Düşünce disiplinine sahip olan bir insan, bunu koruma ve başkalarına ulaştırma noktasında iletişim disiplinine de sahip olmak durumundadır. Şüphesiz iletişim bir incelik işidir, iletişim disiplini ise hem incelik hem de derinlik işidir. İşte bu derinliği ölçme noktasında kullanacağımız ifade: muhataplıktır. Muhatap almak ya da olmak, öncelik meselesidir. İlk önceyi belirlemeden yapılan her iş sonrasında başa sarar. Başa döndüğünüzde kimi muhatap alacağınızı hala belirleyemiyorsanız başınız belada demektir.
Her mesele, aslında her şeyden önce muhataplık meselesidir. Çünkü muhatap aldığın kişi, sorunun bir parçası ise bu muhataplık sorun olur, çözümün bir parçası ise çözüm olur. Yanlış kişi ya da kişilerin muhatap alınması yanlışların başlamasıdır. İletişim disiplininin kurulması noktasında muhataplık, devamı konusunda ise incelik en hassas konudur. Muhataplık, adam beğenmemezlik değil, iletişimde çözüm odaklılıktır.
Çözüm odaklı muhataplık çözüm üretir. Çözüm, muhataplık silsilesi içinde saklıdır aslında. Diğer adıyla: usul-vusul meselesi. Silsile şu sırayı izler: Kadro, teşkilat, üye, taraftar, sempatizan, tarafsız, muhalif, muarız. Bu silsile takip edildiğinde çözüm kendiliğinden gelir. Buradaki ilk beş sıra muhatap almakla, son üç sıra ise muhatap olmakla ilgili konumlardır. Bu yönüyle de takip esastır. Mesele, hem kendimizin hem de karşımıza aldığımız kişinin konumunu doğru belirlemektir. Çünkü bir düşünce disiplini transferinden bahsediyoruz ve sonuçta kazanacağımız ya da kaybedeceğimiz bir insan...
Muhataplık, silsiledeki yerimize göre belirlenir. Eğer biz kadro ya da teşkilat elemanı isek, ilk muhatap alacağımız kadrodur. Daha doğrusu kadro elemanıdır. Buna ulaşılamıyorsa, teşkilat elemanına ulaşılmalıdır. Böylece çözüme ilk adım atılır. Çözüm için süre gecikse de adres doğru olduğundan gayret artışı ile geçen süre telafi edilebilir. Eğer üye muhatap alınıyorsa bu sadece teşkilat mensubu tarafından yapıldığında doğru olur. Kadro elemanı üye ile muhatap olmamalıdır. Aksi takdirde sorun burada başlıyor demektir. Teşkilat elemanı, üye ile muhatap olamazsa taraftarına müracaat etmelidir. Taraftar her zaman destek alınacak bir konumda ise mutlaka üye yapılmalıdır. Aksi takdirde zaman kaybı çok olur. Üye, hem taraftarla muhatap olmalı, vakit buldukça sempatizana da ulaşmalıdır.
Buraya kadar olan kısım muhatap almakla ilgilidir. Muhatap almak kadar, muhatap olmak da büyük bir sorunun ya da çözümün başlangıcıdır. Taraftar, tarafsızı muhatap alabilir. Ama muhalifi hiç, muarızı ise asla muhatap almamalıdır. Çünkü muhalif ve muarızın muhatap alınacakları konumlar kadro tarafından belirlenmeli, teşkilat tarafından şekillendirilmelidir. Aksi takdirde elindekinden olma durumu söz konusudur. Tarafsız olanın muarızdan uzak tutulması ve muhaliften çok sempatizanla muhatap kılınması da ayrıca önemli bir husustur.
Eğer siz bir mahalle takımıysanız, iletişim disiplinine uymanız çok da önemli olmayabilir. Hatta sıkıcı bile gelebilir. Ama bir dünya takımıysanız, hatta daha önemlisi; dünyada yeni bir lig tasarlayabiliyorsanız iletişim disiplininden ödün veremezsiniz. Bilakis bunu her kademedeki mensuplarınıza iyice aktarmayı başarabilmelisiniz. Bu başarının sırrı ise biattir. Biat etmeden ölmenin cahiliye ölümü olduğunu şimdi daha iyi kavrayabiliyor muyuz? Konumunu belirle ya da belirlenmesine razı ol. Çünkü dünya insanlığı mevcut ligde küme düşmekten bıktı. Heyecan dolu yeni bir lig bekliyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



