Telefon dinleme olayının iyice cılkı çıktı. Artık mesele özel hayatın ihlalinin de ötesinde insan onur ve haysiyeti yok sayan bir anlayışın sergilenmesine dönüştü. Yani bu yolla bir takım hesaplar ve çıkarlar adına belden aşağı vuruluyor. Resmi makamların telefon dilemelerinin belli bir hukuki prosedüre uyup uymadıkları ayrı bir konu. Artık hukuki prosedüre de dikkat eden kalmadı. Öyle anlaşılıyor ki artık herkes telefonlarına birer kayıt cihazı yerleştiriyor ve tüm konuşmaları kayda alıyor. Elbette kişisel olarak insanların bir takım tacizlerden korunmak için bu tür tedbirlere başvurmalarını anlamak mümkündür. Ve belki de böyle bir tedbir bazen gerekli bile olabilir.
Ancak, bürokratlarda konuşmaları kayda alıyorlarsa bu işin çivisi çıkmış demektir. Haydi diyelim ki bürokratlar muhtemel bir şantaja karşı tedbir olarak konuşmalarını kaydediyorlar. Buna bir diyeceğim yok. Ancak bir yüksek bürokrat kendisini arayan kişi ile yaptığı konuşmayı kayda alıyor ve daha sonra bu kayıt medyaya servis yapılıyorsa bunun iyi niyetle ve bürokratın kendisini koruma içgüdüsü ile izahı mümkün olabilir mi?
Sözü uzatmak istemiyorum insan hayatını kolaylaştıran, iletişimde yeni bir dönemin açılamasını sağlayan telefon giderek insanların hayatını karartan bir alet olmaya başladı. Artık insanlar "Benim de telefonum dinleniyor mu?" diye düşünmeye başladılar. Düşünebiliyor musunuz, bir arkadaşınıza telefon açıyorsunuz, onunla şakalaşıyorsunuz, birileri sizin bu şakalaşmanızı teşhir edebiliyor. Bunun anlamı olamaz. Bu telefon dinleme olayı mutlaka sağlam bir hukuki zemine oturtulmalıdır. Her canı isteyen konuşmaları kaydetme ve bunları bir takım yollarla özellikle de medya ve internet vasıtasıyla yayınlamanın sınırlandırılması gerekiyor. Çünkü, bu tür yayınlar kişileri mahkeme karar vermeden cezalandırmak anlamına geliyor. Söz gelimi geçtiğimiz günlerde Doğan Yayın Holding'e vergi cezası kesildi ve bu da kamuoyuna açıklandı. Buna karşılık Doğan Yayın Holding'den yapılan açıklamalar var. Bu arada verilen cezaya itiraz edildiği haberleri de medyaya yansıdı. Bu noktada sanıyorum yapılacak tek şey itirazın sonucunun beklenmesidir. Maliye'nin kestiği bir cezanın doğru ya da yanlışlığına karar verecek olan medya değildir. Eğer Türkiye hukuk devleti ise bunun yolu yöntemi bellidir. Bunları söylerken Doğan Yayın Holding'i savunmak gibi bir niyetimin olmadığı açıktır. Doğan Yayın Holding'e karşı ya da yanında olmak ayrı şeydir, sergilenen haksızlığa karşı çıkmak ayrı şey.
Biz geçmişte benzer pek çok saldırıya maruz kaldık, haksızlığa uğradık. Bu haksızlıklar ve mağduriyetler karşısında Doğan grubunun gazete ve televizyonları hep bize karşı tavır sergilediler.
Kanunsuz olarak ev basanlara, post modern darbecilere alkış tuttular. Ancak bugün Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı'nın Gelir İdaresi Başkanı ile yaptığı telefon konuşmasının - Bu da ne kadar doğrudur. Ne kadarı gerçeği yansıtıyor, ne kadarı yansıtmıyor belli değil- medyaya servis yapılmasını doğru bulmak ve savunmak mümkün değildir. Devletin verdiği cezanın haklı olduğunu kamuoyuna göstermek için medya yoluyla telefon konuşmalarından medet ummasına gerek yoktur. Çünkü, bu tür davranışlar eğer ortada bir suç varsa iş daha mahkemede sonuçlanmadan kişi ya da kuruluşu cezalandırmak anlamına gelir ki bu hukukun çiğnenmesi demektir. Nasıl ki hazırlık soruşturmalarının mesele daha mahkemeye varmadan yayınlanması suçsa ve zanlıların kamuoyu önünde linç edilmesi anlamına geliyorsa, bunları yapanlar suç işliyorsa bana göre dünkü gazetelerde yer alan telefon konuşmalarının gazetelere servis yapılması da hem suçtur hem de ahlâk dışıdır. Elbette bu telefon konuşmasını idare gerekirse mahkemeye sunabilir. Ama; mahkemeye sunmadan gazetelere servis yapıp bir kurumun kamuoyu önünde mahkemeden önce suçlu ilan edilmesi yanlıştır. Bu yanlış dün yapıldı, bugün yapılıyor, korkarım yarın da devam edecek. Ama buna mutlaka bir son verilmelidir. Aksi halde iletişimde "Posta Güvercinleri"nin kullanımı(!) gündeme gelebilir. İnsan hayatını kolaylaştırmak için icat edilmiş bir alet insan hayatını zehir eden ve hukukun çiğnenmesinde kullanılır duruma getirilmemelidir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



