milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

İnsan ve Asr suresi...

07 MAYIS 2010
CUM 00:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Rabbimiz, bütün bu kâinatı iki olgudan müteşekkil yaratmıştır. Madde ve mana... Yarattıklarının bir kısmı maddeden, bir kısmı manadan ve bir kısmı da hem madde, hem de manadan teşekküldür. Mesela toprak, taş, hayvanlar, bitkiler vs, bunlar madde âleminin; melekler, cinler gibi varlıklar da mana âleminin yaratılmışlarıdır. İnsan ise hem madde, hem de mana âleminin varlığıdır.

İnsan ruh ve bedenden müteşekkildir. Ruh, mana âleminin, beden ise madde âleminin varlığıdır. İşte insan, bu iki varlığın buluştuğu an, yaratıcısına kul olma mertebesine ulaşır. Buluşma anı ise ana rahminde gerçekleşir. Anne karnında yüz yirminci gününe ulaştığında beden, ruhla buluşur ve insan, o andan itibaren kulluk vasfına sahip olur.

Yüce Allah, Hadid suresi dördüncü ayetinde kâinatı altı günde yarattığını buyurmaktadır. Ruhlar da bu süreç içerisinde yaratılmıştır. Yani dünyaya gelmiş ve gelecek bütün insanların ruhları yaşıttır, diyebiliriz. Ruhların yaratıldıklarında bulundukları mevkiye "Elest Meclisi" denir. Bir vakit ruhlar, var olduklarının farkında değilken, Rablerinden işittikleri "Elest-ü bi-Rabbikum / Ben Rabbiniz değil miyim?" (Araf, 172) nidasıyla irkilip varlıklarının farkında oldular. Ancak bir soru vardı cevap bekleyen. "Ben Rabbiniz değil miyim?" Neydi bu sorunun cevabı? Bilmiyorlardı, çaresizdiler. Adeta hüsrana sürükleniyorlardı. Bir yok oluşa doğru gidiliyordu ki, o esnada bir cevap yankılanıyordu Elest semalarında; "Gâlu bela şahidna / Evet Rabbimizsin, şahidiz" (Araf, 172) diyerek, Âlemlerin Nuru Fahri Kâinat Efendimizin ruhu, imdada yetişiyor ve Elest'in kurtuluşuna vesile oluyordu. Arkasından istisnasız bütün ruhlar; "Evet Rabbimizsin, şahidiz" diyerek iman nuruyla nurlanıyor, hüsrandan kurtuluyorlardı. Bir vakit insan (Âdem as), beden olarak topraktan yaratıldı. Yine bir vakit bedenle ruh buluşturuldu. Sonra onun bedeninden eşi (Havva) yaratıldı. Bundan sonraki yaratılacak insanlar, kadın ve erkek vesilesiyle olacaktır. (Nisa, 1)

Ruh ve bedenden hayat bulan insanın hem hayatını idame ettirmesi ve hem de Rabbine karşı kulluğunu ifa edebilmesi için bir takım ihtiyaçlarını gidermesi gerekecektir. İnsan bedeninin temel (fizyolojik) ihtiyaçları vardır. Bunlar, uzmanları tarafından kapsamlı olarak izah edilmiştir. Ancak insan ruhunun ihtiyaçları da beden ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınmalıdır.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda vardır: Bedenin yönetim merkezi beyin, ruhun ise kalptir. Beyin, sinir sistemi vasıtasıyla bedene hükmeder; kalp ise vücuttaki dolaşım sistemini mütevazı bir şekilde koordine eder. Sürekli bedene hükmeden beyin, sinirlerin gerilmesi sonucu yorgun düşer, buna karşılık kalp ise sistemli bir şekilde vücuda temiz kan pompalayıp, adeta masaj yaparcasına vücudu zinde tutma görevini ifa eder. Ancak birbirini dengeleyen bu mekanizmanın düzenli olarak çalışabilmesi için hem bedenin ve hem de ruhun düzenli olarak gıda ikmali yapması gerekmektedir.

Bir takım araştırmalara göre insan, havasızlığa en fazla altı dakika, susuzluğa altı gün ve açlığa altı hafta dayanabilir. Demek oluyor ki insan bedeninin varlığını sürdürebilmesi için en temel ihtiyaç havadır. İkinci sırada su ve üçüncü sırada yemek ihtiyacı vardır. Daha sonra diğer ihtiyaçlar gelir.

Nasıl ki bedenin varlığını idame ettirmesi için bir takım ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyorsa, ruhun da ihtiyaçları vardır ve karşılanması gerekmektedir. Beden, ihtiyaçlarını karşılayamadığı takdirde nihai olarak ölüm gerçekleşir. Bedende ölüm kaçınılmaz olsa da, ruh için ölüm söz konusu değildir. Ancak ruh, ihtiyaçlarını karşılayamadığı takdirde hüsrana uğrar. İşte şimdi tam da burada Asr Suresi insana yardımcı olacaktır.

Asr Suresi, Kur-an'ı Kerim'in en kısa (üç ayetlik) üç suresinden biridir. Ruhumuzun en temel ihtiyacının ne olduğunu Rabbimiz bu surede biz kullarına bildirmiştir: "Andolsun Asra ki, insan mutlaka hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..."

Rabbimiz her asrın her zamanına bizatihi yemin ederek, her zamanda yaşayan kullarının hepsini uyarıyor: "İnsan mutlaka hüsrandadır." Bu uyarı, insanı ümitsizliğe sevk edecektir. Bir korku, bir telaş, bir karamsarlık kaplayacak insanın bütün benliğini ve "Ne olacak benim halim, yok mu bir çare, yok mu bir kurtuluş?" diyecek; bütün ümitler tükenip sabırlar son noktaya gelecekken, hemen "Ancak" diye başlayan üçüncü ayet yetişecek imdada. "Ancak iman edip, salih amel işleyen ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..." Tam da Elest'teki durum gibi. İşte hüsrandan kurtuluşun üç temel şartı ve işte ruhun üç temel gıdası...

Şimdi bu üç temel gıdayı biraz açalım.

Bedenin en temel ihtiyacı havaydı. Asr Suresi'ne göre de ruhun en temel ihtiyacı imandır. İman iki kısımdır.

İcmali ve Tafsili İman... Rabbimizin istediği ve Peygamberimizin tavsiye ettiği ne varsa, hepsini tereddütsüz kabul etmemiz "İşittik ve iman ettik. Bakara, 285" İcmali İman; bu işittiğimiz ve iman ettiklerimizi bütün teferruatıyla araştırıp öğrenmemiz de Tafsili İman'dır. İşte Kur'an-ı Kerim'i ve sünneti gereği gibi anlamak ve hiçbir şüpheye kapılmadan inanmak, ruhumuzun en temel ihtiyacıdır. Tabii bu, insanının hüsrandan kurtulmasına yetmez.

Ruhun ikinci ihtiyacı ise İcmali ve Tafsili İman'la edindiğimiz kazanımlarımızı hayatımıza tatbik etmemiz, yani "salih amel" işlemekle karşılanacaktır. Namaz, oruç, hac, zekât, şahadet vs.

Asr Suresi'ne göre bu ikinci ihtiyacı karşılamak da hüsrandan kurtuluşa yetmeyecek ve üçüncü ihtiyaç olarak insanların birbirlerine Hakk'ı ve sabrı tavsiye etmeleri gerekecek. Buna "Cihat" denir.

İşte bedenin varlığını sürdürebilmesi için üç olmazsa olmazı, hava, su ve yemek; ruhun hüsrandan kurtulmasının üç temel şartı da iman, salih amel ve cihattır.

Bu ihtiyaçlar, gereği gibi karşılandığı takdirde insanın iç dünyasında kopan fırtınalar diner, hırçın dalgalar sakinleşir ve gönül gemisi salimen limana yanaşır. Buna yaratana tam teslim olmak denir.

İmam Şafii, "Eğer Kur'an inmeseydi ve Allah sadece bu sureyi gönderseydi, insanlara yeterdi" diyor. Bu söz Asr Suresi'nin bir anlamda Kur'an'ın en güzel şekilde özetidir, anlamında yorumlanabilir.

Kur'an'da emredilenler farzdır ve insanların hüsrandan kurtuluş reçeteleridir. Tabii nasıl ki bedenin sadece saydığımız üç ihtiyacının karşılanması (diğer canlılar için yeterli olsa da) insan için yetmeyecektir. Giyinme, barınma, tedbir alma, bilim öğrenme gibi ihtiyaçların da karşılanması gerekmektedir. Benzer şekilde, ruhun da üç ihtiyacın dışında karşılanması gereken ihtiyaçları olacaktır. Mesela güzel ahlak, Rabbine sığınma, tevekkül etme, ilim alma gibi. Velhasıl bu ihtiyaçlar çoktur ve burada daha çok örnekler verilebilir. Rabbimiz, insanın bu ihtiyaçlarını karşılaması için kullarına bol miktarda nimet vermiştir. Bu nimetlere ulaşmak zor da değildir. Yeter ki helal yoldan nimetlere ulaşılsın. Bedenin rızkını helalinden temin etmek isteyenlere akıllı insan, ruhunun gıdasını da Rabbinin rızasına uygun olarak karşılayan insana da şuurlu insan deriz. Hayatını her boyutuyla Rabbinin emrine göre tanzim eden, O'na tam teslim olmuş olur. Rabbine tam teslim olan kul da takva ehli olur, rızayı ilahiyi kazanır ve Cennet ehlinden olur inşallah.

Peki, bu ihtiyaçlar karşılanmazsa ne gibi sonuçlar doğar, bir de ona bakalım. Misal, ruhun ihtiyaçları karşılanmazsa, mesela insan ilim öğrenmezse, mana âlemini görmezden gelir ve madde âlemini de hakkıyla öğrenemez. Yine insan tevekkül etmezse, sürekli korku ve endişe içerisinde yaşar. Rabbine sığınmazsa, O'nun yardımından medet umamaz. Güzel ahlaklı olmazsa, edep sahibi olamaz. (Güzel ahlak Kur'an'a göre yaşamakla olur.) Cihat etmezse, bana neci; salih amel işlemezse, helal-haram ölçüsüne riayet etmez; iman etmezse, ateist, kâfir, münafık, zalim olur. Zamanla zulüm yapar, katliam işler, Nemrut olur, Firavunlaşır; bu yüzden dünya savaşları olur, Irak yaşanır, Afganistan yaşanır, Filistin yaşanır. Bundan dolayı dünyada krizler yaşanır. İnsanlık, insan içine çıkamaz bir duruma düşer.

Öte yandan bedenin ihtiyaçları karşılanmazsa ne olur? Mesela insan, bilimle ilgilenmezse cahil kalır. Barınma ihtiyacını karşılamazsa ortada kalır. Giyinme ihtiyacını karşılamazsa çıplak kalır. Yemek yemezse altı haftada, su içmezse altı günde, havasız kalırsa altı dakikada ölür. Ruh ve bedenin özellikleri bunlarla sınırlı değildir tabiî ki. Mesela, bedenin görme, tatma, işitme, koku alma ve dokunma gibi duyuları vardır. Ruhun ise acıma, sevinme, üzülme, merhamet etme, nefret etme, sevme, kıskanma, heyecanlanma, şaşırma, şüphelenme vs. duyuları vardır. Bu saydığımız ruhla ilgili müspet ve menfi duyular, ruhun gıdasını alıp-almamasıyla ilgilidir. Ruh bahsettiğimiz şekilde gıdasını alırsa müspet, almazsa menfi duygular ön plana çıkar. İnsan karakteri de buna göre şekil alır. Sahabe birbirleriyle vedalaşırken Asr Suresi'ni okurdu. Yani, eğer bu üç şartı yerine getirmezsen hüsrandan kurtulamazsın uyarısında bulunuyorlardı. Günümüzde bu kültür ne yazık ki bilinmemektedir. Şimdi bizim kültürümüzde insanlar "Kendine iyi bak" temennisinde bulunuyor. Yani bedenine iyi bak da, ruhun ne olursa olsun.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 07.05.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: atilla, mehdigil, insan, asr,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 2 yorum|yorum rssrss

  • ateşe kimler gider?

    YUNUS - 7

    İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

    Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

    YUNUS - 8

    Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

    İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

    nasuh | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 07 Mayıs 2010 09:59

  • hüsranda olanlar kimlerdir?

    ZUMER - 65

    Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: "Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah'a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun." diye vahyolundu.

    MU'MİNUN - 103

    Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.

    EN'AM - 12

    .......Allahû Tealâ, kendi üzerine rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki; nefslerini hüsrana düşürdüler, onlar mü'min değildirler.

    nasuh | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 07 Mayıs 2010 09:48

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Atilla Mehdigil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Cennet mekân mücahit Erbakan
    2. Mısır'a bir Yusuf daha isteriz!
    3. Tunus, BOP'un bir aşaması mı?
    4. Kurtuluşun müjdecileri, Kur'an ve Peygamberimiz
    5. Başörtüsü-Baş örtüsü!
    6. Milli Görüşçüler ne yapmalı?
    7. İşgal ve Fetih kavramları üzerine...
    8. İnsan ve Asr suresi...
    9. Bırakın sevinmeyi, IMF gitmedi!
    1. Cennet mekân mücahit Erbakan
    2. Milli Görüşçüler ne yapmalı?
    3. İnsan ve Asr suresi...
    4. Başörtüsü-Baş örtüsü!
    5. Bırakın sevinmeyi, IMF gitmedi!
    6. İşgal ve Fetih kavramları üzerine...
    7. Tunus, BOP'un bir aşaması mı?
    8. Mısır'a bir Yusuf daha isteriz!
    9. Kurtuluşun müjdecileri, Kur'an ve Peygamberimiz
    1. İnsan ve Asr suresi...
    2. Milli Görüşçüler ne yapmalı?
    3. Tunus, BOP'un bir aşaması mı?
    4. Bırakın sevinmeyi, IMF gitmedi!
    5. İşgal ve Fetih kavramları üzerine...
    6. Başörtüsü-Baş örtüsü!
    7. Kurtuluşun müjdecileri, Kur'an ve Peygamberimiz
    8. Mısır'a bir Yusuf daha isteriz!
    9. Cennet mekân mücahit Erbakan
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek