yolunda savaşırlar. Öyle ise ey müminler haydi, şeytanın taraftarlarıyla savaşın. Şeytanın hilesi, cidden zayıftır." (Nisa: 75-76)
Mümine Allah'ın emirlerini yerine getirmek yaraşır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



