milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

İslamî uyanış ve dinamikleri

07 KASIM 2009
CMT 00:46

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İslam Dünyası'nda "Öze dönüş", "Kaynaklara dönüş", "Uyanış", "Diriliş" gibi tabirlerle anılan hareketler hep bir arayışın, hakikati bulma ve eski izzetli günlere dönme çabasının ürünüdür. Her kesim kendi tesbitleri ve okuyuşu istikametinde çözüm önerilerinde bulunuyor. Kimi bireysel arınmaya vurgu yapıyor ve "Birey düzelirse toplum da, devlet de düzelir" tesbitinden hareket ediyor; kimi "Devlet düzelirse toplum da birey de özünü bulur" diyor. Kimi bütün bunların "ilim" yoluyla olacağını söylerken, kimi takvaya, kimi de cihada vurgu yapıyor.

Tabii bütün bu tesbit ve okumalar zaman içinde kendine mahsus yapılanmaları da beraberinde getirmiş, örgütlenme ve faaliyet biçimleri, yukarıdaki tesbitler doğrultusunda belirlenen hedeflere ulaşmak üzere tasarlanmıştır.

Bugüne kadar sürekli sorulan ve cevabı herkesi tatmin edecek ölçüde bir türlü verilemeyen soru şu: Bu farklılıklar niçin oluşmuştur? Bunlar bir gereklilik/kaçınılmazlık sonucu ortaya çıkmışsa niçin birbirlerinin alternatifi, hatta -bazı durumlarda- "Düşman kardeşi" olarak iş görüyor? Bunların tamamının aynı anda var olması bir arıza ise, doğru nerededir?

Bana sorarsanız bu soruların bir tek cevabı yok. Zira bu hareketlerin tutunabilmesi mümkün olmuşsa, toplum -en azından toplumun bir kesimi- tarafından benimsenmiş olmasındandır.

Bu tesbit, o hareketlerin, toplumdaki -en azından tutunabildikleri kesimindeki- dinamiklerle buluşmayı başardığını, problem ve çözüm konusunda görece isabetli teşhislerde bulunduğunu göstermesi bakımından son derece önemlidir. Yani söz konusu yapılanmaların her biri, hakikatin bir veçhesini yakalamıştır.

Daha önce de muhtelif vesilelerle dile getirmiştim: Bu tesbitlerin tamamı görece doğrudur; "küllî" değil, "cüz'î"dir. Açayım:

Eğer ilimle iştigal ediyorsak, beynimizdeki "ilim" penceresi açılıyor, diğerleri kapanıyor ve biz kaynaklarımızın ve tarihî tecrübemizin münhasıran "ilim" ile ilgili alanlarına atıflarda bulunuyor, tesbitlerimizi bu suretle refere ediyoruz.

İştigal sahamızı tasavvuf oluşturuyorsa, beynimizdeki diğer pencereler kapanıyor; kaynaklarımızın ve geçmişimizin bireysel arınma, takva, ferdî müslümanlık ile ilgili alanlarına vurgu yapıyoruz.

Bu, cihad hareketleri ile ilgili olarak da böyle, siyaset ile ilgili olarak da böyle, ekonomi ve sair alanlarla ilgili olarak da böyle.

Aslında bütün bu vurgular ve referanslar yanlış değil. Hepsi hakikatin bir veçhesini yansıtıyor. Problem şurada ki, bütün bunlar hakikatin "bir veçhesini" yansıtıyor; tamamını değil. Hakikatin tamamına, ancak bütün bu tesbit ve referanslar birleştiğinde, bir arada icra-i faaliyet ettiğinde ulaşabileceğiz ancak.

Yani geçmişte birtakım insanların kendilerini zühd hayatına adamış bulunması, toplumun herhangi bir maslahatının aksamasına yol açmıyordu. Cihad devam ediyordu, ilmî faaliyet devam ediyordu; sosyal ve ekonomik hayatta herhangi bir inkıta ve arıza oluşmuyordu.

İmam Ebû Hanîfe Kûfe'de kendisini ilme adamış, hayatını ilim öğrenmeye ve öğretmeye vakfetmiş birisi olarak yanındaki mesai arkadaşlarıyla birlikte ilmi zçalışmadan başka bir şey yapmamış ve bu toplum hayatında herhangi bir aksaklığa yol açmamıştır. Cihad devam etmiş, zühd hayatı aksamamış, Ümmet'in diğer mes'uliyetlerinin ifasında herhangi bir arıza oluşmamıştır.

Yahut Dâvud et-Tâî, el-Hâris b. Esed el-Muhâsibî... gibi zühd hayatının zirve isimleri siyasetle ilgilenmemiş, cihada fiilen iştirak edip cepheden cepheye koşmamışsa bu da toplum ve devlet hayatında herhangi bir kesinti ve arıza oluşturmamıştır. Zira o alanlarla iştigal edenler görevlerinin başındadır.

Ömrünü, bu Ümmet'in ruhbanlığı olan cihada adamış mücahidler için de aynı durum söz konusudur. Onların hayatlarını cephelerde geçirmiş olması, ilmî faaliyetin, tebliğ ve davetin, zühd hayatının ve diğer sahaların aksamasına hiçbir şekilde yol açmamıştır.

Bütün bunların ortaya koyduğu gerçek şudur: İslam, toplum dinidir; toplumun her kesiminin, üzerine düşeni, belli bir sistem, koordinasyon ve işbirliği içinde yapmasıyla arzu edileni gerçekleştirir. Birbirinden kopuk ve hatta birbirine arkası dönük olarak icra-i faaliyet eden İslamî grupların ortaya koyduğu ise kısmî çözümler olmaktan ileri gitmez, gidemez.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 07.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: müslüman, islam, din, keşif,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 2 yorum|yorum rssrss

  • fırkalara ayrılanlar kimler?

    RUM - 31

    O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

    RUM - 32

    (O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.

    SEBE - 20

    Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü'minleri oluşturan bir fırka (Allah'a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.

    nasuh | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 09 Kasım 2009 09:42

  • meşrebçilik ve ümmetçilik

    Haklısınız, hatta Bediüzzaman "Her fırka-i dalalette bir dane-i hakikat bulunur" bile demiş sanırım. Benim metodum en güzel metod falan derken kantarın topuzu iyiden iyiye kaçıyor ve cemaatçilik/meşrebçilik meselesi ümmetçiliğin önüne geçiveriyor. Hatta fanatikleşmek, biricikleştirmek, diğer müslümanları küçümsemek, küfürle itham etmeye varmak... Oluyor bunlar. Şu açık ki; mevcut hiç bir şahsiyet, ekol veya meşreb kuşatıcı olamadı. Hiç biri umumun kabulune şayan olamadı. Doğası gereği evet. Yüce Allah'ın takdirine bağlı herşey, vakti geldiğinde çarklar yerine oturtulur inşallah.

    ehven | KatılıyorumKatılmıyorum (8.3/10 puan) | 07 Kasım 2009 02:49

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Ebubekir Sifil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Modernizme kelamî bakış
    2. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet - 3
    3. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet-2
    4. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet
    5. Şii yayılmacılığı
    6. Ankara İstiklal Mahkemesinden geçenler
    7. İstiklal mahkemeleri
    8. Sahih bilinen asılsız bir rivayet
    9. İslamî hareketler ve devlet yönetmek
    10. Toplumsal hayat ve kadın
    1. Fethullah Gülen Hoca ve Bahailik
    2. İmam maturidi kim? Maturidilik ne?
    3. Ruhu’l-Beyan tefsiri ve vitir namazı (1)
    4. Hocaefendi’nin açıklaması
    5. “Çağdaş Nurculuk” mu, “Bid’atkârâne bir hıyanet” mi?
    6. Mana Önderlerimizden
    7. Erkeklerin altın zinet kullanımı - I
    8. Okuyucu soruları-2
    9. Gayb Bilgisi (1)
    10. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    1. Bediüzaman ve Risale-i Nur - 14
    2. Hocaefendi’nin açıklaması
    3. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    4. İslam’da yorum tekeli
    5. 2010: Kuran yılı
    6. Bediüzzaman ve Risale-i Nur (4)
    7. Meal sahiden yeterli mi?
    8. Diyanet’in “İslam’a Giriş” serisi (2)
    9. Hepsi bu mu?
    10. Kandiller
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    4. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    5. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    6. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    7. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    8. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    9. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    10. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek