İnsan yavrusu üç kilogram bir bebek olarak hayata başlıyor. Dünyayı değiştirecek büyük donanımlara sahip olsa da, birinin bakımına ihtiyaç duyuyor. Bu en yoksun günlerinden Allah anneyi yavrunun hizmetine veriyor. Annenin gönül pınarında, çocuğu yetecek kadar sevgi ve şefkat yaratıyor. Çocuğun bir de besin ihtiyacı var, hayatta kalmak zorunda, vücudu için gerekli besinleri zamanında almalı... Allah bunun için gerekli olabilecek besini de annenin göğsünde yaratıyor. Çocuk, duygusal ve fiziksel olarak kendisine destek verecek kişiyi yanında hazır buluyor. Çocuk yavaş yavaş büyüyor ve kendisine hayatı tanıtan anneyi taklit ediyor. Onun gibi davranmaya, onun gibi bakmaya başlıyor. Anne çocuğu hayata hazırlıyor, onun istikbalini düşünüyor, yuvadan uçacağı güne kadar desteğini hiçbir zaman esirgemiyor. Anne görevini tamamladığında ise kahraman bir asker gibi toplumdaki saygınlığını elde ediyor. Bütün bunlar anneliğin getirdiği güzellikler. Allah annenin gönlüne yoğun bir sevgi ve şefkat bahşediyor. Öyleyse anne, kendisine verilen bu avantajları en iyi şekilde kullanmalıdır.
Günümüz anneleri, çoğu zaman sorumluluktan kaçarak, çocuklarıyla geçirecekleri vakti arkadaş toplantılarında, alış veriş peşinde tüketiyorlar. İş hayatı annenin önceliği oluyor. Oysa, yaptığı iş ya da kariyeri ne olursa olsun, annenin en önemli sorumluluğu çocuğunu hayata hazırlamaktır. Dolayısıyla çocukla geçirilecek her saniye ve çocuğa verilecek her bilgi her deneyim insanlığa bir katkıdır. Anne ciddi bir göreve tabidir, annenin işi kolay değildir. Ama anneyi anne yapan da bu işin yorucu tarafıdır. Yani çocuğa verdiği emektir. Anne sorumluğunun ne kadar önemli olduğunu bilmeli ve görevinin başına gelmelidir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



