Her şey gizli operasyonlarla başladı! Eski dostların arasına nifak girdi.
Bu iki eski dost ve "sıkı müttefik" şimdi en çok "problemi olan" müteffikler haline geldi. Gelişmeler gittikçe de kötüye doğru kayıyor... Durum kritik... Bu kritik durum, 10. yılını tamamlayan Afganistan savaşı ve işgalinin meyvesinden kaynaklanan Pakistan- ABD ilişkileri dolayısıyla oluşmuş durumda.
ABD ve ona yardımcı olan koalisyon güçleri (yani Avrupa'dan ve özelikle Batı dünyasından gelen yardımcı askerler: Bazıları sadece sembolik bir grup, bazıları daha büyük) NATO ülkeleri mensupları ve hatta Hint güçleri, hepsi şu anda Afganistan'da bulunuyor... Afganlılarla savaşmak için... Bin Ladin'in Afganistan'da saklanmasına izin verdikleri gerekçesi ile onları cezalandırmak için!
Bunca emeğe, masrafa ve adam kaybına rağmen, bunca uluslararası yardıma rağmen, ABD kesin bir başarı elde edemiyor! Afganlıları yenemiyor! Orada direnmekte olan Taliban'dan kurtulamıyor ve El-Kaide'nin etkisini yok edemiyor.
ABD, birkaç büyük şehir ve başkent Kabil hariç, ülkenin hiç bir yerine hâkim değil ve kontrolü yok. ABD bu duruma çok öfkeli, çok kızgın... Öfkesini çıkartacağı ve şöyle kendisini rahatlatmak için "dövebileceği biri" ne ihtiyacı var. Sebep herhangi bir şey olabilir. Bu kızgınlık içinde Pakistan'ı (eski dostunu) buldu ve haklı, haksız vuruyor!
Pakistan ise çok eski ve güvenilir bir müttefik. ABD'nin Afganistan savaşı için de hayati önem taşıyan bir ülke. Tüm lojistik ve ikmal yolları Pakistan ve onun en uç kuzey yöresi olan meşhur Hayber geçidi üstünden yapılıyor. Pakistan'ın kuzey sınır vadisi yakınlarında CIA'nın insansız uçak üssü (Shamsi air base) mevcut.
ABD, Afganistan'da Ruslara karşı Afganlara yardım ederken bu hat, savaşın can damarı gibi kullanılmıştı. Şimdi de aynı durum mevcut. El-Kaide ve Taliban'a karşı yürütülen savaşta da Pakistan tam bir "can damarı" durumunda.
ABD, Başkan Obama idaresinde Afganistan'dan çekilmeyi düşünüyor ve planlıyor. Bunun 2011 yılında yapılmasına karar verildiği halde, sonradan çekiliş tarihi daha ileriye doğru kaydırıldı. Şimdi ise 2013 veya 14 deniliyor. Tam çekilme olması mümkün değil. "Düzeni korumak için mutlaka belli bir ABD gücü Afganistan'da kalmalı" deniliyor. Aynen, Irak'tan da çekilecekler ama tam 50,000 Amerikan askeri Irak'ta bırakılacak. Onun gibi bir durum da Afganistan için geçerli. Amerika girdiği yerden çıkmıyor. Hele Afganistan gibi stratejik bir bölgeden çekilmeye hiç niyeti yok.
Dramatik olaylar:
2011 yılında mutlaka önemli bir olay gerçekleştirip, ondan sonra Afganistan'dan ayrılmanın daha uygun, daha etkili ve "görkemli" olacağını düşünen ABD, birkaç ay önce sürpriz bir baskınla Usame bin Ladin'i öldürmüştür.
İslamabad şehrinin dışında bulunan bir belde de, zaman zaman ikamet ettiği tespit edilen Usame bin Ladin'in evine baskın yapan Amerikan güçleri, birkaç kadın hariç oradaki herkesi öldürmüş ve Bin Ladin'i de denize atarak adeta "balıklara yem etmiştir". Pakistan'ın içine kadar girip bu operasyonu gerçekleştiren ABD'nin Navy Seals komandoları ve CIA mensupları, birlikte çalışmakta olduklarını iddia ettikleri Pakistan yetkililerini ise bu işten haberdar etmemişlerdir. Bu durum karşısında "bağımsız bir ülke" olan Pakistan ve onun yetkilileri, kendi ülkeleri içinde gerçekleştirilen bu büyük operasyondan çok büyük bir rahatsızlık duymuşlardır. Bu ilişkilerde bardağı taşıran damlalardan biri olmuştur.
Geçen yıl, Pakistan hükümetini zorlayarak, Pakistan askerlerinin, bazı camilere saldırarak, orada saklandığı iddia edilen Taliban ve El kaide mensuplarına karşı operasyon düzenlemelerini sağlayan ABD, bu "Lal Mescit" olayı olarak bilinen uygulamaları bile yeterli bulmayarak, daha çok operasyon yapılmasını talep etmiştir.
Halkına karşı ne diyeceğini bilemeyen hükümet ve ordu mensupları daha bunun etkisinden kurtulmadan, Pakistan'da gizli bir operasyon için bulunan bir Amerikalı yetkili, kendisinden şüphelenen Pakistan istihbaratından iki kişiyi, çarşı ortasında öldürmesiyle olaylar tırmanışa geçmiştir. "Diplomatik koruma" altına saklanmaya çalışan bu kişiyi Pakistan ancak ölenlerin ailelerine gerekli tazminatlar ödendikten sonra salıvermiştir.
Kısa bir süre sonra da İslamabad yakınlarında Usame bin Ladin operasyonu gerçekleşmiştir. Bu sefer, Pakistan'ın rahatsızlığı sadece kendi sınırları içinde kalmayıp, uluslararası arenada da çok zor duruma düşürülmüştür.
Son aylarda hemen hemen her gün, insansız uçaklar CIA idaresindeki üs'ten kalkarak sınır bölgesinde ki aşiretleri vurmaya başlamıştır. Amerikalılar tarafından sürekli olarak kullanılan sebep, " terörist olduğundan şüphe edilen bazı kişilerin bölgede görüldüğü" ve diğer kişilerin de "istenmeden, kazara öldürüldüğü" olmuştur.
Sonunda, geçen Cumartesi yani 26 Kasım 2011 günü Amerikan idaresindeki NATO uçakları Afgan-Pakistan sınırında 28 askeri öldürmesi üzerine, Pakistan hükümeti (1) İnsansız uçakların kullanıldığı Şemsi havaalanının en az 15 gün durağan hale getirilmesine ve (2) Hayber Geçidi üstündeki lojistik malzeme yollarının da 15 gün kapatılmasına karar vermiş bulunmaktadır.
Şimdi sormak gerekir: "ABD'nin maksadı üzüm yemek midir? Yoksa bağcı dövmek mi?"
Pakistan'ın en az 1-1,5 Km. İçine girilerek yapılan bu vuruşlar, Pakistan hükümetini fazlasıyla rahatsız etmektedir.
İlan edilmemiş Savaş:
O zaman yeni bir durum mevcuttur. ABD, ilan edilmemiş bir savaş yürütmektedir.
* Her yönü ile yardımına muhtaç olduğu Pakistan'ı vurmaktan çekinmemektedir.
* Pakistan'ın tüm geçmiş yardımları unutulmuş ve yararı göz ardı edilmiştir.
* ABD'ye göre Pakistan ya sınırdaki tüm aşiretlerin bütün hareketlerini kontrol edecek veya onlara karşı savaş açacaktır. Oysa bu sınır aşiretleri aynı Hakkani aşiretinin kolları olup, sınırın her iki tarafında da yaşamaktadırlar. Kimin kim olduğunu ayırt etmenin imkânı yoktur.
* Pakistan ne kadar yaparsa yapsın, ABD daha da çoğunu istemektedir.
* CIA Pakistan içine birçok ajan sokarken, yakalananlar üstünde kıyametler kopartmaktadır.
* Afganistan içinde Hintli askerlerin bulunmasına göz yumarak, onların Pakistan'ın kritik yörelerine yakın yerlerde faaliyet göstermelerine izin vermektedir.
* İran'a Doğu'dan da yaklaşmak hedeflerinden birisi gibi görünmektedir.
* Afganistan'dan hiç bir şart altında tamamen çekilmeyi istemeyen ABD,
* bölgeyi daha iyi kontrolü altına almak için gerekirse Pakistan'ın bile bölünmesini sağlayacak girişimlerde bulunabilecektir.
* Sivilleri kurtarma adına NATO kullanılarak Libya halledilmiştir. Burada da benzer bir operasyon beklenebilir. Ama ABD, Pakistan'ı asla hafife almamalıdır.
* Pakistan ordusu çetin savaşçı olduğu kadar da nükleer gücü olan bir ordudur.
* ABD, elinde nükleer gücü olan her Müslüman ülkesini hedef almaktan vaz geçmek zorundadır. Çünkü:
İlan edilmemiş savaşlar, Adı konmamış savaşlara, onlar da Üçüncü Dünya Savaşı'na yol açabilir.
Türkiye, NATO ülkesi olarak, fevkalade dikkatli olmak zorundadır. Yoksa başkalarının yaptığı günahın yükümlülüğünü de paylaşabilir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



