milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İslâm bir renktir

31 ARALIK 2008
ÇAR 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hak ve batılın beraber bulundukları bir âlemde hakkı temsil eden İslam, insan tipinden ibadet şekline kadar her şeyde bir farkın adıdır. Farkın fark edilmesi için İslam, şahıslarda ve toplumlarda ilan edilerek yaşanmaktadır. İslam'ın bir din olarak şahısların kalplerine gömülmüş, mabetlerine sindirilmiş hali istenen hali değildir şüphesiz. Her bir Müslüman'ın üzerinde nefes nefes izlenebilen, meskenlerden, fabrikalara kadar her yerde elle tutulup, gözle görülebilen bir İslam, Medine'den bütün coğrafyaya sevk edilen İslam'dır.

'Herkesin İslam'ı kendine' mantığıyla Allah'a kulluk edilebilir mi? Her Müslüman kendini, diğer Müslümanlar ve meleklerle beraber bir bütün olarak bilir. Hatta 'diğer Müslümanlar' kendi döneminde yaşayanların da ötesine giderek, Adem aleyhisselamdan itibaren yaşamış bütün Kelimeyi Tevhid erbabını kuşatmış bir deyimdir. Zira Müslümanlığımız, öldükten sonrasındaki kurtuluşumuz için yaptığımız bir yatırım olduğu kadar, yaşadığımız âlemi imar etmemiz açısından da bir hayat programımızdır. Varlık nedenimiz de o programın yürütülmesinden ibarettir. Bu hakikat, Müslüman olarak bulunulan her yerde kendi ilkeleri ve ölçüleriyle bulunma zorunluluğunu beraberinde getirmektedir. İnsan olarak bulunduğumuz her hangi bir konum, Müslümanlığımızın bizden istediklerini yok sayamayacağımız konumdur. Hayatın renkleri kadar, ahkâm getiren, günü güneşin doğumuyla ve secde halinde başlatan, alın teriyle kazanılana, helal kalması için zekât tayin eden, bedenlerin sahiplerine ateş getirmemesi için oruç tayin eden bir dinin mantığı budur. Her yerde kendi kuralıyla kalmak,  kendi yağıyla kavrulmak!

Helâdan başlanabilir

İslam'ın Müslüman'ı nasıl kendi renginde tutmak istediğinin örneği olarak tuvalet kuralları ele alınabilir. Tuvalete giriş çıkış için bir ayak düzeninden söz edilmiştir. Tuvaletin yapısına yön konmuştur; namazın kıblesinin tuvalete etki ettiğini görüyoruz. Orada oturmaya adap tayin edilmiştir. Oradaki temizliğe standart belirlenmiştir.  Tuvalet, en ücra köşe olduğu halde, hadis kitapları, fıkıh kitapları Müslüman'ı eğitmeye tuvaletten başlıyor. Tuvalet bile bir renktir, kimlik göstergesidir. Ayakta bevl eden bir insanla, bevletmek için çömelmeyi zorunlu gören bir insan arasında konuşulabilecek en belirgin fark sünnet terbiyesi bilmek veya bilmemek farkıdır. Sünnet bilmek veya bilmemek ise Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ittiba etmek veya yan çizmek farkıdır ki, bunun adı renktir. Muhammedî rengi diyebiliriz bu renk için. Tuvalette bile kendine mahsus rengini kullanması İslam'ın hayata vermeye muktedir olduğu boyasındaki hâkimiyetten kaynaklanmaktadır.

Yemekten devam edilebilir

Helal yemek üzerindeki yoğunluğa bakıldığında ne yiyip ne yiyemeyeceğimizin ziyadesiyle önemli olduğu anlaşılır. Ne kadar yiyeceğimiz de kurallı. Midemize kota konmuş durumdadır. Helalden bile olsa doyasıya yemek helal sayılmamıştır. Yemeği besmele ile başlamak, sağ elle yemek, yemeğe üflemeden yemek gibi kurallar sünnete ittibanın eseridir. Sünnet ise başlı başına bir renktir, kimliktir.

Giyim tam bir renktir

İslam ve Müslüman denince, filmlerde sarıklıların öne çıkarılmasına bakarak İslam'ın giyim standardını sarıkla sınırlı görmek yanlıştır. Sarıktan önce giyime getirilmiş ilkeler vardır. Erkek ve kadın açısından cinselliği öne çıkaracak kıyafetlerin nehyedilmesi ve giyinen şeylerde ehli küfre simge olmuş kıyafetlerin yasaklanması oldukça düşündürücüdür. İslam'a mal olduktan sonra şu kadar bir kumaş parçası, şöyle bir örgü diye küçümsenebilecek bir kıyafet olmadığı gibi, kâfirlere mal olmuş bir giyisinin de aynı kumaştan örülmüş, bizde de bir benzeri var, bizim filanca bezimize benziyor gibi bir savunma ile mubahlaştırılması mümkün değildir. Kesinlikle İslam, beyne, bedene ve kumaşa rengini vermek istemektedir.

Özel bir ümmetiz

Kitabımız özeldir; öncekilerini ihtiva ettiği için onları neshetmiş özel bir kitaptır. Kıblemiz özeldir. Kâbe'miz özeldir. Peygamberimiz aleyhisselam özeldir. Ezanımız özeldir. Orucumuz özeldir. Haccımız bambaşkadır. Namazımız özeldir. Selamımız özeldir. Nikâhımız özeldir. Düğünümüz özeldir. Cenazemiz özeldir. Eğitimimiz özeldir. Eğlencemiz özeldir. Takvimimiz özeldir. Yılımız özeldir. Bayramlarımız dâhil, bize özel tahsis edilmemiş neyimiz vardır ki? Özel bir Peygamber'in özelleştirilmiş ümmetiyiz.

Mukallitlik zillettir

Şehre yeni geldiği, üzerindeki pahalı kıyafete rağmen sırıtan bir insanın düştüğü üstte zannettiklerini taklit zilleti Müslüman için tasavvur bile edilemez. Elindeki İslam nimetine karşı nankörlük olarak yorumlanabilecek hatalar Müslüman için, bedelini dinine ödettiği hatalar olduğu sürece en ağır cürümlerden biri olarak işlenmiştir. Minarelerdeki ezanı -küçümsemekten veya gafletten, her neden olursa olsun- kiliselerdeki çanlarla değiştirmeye yeltenmek nasıl ürpertici ise küfür ehlinden taklit edilen, aslı din kaynaklı bütün uygulamalar aynı ürpertiyi vermek zorundadır. Müslüman'ın, din adına başkalarından alabileceği hiçbir uygulama yoktur.

İslam kendi başına bir renktir. Bu rengin adı ne olursa olsun iki şeye dikkat edilmesi İslamî bir hassasiyettir gereği olarak önümüzde durur: Rengimizin kökten değişmesine karşı imanımız bizi uykusuz bırakacak bir hareketliliğe sevk etmelidir. İslam rengimizin kaybolması maazallah yok olmaktır. Bu noktada her Müslüman'ın bir hassasiyetinin bulunduğunu söylememizde aşırılık yoktur.

Kimliğimiz özeldir

Camiye cemaate yetişmek isteyen bir Müslüman'ın koşmasının yasaklanması, Müslüman kimliğindeki vakarı zedelememesi içindir. Müslüman Allah'ın halifesidir, Muhammed aleyhisselamın ümmetidir. Yürüyüşünde, konuşmasında, yemesinde, yazısında, işinde ve meskeninde o kimliği korumak mecburiyetindedir. Miraç görmüş bir Peygamber'in ümmetinin yeri süründüğü yer değil yükseldiği yerdir. İslam'ın rengi heybet ve vakar rengidir. O rengin tonları arasında asırdan asra bazı farklar olsa da renk aynı renktir.

Asıl sorun ikinci noktadır. O nokta da şudur

İslam'ın renginin kaldırılmasına karşı gösterilen hassasiyet, o renge başka bir rengin karıştırılmasına karşı neden gösterilmez?

A renginin yerine B renginin getirilmesine karşı gösterilen tepkinin nedeni, A renginin bize ait bir renk olması ise ki, öyledir.

B renginden A rengine her yıl cüzi de olsa bir miktar katılmasının, A açısından bir ton kaybı olacağını ve bu ton kaybının zamanla renk kaybına dönüşeceğini neden düşünemeyiz? B renginden ne kadar az olursa olsun katılmış bir A asla, katıksız A değildir. Ton farklılıkları bu katıkların etkisinin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. İslam kendi rengiyle İslam'dır. Topraklarımızın işgali kadar rengimizin işgali de ilgi ve tepki alanımızda olmalıdır.

Yılbaşı ne renktir?

Hıristiyanlık kökenli olduğunda tereddüdümüz olmayan bir teamülün sözlüğümüzde yer alabilmesi esef vericidir. Onlara ait bir şeyin taklidi abestir.

Hatta onlara ait olana karşı alternatif diye ürettiklerimiz bile onlara karşı kompleksten kaynaklanan bir zillet sonucudur. Onlar İsa'yı ilahlaştırdı diye, bizim kendi peygamberimizi ilahlaştırmamız makul müdür? Yanlış aynı yanlış olur, isimlerin değişmesi neyi değiştirecek?

İlişkili Haberler

  • İslâm âşık olmayı emreder03-01-2009
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 31.12.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: yılbaşı, renk, miraç, müslüman,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nureddin Yıldız

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda Hutbesi'nde aile
    2. İş arayanlara iş teklifi
    3. Not defterinden paragraflar
    4. Seçmeye mecburuz
    5. Kadın süslenir
    6. Evlilik hak değil görevdir
    7. Helale yürüyüş
    8. Bu da sabırdır
    9. Ahlâk ne olacak?
    10. Sıçramak hayaldir
    1. Günümüz için Mekke Medine tarihi
    2. Yahudilerin, zulüm ve nankörlük dolu tarihi
    3. Rüya âleminin gerçekleri
    4. Maaş yetmez bereket şart!
    5. Zinanın basamakları
    6. Kadın toplantıları
    7. Fitne zamanında…
    8. İnsanın tamiri mümkündür!
    9. Domatesle başlayabiliriz
    10. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    1. Maaş yetmez bereket şart!
    2. İyi Müslümanlık ölçülerimiz (I)
    3. Onlar değil mi?
    4. Mescid-i Aksa ‘cami’ değildir!
    5. Din yalnızca İslam’dır!
    6. Bedenlerimiz de emanettir(I)
    7. İman testi
    8. Kadın müfti
    9. “En hayırlı gün”
    10. Modern dünyanın garipleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kardeşliğin zirvesi
    2. Vakit Nakittir
    3. İftira edenlerden Allah korusun
    4. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    5. Çocuklarda okul fobisi
    6. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    7. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    10. Gençlerde çatışma
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek