milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

İlim ve sanat bezirgânları

08 KASIM 2009
PAZ 01:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bireysel, toplumsal ve kurumsal hayatımızda sanatı ve sanatçıyı öncelemedikçe kalıcı başarılar elde etmek, bugünü yakalayıp geleceğe kalmak oldukça güçtür. Sanattan mahrum olanlar, güçleri bittiğinde sahneden çekilirler. Çünkü maddî güç "zamanla" mukayyettir. Zaman gücü eritir, hatta gücüne güvenenleri maskaraya çevirir. Nice kimseler bu yüzden kısa zamanda yok olup gitmişlerdir.

Hayatını yüce bir gayeye adayanlar ya da kalıcı olmayı hedefleyenler sanata ve sanatçıya yatırım yapmak zorundadır. Medeniyet sanatla oluşur. Başka bir ifade ile sanat medeniyetin ürünüdür yani medenî toplumlar sanat eseri üretebilir. Sanat ve sanatın bir yansıması olan "eser, ürün", sanatı ve sanatçıyı kalıcı kılar.

Medeniyet meydanında, "Ben medeniyim" diyerek medenî olunmuyor. Medeniyet bir yaşam tarzıdır, uzun zaman içerisinde kuşaklar boyu oluşan bir olgudur. Bunun için zamana, sürece, imkânlara, kültüre, hâsılı bir hayat felsefesine ihtiyaç vardır. Yolu medeniyet değirmenine düşürmek gerek...

Köyde doğmuş ve köy ortamında yetişmiş, "Köy kokusu"nu hâlâ üstünden atamamış kişilerin şehre gelip kısa zamanda alavere dalaverelerle birtakım maddî imkânlara kavuşup kravat takması onları medenîleştirmez. Onlar, "Dün köyden gelmiş" kişilerdir mâşerî vicdanında...

Sanat bir şeyi en güzel şekilde yapma ve ifade etme tarzı oluşunun yanı sıra bu özelliği kendine hayat felsefesi olarak seçmeyi ve bizzat yaşamayı da ifade eder. Sanat veya ilim adına hareket eden bir insanın yazdıkları ve yaptıkları başka, yaşadıkları bambaşka ise burada ahlâkî bir sorun var demektir. Bu durum aynı zamanda "Sanat"ın içselleştirilemediğinin bir göstergesidir.

Sanat kişinin yaşam tarzı olmalıdır ki, gerçek bir sanatkâr olabilsin. Yoksa yalancı pehlivanlar gibi ortaya çıkıp peşrev çekmek, cazgırlık yapmak sanatkârlık değildir. Toplumda sanatçı veya ilim adamı olarak geçindiği halde, konumlarını rahatça ranta çevirebilenler mevcuttur. Mâlum dilimizde bunların yaptığı işe "Fırsatçılık", yapanlara da "Fırsatçı" deniyor.

İşin ehli olmayan kimselerin yaptığı "İş"ten hayır gelir mi? Bir kere bunlar işin ehli değildir, ikinci olarak büyük bir vebali sorumsuzca üstlenebilmiştir, üçüncü olarak da yaptığı işte sanatsal bir kaygı yoktur. Oysa bir sanat eserinde öncelikle "İyi niyet" olmalıdır. Böyle bir eksikliğin ardından sağlamlık, estetik, kullanılabilirlik gibi hususları saymak abesle iştigal olur.

Hani meşhur sözdür, "Şair olunmaz, şair doğulur" diye... Şairliğe özenip şiir yazabilirsiniz ama şair olamazsınız. Elli yıl boyunca başka şeylerle meşgul olacaksınız, Ellisinden sonra sanat eseri yazmaya / yapmaya kalkacaksınız, işte bu olmaz. Böyle bir durumda sadece kendinizi kandırırsınız. Çevremizde bunların örneklerini görmekte zorlanmayız.

İlimde dikiş tutturamayanlar, ilim tüccarlığı yapmaya başlıyorlar. Mâlum bir meseldir ilmin kuma kabul etmediği... Oysa birçok kişi vardır ilmin yanında başka alanlarda at koşturan... Meselâ bazı kişiler görürsünüz çevrenizde; adam hem bir alanda uzmanı olarak geçinir, ardından burnunu sokmadığı iş kalmaz: Gazetecidir, köşe yazarıdır, romancıdır, hatiptir, panelisttir, kurul üyesidir hatta belediyecidir.

Eğer kendinizi ilim adamı olarak niteliyor ve halkın önünde de "İlim adamı" olarak geçiniyorsanız, ilim de kuma kabul etmediğine / etmeyeceğine göre sizin yaptığınız nedir? Hani bir kâğıt oyununda her kâğıdın yerine geçen bir "joker" vardır. İlim ve sosyal hayatımızda da böyle joker kişiler vardır. Hangi taşı kaldırsanız altından bunlar çıkar.

"Galile"nin yıllar önce seyrettiğim bir tiyatro oyununda sarfettiği sözünü hatırlıyorum: "Kahramanlara ihtiyacı olan toplumlara yazıklar olsun" diyordu.

Zoraki kahramanlar üreterek bir toplumu aydınlığa çıkarabilir misiniz? Oysa zoraki kahramanlar "hokkabaz" tiplerdir. Bunlar kıvraklıkları / cinlikleri sayesinde hak etmedikleri bir hayatı yaşarlar. Birileri de bu hokkabazlar sayesinde arka planda yapması gerekenleri yapar. Aslında esas "sanatçı!" onlardır. Çünkü onlar, ne yaptıklarını bilmektedirler.

Gerçek bir sanatçı hokkabazlık yapar mı? Onun sanatına, ilmine, kendine saygısı vardır. Böyle bir kişinin içinde bulduğu ortam hemen elde ettiği bir ortam değildir. Onda babasının, dedesinin, babasının dedesinin hâsılı geçmişinin, yetiştiği ortamın ve yetiştirenlerin büyük emeği vardır. Bunun için sorumluluk sahibi bir kişi bütün bu kazanımları tek başına riske edemez. O hem bireysel hem de ailevî sorumluluk şuuru taşır. İşte asalet budur.

Böyle bir bağlamdan gelmeyen ve kaybedecek bir şeyi olmayan insanlardan hep korkmuşumdur. Onlar her şeyi yaparlar, her şeye alet olabilirler. İlim, irfan, sanat, eser yazmak hokkabazlık için bir vasıtadır. Onların karakterleri buna çok müsaittir. Çünkü oluşmamış bir karakterdir. Asalet pazarda satılmıyor ki para verip alasın.

Bütün bunların yanı sıra kültürsüzlüğün bir sonucu olarak, ilim ve sanat hokkabazlarına gösterilen ilgi, ilme de sanata da zarar vermektedir. Çünkü ilim ve sanat bezirgânları, gerçek ilim ve sanata karşı insanların kayıtsızlığına sebep olmaktadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ilim, sanat, hokkabaz,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ahlâksızlardan ne öğrenilir?
    2. Bir konser nasıl ifsat edilir?
    3. Leyla'yı merak!
    4. Haklarını vereceğiz demek, ne demek?
    5. Dostluk
    6. Kitapsız çünkü fikirsiz
    7. Hokkabazların güzellik anlayışı
    8. Dil mi? İlim mi?
    9. Ker-belâ
    10. Bilgi sahibi olmak mı "bilginin sahibi" olmak mı?
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. Dogma
    4. Şehvet kuyusu
    5. “Sıralardaki Heyecan”dan
    6. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. Kim anlar bizim halimizden?
    10. Hadi canım sen de...
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek