Çeşitli adlar altında 80 işlem için komisyon talep ediyor, isme havale yapmak isteyenlerden en az 20 milyon alıyorlar.
Bu da yetmiyor; hesaba kirayı yatıran kiracından, ev sahibinden bile komisyon kesiyorlar. Öyle bir düzen kurmuşlar ki, telefonla aradıkları müşterilerinin telefon ücretini bile müşterilerinden kesiyor, kendi hesabına para yatırmak isteyenlerden para istiyorlar.
Yani, anlayacağınız ‘tam bir sömürü çarkı’ işletiliyor, vatandaş iliklerine kadar emiliyor.
Sistemin açıklarından istifade ederek vatandaşı ‘yolunacak kaz’ gibi gören bankaların günahı yukarıda saydıklarımızla sınırlı değil. Bir de işin kredi kartları boyutu var ki; orası tam bir felaket.
İş o raddeye ulaşmış ki, ‘yüksek faiz kıskacı’ altında inleyen milyonlar bu yetmezmiş gibi, yapılan diğer kesintilere ek olarak ‘gayri meşru’ şekilde alınan ‘yıllık üyelik’ bedelleri ile boğuşuyor.
Kredi kartı kullananlar bilir; bankalar her yıl kullanıcılardan ‘üyelik ücreti’ adı altında para kesintisi yapar. Ayrıca bu kesintiyi, sadece kullanıcılara değil, iradeleri dışında bankalar tarafından kendilerine kart gönderilenlere de uygular. Yani, kullanılmayan kartlardan zoraki üyelik bedeli tahsis eder.
Bankaların değişik miktarlarda aldığı bu ücretler, bankalara göre farklılık gösterirken, başka bir uygulama daha var ki; işte o, sistemin çarklarının nasıl işlediğini, devasa bilânçoların nasıl oluşturulduğunu ortaya koyar nitelikte.
‘Vatandaşa kan kusturan’ bu uygulamaya göre, siz istediğiniz kadar kartı kullanmayın, o durduk yerde sizin hanenize borç olarak yazılır ve o borç, siz para falan ödemeye yanaşmasanız da, gün gelir borcun faizi uygulanarak bir şekilde tahsil yoluna gidilir. Ha bu arada, bazı bankalar ‘ben üyelik ücretini kabul etmiyorum, paramı geri istiyorum’ dediğinizde de ‘saman altından su yürüterek’ gerçekleştirdikleri soygunun kılıfını da bulmuşlar.
Dedikleri şu; “Biz bu bedeli özel hizmet ve promosyonlara karşılık alıyoruz, dolayısıyla iadesi mümkün değil”
Öte taraftan, bankalar bu ‘basit’ görünen uygulamadan öylesine devasa gelirler elde ediyorlar ki! Bugün Türkiye’de Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 30 milyon adet kredi kartı sahibi var.
Kart başına alınan ücret 25 YTL olduğu hesaplanırsa bankaların sadece üyelik kartlarından elde ettiği gelirin yılda 800 milyon YTL’ ye yakın olduğu görülür.
Muazzam bir gelir değil mi? Nasıl olsa, taş atıp, kolları falanda yorulmuyor. Durduk yerde, hem de devlet koruması altında kar hanelerini büyütüyorlar.
Velhasıl, siz siz olun, eğer bu batağa saplandıysanız bir an evvel kurtulma yoluna bakın. Yoksa ‘ince ince’ soyulmaya devam edersiniz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



