Dünyanın herhangi bir yerinde Batılıların akıttığı kanı durdurmaya, yaraları sarmaya, açları doyurmaya çalışan birini görseniz hemen onun Müslüman olduğuna karar verirsiniz.
Afrika ülkelerinden birinde Türk Büyükelçisi, Türkiye'den giden yardım ekibine "Çarşıda dolaşan beyazların hepsi bu devleti soyan Batılılardır. Almak için gelmişler. Vermek için gelen yalnız sizlersiniz." der.
"Ama misyoner papazlar da yardım ediyorlar" diye aklınıza gelebilir.
Onun cevabını Afrikalı yardım alan biri vermiş.
Batıdan misyoner papazlar geldiler, bizim elimizdeki madenleri aldılar, bize İncil verdiler ve gittiler"
Müslüman bir insan karşılıksız neden bu yardımı yapar?
Onu yardımı yapan da açıklayamayabilir.
Karşıdan gözümüze doğru bir çöp gelecek olsa göz, beyinden emir alıncaya kadar çöp göze girermiş.
Onun için Rabbimiz, gözümüze aniden kapanma melekesi vermiş. Ona refleks diyorlar.
İşte Müslüman'ın yaptığı bu refleks de göz kapağı gibidir.
Ben kendimce Tunus'a neler yapılabilir diye düşünürken Tunus'a gitmiş, ihtiyaçları yerinde tespit etmiş ve gerekeni yapmış ama bunun sözünü dahi etmemiş yardım kuruluşundan sonradan haberim oluverdi.
Aslında gözümüzde olan bu özellik bütün organlarımızda varmış.
Ciğerimiz, böbreğimiz ve diğerleri kendisine zarar verecek maddeye karşı korunma tarafına girermiş.
Bir millet de yekvücut gibidir.
Sevgili Peygamberimiz, "Müminler bir vücudun organları gibidir. Organlardan biri rahatsız olsa bütün organlar o hasta organın yardımına koşarlar" buyurmuş. (Buhari, Sahih, Edeb 38, Müslim, Sahih, Birr 66)
Hiç kavga görmemiş bir çocuğa biri tokat vurmaya kalksa farkında olmadan o çocuğun eli kendini korumak için kalkarmış.
Çocuk eğitimi üzerine bilgi veren bir uzmanı dinlemiştim. Apalama/emekleme döneminde olan altı aylık bir çocuk masanın üzerindeki camın üstünden apalayarak giderken masa bitiyor ama cam bitmiyor. Karşı masanın üzerine kadar uzanan camın üzerinde giderken üzerinde olduğu masa sona erince camın altındaki bir metrelik uçurumu gören çocuk tehlikeyi seziyor.
"Uçurum" kelimesini de, uçurumu da bilmeyen bu çocukta göz kapağı gibi yaratılıştan verilen savunma sistemi devreye giriyor. Rabbimiz buyurur "Onlara bir saldırı olduğunda, onlar yardımlaşırlar." (Şura suresi ayet 39)
Biz, kendi başımızı, elimizi, ayağımızı koruduğumuz gibi dünyanın öbür ucundaki kardeşimizin ayağına diken batsa bizim de yüreğimiz sızlamalı ve yardıma koşmalıyız. Yine bir hadiste sevgili Peygamberimiz, "Bir Müslüman'ın ırz ve namusuna el uzatıldığında, yardım etmeyene, Allah da yardım etmez." buyurmuştur. (Ebu Davud Edep, bab 4l, Hadis 4883)
Abdullah ibn Ömer şöyle haber vermiştir: Rasülullah şöyle buyurdu: "Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Müslüman Müslüman'a zulmetmez, Müslüman Müslüman'ı düşmanına teslim etmez. Her kim Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını yerine getirir. Her kim bir Müslüman'dan bir kederini giderip onu ferahlatırsa, Allah da onun kıyamet gününün kederlerinden bir kederini giderip ferahlatır. Her kim bir Müslüman'ın ayıbını örterse, Allah da onu kıyamet gününde ayıbını örter" (Buhari, Sahih, K.Mezalim, bab 3, Müslim, sahih, K. Birr, bab 15)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



