Dünkü yazım, bir süre kullanabildiğimiz ve sonra arazi şartlarından dolayı (!) kullanamadığımız internet konusundaydı. Laf lafı açmıştı ve internete bağımlılık ve özellikle kadınların bağımlılığı, konuya hakim olmuştu. Ben de bunun üzerimdeki tesirinden söz ederek şefkatten, hüzünden falan bahsetmiştim. O kadınları anlıyordum yani, söylemek istediğim buydu. İnsan ne kadar yalnızdı, bir de bunu vurgulamak istemiştim.
Bahçeyi sularken dikkatimi çeker. Sarmaşıklar vardır, boru çiçekleri de denir onlara. Mavi, pembe, mor, açarlar. Köylü diliyle söyliyeyim, çok da "arsız"dırlar. Ben onları severim. Bu cümleye bir de "şahsen" ilave etmek lazım. Ben şahsen onları severim. Arsızlıklarını da severim. Ömür çiçekler gibi insanı uğraştırmazlar. Güzelliklerine de diyecek yoktur. Benim dikkatimi çok fazla çekmeye başlayan şey şu oldu: Sarmaşıklar, bir metre uzaktan bile sarılacak bir şey buluyorlar. Uzanıyor ve ona sarılıyorlar. Sadece dip dibe oldukları bitkilere değil, uzaktakilere de. Bu nasıl bir sarılıştır, şaştım kaldım. Yoksa sarmaşıklar da mı "yalnız", onlardan yalnızı yok mu şu bahçede (şu evrende, şu dünyada der gibi)
İnsanların pek çok şey için bir şeyler yaptıklarını, harekete geçtiklerini düşünürüz değil mi? Mesela, meslek, "statü" kariyer, mariyer, her şey insanın yalnızlık korkusundan doğuyor. Başbakanlık bile, cumhurbaşkanlığı bile... Daha çok insan, daha çok, daha çok... Tam bir içgüdü gösterisi. Parlak, şenlikli, ihtişamlı bir gösteri. Onunla birlikte harekete geçen ve "sevgi" denilen kaynak... Sarmaşıkların, onu uzaklara kadar kol atmaya iten sevgisini okumak isterdim, daha yakından bilmek isterdim.
Kadınların internette okey oynama tutkusundan nerelere geldik. Eskiden ne yapardı kadınlar yalnızlıklarından kaçarken? Nakış işlerlerdi, komşuluk ederler, birbirlerine gidip gelirlerdi. İşte, deriz ya, şu kilimler, şu çevreler, şu yağlıklar, şu dantellerde, sevgi var, yoksa bu kadar güzel olamazlardı. Daha doğrusu hiç olmazlardı!
Kedi sevmek nedir mesela hiç düşündünüz mü? Kendi kişisel yalnızlığına cevap bulmaktır. Kendine uygun cevabı bulmaktır.
İnternet bağımlılığını önlemek mi? İyi de, ben psikolog değilim. Başka sevgiler, eğilimler, başka uygun yalnızlık sığınakları... Ve belki zorunluluklar, mecburiyetler... Buna da "kader" deniliyor galiba.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



