milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım

02 AĞUSTOS 2007
PER 10:23

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Milletçe, geçtiğimiz haftayı 2007 Genel Seçiminin çeşitli analizleriyle geçirdik. Bazı şeyleri anlamakta ve anlatmakta zorlandık, hayal kırıklığına uğradık. Seçmenin yüzde 53’ü bir hayal kırıklığı içindeydi. Dolayısiyle herkes, birilerine kızdı veya küstü. Kimi kabuğuna çekildi, kimi tatile çıktı. Kazananlar da bir hayli ‘tüylerini kabartarak dolaştı’ ortalarda. Tepki ne olursa olsun, ortada bir sosyal olay ve bir de sonuç vardı. Kimse tam olarak bu sonucun nasıl gerçekleştiğini anlayamadı.

İnsanlar en zor anlaşılan varlıklardır. Toplum psikolojisi, kitle tepkisi, sürü güdüsü, kuvvetli sandığının etrafına odaklanma eğilimi, akıldan ziyade hisler veya anlık etkilerle karar verme durumları, seçim olayının analizini zor kılan faktörlerdir.

Bu gün işe biraz da eğlenceli taraftan bakalım, belki durumu daha iyi anlarız. Halk hikâyeleri veya düşünürlerin sözlerinden yararlanarak, halkın tepki ve seçim davranışını anlamaya gayret edelim:

Mitinglere ve ‘Mitingcilere’ ne oldu:

İlk defa Cumhuriyet mitingleri başladı. Yığınla insan, büyük kalabalıklar meydanları, caddeleri doldurdular. Hatta, İzmir’de kimi haberlerde “2000 gemi veya yüzen bir vasıta ile insanlar mitinge ulaşıyor” denildi. Peki bütün bunlara ne oldu? Acaba sonunda fikir değiştirip hepsi yelken ve rota kırıp Bodrum ve Fethiye’ye doğru mu yol alıp gittiler? Yoksa denize düşüp kayıp mı oldular?

Bir de parti mitingleri ve oradaki kalabalıklar ne oldu? Galiba onlar da bu sıcakta eridi gitti, asfalta karıştılar.

Nasrettin Hoca, bir gün bir okka güzel kuzu eti almış, canı güzel bir yahni çekmiş, hanımına vermiş, akşama kadar da güzel bir ziyafetin hayalini kurarak beklemiş. Akşam evde, yemekte, her günkü bulgurla hoşaf karşısına çıkınca, tepesi atmış. “Et nerede?” diye hayretle bağırmış.  Hanımı ise, o gün tüm komşularını çağırıp bir güzel ağırlamış, keyif yapmışlar. O kendi arkadaşlarını memnun etmiş. Akşam, Hoca kızınca da, “Eti, kedi kaptı” deyivermiş. Hoca, kediyi yakaladığı gibi kantara vurmuş, “Eğer kedi eti yedi ise, kedi nerede? Yok yemedi ise, et nerede?” diye gürlemiş, kızmış durmuş. Hanım da masum, önüne bakıp susmuş.

İnsan ister, istemez Türkiye’deki tüm mitingleri, oraya heyecanla katılan tüm kalabalıkları, sonra da seçim sonuçlarını düşününce, bu hikâyeyi hatırlamadan edemiyor. Belki cevap, bir yerde gizlidir.

Halk neyi dinler, neden zevk alır veya merak eder?

Birçok değişik yorumlara bakıyorsunuz, farklı partilerin siyasilerini dinliyorsunuz. Benzer şeyler söylüyorlar. “halka birçok problemi ve tehlikeyi anlattık, dinlemediler! Halka, gelmekte olan sıkıntı ve krizleri anlattık, anlamadılar”. Acaba ne oldu? Yine akla bir eski hikâye geliyor, hem de yine Anadolu ve Akdeniz coğrafyasına ait bir hikâye:

Eski çağlarda, şehir devletler döneminde, her hafta, Agora (büyük Pazar) kurulur, millet akın akın oraya gider, hem alışveriş yapar, hem de oraya gelen büyük ve saygın filozofları dinlerlermiş. Onlar da (bu bilge kişiler) bir taşın üstüne çıkıp halka doğruları anlatır, onlara erdemlik öğretmeye çalışırlarmış.

Bir gün yine tanınmış, bilge bir kişi, her hafta olduğu gibi Agora’ya gidiyormuş. Mevsim, yaz. Ay, Temmuz veya Ağustos. Sıcak mı, sıcak. Yanında tek yiyecek de bir mendile sardığı büyükçe bir salkım üzüm. Bir ara mola veriş.

Az sonra, atının üstünde başka bir yolcu gelip, onun yakınında durmuş ve atının gölgesine oturmuş. Bilge kişi ona, “atının gölgesini benimle paylaşır mısın?” diye sormuş. O da “Peki” demiş. Bilge kişi gidip onun yanına oturmuş ve tek yiyeceği olan bir salkım üzümü yemeye devam etmiş. Biraz sonra, yeni gelen kişi, ona dönüp: “Sen de üzümünü benimle paylaş” demiş. Bilge “Neden” deyince de “E, sen de benim atımın gölgesini paylaştın ya” demiş. Bilge şaşırmış, “Canım bunlar aynı şey mi?” diyerek, başlamışlar münakaşaya, sonra da kavgaya. Sonunda şehre gidip hakime başvurmaya karar vermişler.

Bilge kişi Agora’ya varınca yine aynı taşın üstüne çıkmış, tam konuşacakken, ahali başlamış bağırmaya, “Biz senin anlatacaklarını biliyoruz, yine bize iyilik, dürüstlük için nasihatlar vereceksin, dinlemek istemiyoruz.” Bilge adam sabırla, “Yok”, demiş “Bu sefer bir hikaye anlatacağım.” Ve başlamış başından geçen olayı anlatmaya. Aman efendim, bir sessizlik, bir dikkat. O gürültücü kalabalıktan çıt çıkmıyor, herkes büyük bir ilgi ile dinliyor. Hiçbir zaman olmadığı kadar dikkat var ortada.

Bilge kişi, tam kavganın ortasına gelince susmuş ve durmuş. Halk başlamış bağırmaya, “Anlatsana, neden sustun?”, “Çok merak ediyoruz, ne oldu?” “Atın gölgesine yarım salkım üzümü verdin mi?” v.s, v.s.   Bilge biraz dinlemiş, başını sallamış, “Ey ahali, ben size şimdi ne diyeyim? Bunca yıldır erdemliğin, dürüstlüğün, yardım severliğin özelliklerini ve faydasını anlatır, dururum, hiç dinlemezsiniz! Şimdi, şurada dünyanın en saçma ve bekli de hiç önemi olmayan bir olayını anlattım, sonunu işitmek için nerede ise hançerenizi parçalayacaksınız! Allah sizleri bildiği gibi yapsın” deyip yoluna devam etmiş. Sn. Ahmet Tan’ın kulağı çınlasın, ondan dinlediğim bu hikâye galiba geçtiğimiz seçimlerin ruh haline çok iyi de uyuyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.08.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Prof. Dr. Oya Akgönenç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Jandarmalığa hayır: NATO, Afganistan ve Türkiye
    2. Avrupa'nın ekonomik ve siyasi krizinin yeni yüzü
    3. Avrupa'da seçimler ve değişimler
    4. NATO'daki tehlikeli gelişmeler
    5. Bu kadar Ermeni nereden çıktı?..
    6. İstanbul'da barış, Kabil'de ise savaş adımları
    7. Türkiye, Suriye'ye müdahale edecek mi?
    8. Sömürgeci taktiklerinin adı strateji mi oldu?
    9. Suriye'de ölüm yarışı
    10. Cive Pakistan... Daha nice yıllara!
    1. Cendere daralıp, sıkıntılar artarken...
    2. Avrupa'da İslam Korkusu ve Irkçılık
    3. Amerika ve İran arasında oynanan satranç oyunu
    4. Lübnan’daki gelişmeler; Ortadoğu’da domino etkisi
    5. Dicle – Fırat sularında tehlike kapıya dayandı
    6. Avrupa’yı anlamak ve mesajlarını doğru okumak gerekir
    7. Sirtaki ya da Ege Zeybeği diplomasisi
    8. Türkiye’deki garip gidişata dur diyecek yok mu?
    9. Pamuk ipliğine bağlı ilişkiler
    10. İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım
    1. “Gazze ablukasını” hemen kaldırın veya kırın!
    2. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye
    3. Mayın temizleme işinde durum ‘toz-duman’ -1-
    4. Ortadoğu’da barış çok zor
    5. ‘Ermeni açılımı’nda cevap bekleyen sorular
    6. Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar
    7. “Çok yaşa Gazze”! Zafer yakındır!! -1-
    8. Suriye'de zulüm durmalı Beşşar Esad gitmelidir
    9. Değişim rüzgarları: Haniye'nin Türkiye ziyareti
    10. ABD’nin stratejisi değişirken, Türkiye’nin tercihleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek