Berberim hem tıraşını yapıyor hem de bir anısını anlatıyor. Bir bayram gecesiydi. Kuyrukta müşteriler bekliyor. Sırayla tıraşa alıyoruz.
Her bayram gecesi gece yarısına kadar çalışırız.
Sıradakini koltuğa aldım. Adam zilzurna sarhoş. Koltuğa zor oturdu.
Yüzünü sabunladım, yarısını taraş erken adam kusmaya başladı.
Dükkan kalabalık olduğundan içerisinin havası sıcak diye dışarı çıkardım, temiz hava aldırdım.
Ağzını yüzünü temizledim yeniden tıraşa başladım. Biraz sonra yine kustu ama aynayı da kirletti.
Tekrar havalandırdım, ağzını yüznü yıkadım, koltuğunu ters çevirdim. Sırtını aynaya döndürdüm.
Meğer çok içenler aynaya bakarken daha fazla kusarlarmış.
Tıraşı bitirdim. Alacağım ücretin dört katı para verdi.
Paranın üstünü geri vermek istediğimde "bilerek veriyorum, sarhoşluğumdan değil" dedi ve gitti.
Birkaç gün sonra tekrar geldiğinde "Allah senden razı olsun. Bugüne kadar dostlarım, eşim, çocuklarım beni bu illetten kurtarmak için çok çalıştılar kurtaramadılardı.
Ama senin o gün bana karşı davranışın beni sarhoşluktan kurtardı.
Bugüne kadar benim kusmuğumu senden başka kimse temizlemedi.
O gün ben çok mahcup oldum, yerlere geçtim ama ağzımı açamadım.
Şimdi işime gelip gidiyorum, içki içmiyorum, namazımı kılıyorum, ailemle daha iyi temas kuruyorum" dedi.
İstanbul'a taşınınca benim dairenin altında oturan adam her gün akşam benimle karşılaşınca kaldırımın karşı tarafından geçer, merdivende karşılaşırsak merdivenin en uç tarafına çekilir, durur ve nefes almadan benim geçmemi bekler.
Öğrendiğime göre her akşam eve sarhoş gelirmiş ve koku bana duyulmasın diye uzak dururmuş.
Bir gün öncesinden "yarın akşam müsaitseniz size geleceğiz" dedim. Kabul etti.
Bir gün önceden söyledim ki eve sarhoş gelmesin.
Akşam epeyce kaynattık.
Dişlerini birbirine değdirmeden çenesini yoruncaya kadar açık bıraktırdım.
Meyhaneden daha keyifli bir akşam yaşadı.
Ayrılacağımızda hiç beklemediği bir zamanda "Elini ver" dedim. Elini uzatınca "Bundan sonra bir daha içmeyeceğim de bakayım" dedim.
"Bundan sonra bir daha içmeyeceğim" dedi.
Hanımına "Bunu bu sabah namazına kaldır, kahvaltısını yapsın ve dükkanını öyle açsın" dedim.
O da dediğimi yapmış.
Bir gün taraş olurken berber, bana "Benim hanım hep sana dua eder" dedi.
"Hiç tanışmadık, görüşmedik neden dua eder" dediğimde
Kadir'in akşamcı arkadaşı bendim.
Senin Kadir'e içkiyi bıraktırdığın gecenin sabahı Kadir bana uğradı ve "Akşama beni bekleme" dedi.
"Neden" dedim.
"Ben bıraktım" dedi ve gitti.
Ben de ona "Beni bu içkiye bulaştıran sensin. Sen bırakırsan ben de bırakırım" dedim ve o günden beri ben de ağzıma almadım. Hanım onun için sana dua eder" dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



