milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

14 MAR 2010 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • BU FOTOĞRAFLARI GÖRÜNCE UTANACAKLAR MI?
  • METEOROLOJİ'DEN SAĞANAK YAĞIŞ UYARISI
  • ÇÖZÜMDE EN ETKİN UNSUR İSLAM KARDEŞLİĞİ
  • AFGANİSTAN AFGANLILARINDIR
  • "BÜYÜK DEPREMİN ZAMANI GELDİ"
  • DEVLET, KÜRTLERLE HELALLEŞMELİ
  • FRANSIZ VEKİLİN PKK İTİRAFI ŞOK ETTİ
  • "SAVAŞ OLSA DA OLMASA DA"
  • ANAYASA’DA BİRKAÇ MADDELİK RÖTUŞ
  • HAK MÜCADELESİNDE VİTES DEĞİŞTİRİYORUZ

İlahi tevafuk

07 ŞUBAT 2010
PAZ 01:15

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Paylaş
  • Yorum Yaz

Ruşen Çakır gibi kimi yazarlar bugünlerde yaşananları tersinden bir 28 Şubat olarak okuyorlar. Kimilerine göre de, 28 Şubat sürecinin rövanşı yaşanıyor. Kimi bazıları da, bütün bunların üzerinde ilahi adaletin gölgesi olduğuna ve tecelli ettiğine inanıyor. Başbakan Erdoğan'ın eşiyle ilgili GATA'da yaşadığı sıkıntı hususunda Genelkurmay Başkanı 'keşke yaşanmasaydı' şeklinde bir ifade kullandı. Yankıları devam ediyor. Görüşlerini soran gazetecilere Bülent Arınç bu ifadenin bir diziyi andırdığını söylemiş. Kimileri de bu tepkiler karşısında, iktidarın mağduriyetten mağruriyet makamına terfi ettiğini düşünüyor. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları tebasının ve halkının arasına katıldığında ve karıştığında hep bir yürekten ve tek sesle ' mağrur olma padişahım! Senden büyük Allah var' diye aczini ve fakrını hatırlatırlarmış. O dönemin gaz vermeyen insanları ne güzel insanlarmış. Bu anlamda, 28 Şubat bizim için bir dönüm noktası ve ibret bahçesi. Zira, 28 Şubat sürecinin en azından aktörleri açısından mağruriyetten eser kalmadı. Mağruriyetin zıddına eskiler mezellet der. Hüsnü Mübarek de 2005 yılında Müslüman Kardeşler, Meclis'te yüzde 20'lik bir oranla 88 sandalye elde edince 'bu bizim için bir zillet ve mezellet' tabirini kullanmıştır. Halkın teveccühüne mazhar olmak neden mezellete veya zillete olsun ki? O da Mübarek mantığı!  Gerçekten de 28 Şubat sürecinde çok yanlışlar yapıldı ve ülke ve halk olarak çok büyük bedeller ödedik ve ceremeler çektik. Elbette ki keşke o günler hiç yaşanmasaydı. Bugün itibarıyla, EMASYA protokolünün kaldırılması, 13 yıllık 28 Şubat sürecinin sonu kabul ediliyor ve tünelinden çıktığımızın bir işareti olarak algılanıyor. Dileriz, öyledir ve benzeri süreçler yaşayıp ülke olarak benzeri bedeller ödemeyiz. Bu anlamda herkesin muhasebe yapmasında elbette ki fayda var. Yanlış yapanın, geri dönmesi fazilettir. Özrü kabul etmekte bir başka fazilettir. Yanlışla yaşanmaz, yanlıştan ancak geri dönülür. Keza kinle de yaşanmaz zira kin insanın kimyasını bozar. Kin bayatlayınca ekşi bir suret kazanır. İnşallah bir aşırılıktan kurtulurken başka bir aşırılığa yuvarlanmayız.

Umarız, 28 Şubat sürecinden sadece askerler değil aynı zamanda siviller de gereken dersleri çıkarmışlardır. Bunların başlarında gelen ise Ertuğrul Özkök'tür. Zira başörtüsü ve özgürlükler bağlamında pek de yapıcı bir yayın çizgisi izlemedi ve ülkenin sıkıntılarını aşmasında kolaylaştırıcı bir rol oynamadı. Bugün ise bir şekilde bunun muhasebesini yaptığı anlaşılıyor. Özkök, ilahi tesadüflerden bahsettiği yazısında İskender Pala'nın "İki Darbe Arasında" başlıklı kitabına atıfta bulunuyor. 28 Şubat süreciyle alakalı kitabın kapağını açtığında bir ibare ile karşılaşıyor. İbare şudur : "Keşke yaşanmasaydı..." Ne tevafuktur ki, İlker Başbuğ Paşa da aynı gün aynı ifadeyi kullanmıştır. Özkök'ün, kitabı eline aldığı ve kapağını çevirdiği ve 'keşke yaşanmasaydı' ibaresiyle karşılaştığı gün Hürriyet de aynı manşetle çıkmıştır: Keşke yaşanmasaydı. Ertuğrul Özkök bunu ilahi tesadüfe yoruyor. Tesadüf ibaresi kader bağlamının dışında; kainatın bir nizama bağlı olmaksızın işlemesi ve kör tabiatın hadiseleri yönlendirdiği inancı bağlamında kullanılır. Yoksa hayrın ve şerrin Allah'dan geldiği inancına bağlı olarak kainatın bir sahibi olduğu anlayışında tesadüfe yer yoktur. Hatta bu anlamda kainatta tesadüfe yer yoktur. Keşke, Özkök dersine biraz daha iyi çalışsa da en azından ilahi bağlamda tesadüf yerine tevafuk (yani kadere göre cereyan eden hal) ifadesini yeğlese ve kullansa. O zaman kullandığı ifade bağlamı içinde daha tutarlı ve anlamlı olur. Yoksa ifade, 'dam üstünde saksağan vur beline kazmayı' misali bir şey olur. Özkök'ün şahsi ve fikri olarak 28 Şubat berzahından çıkması için daha çok meşk etmesine ve birkaç fırın ekmek yemesine ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.

Evet, 28 Şubat sürecine maruz kalan kimi aktörlere de haklı olarak yakınmalarda ve tavsiyelerde bulunuyor. Mağdurken mağrur olmayın diyorlar. Dolayıyla geçmişte halkın padişahları için söylediklerini Özkök bugünkü iktidar sahipleri için söylüyor. Bunları eski bir mağrur söylediği için değil, lakin sapın, keserin ve hesabın hepimiz için bir gün dönebileceği gerçeği açısından doğru ve yerinde sözler. Lakin kendisi için de muhatapları için de başka nasihatler etmesi de lazım. Gerçekten de Özkök'ün son hali samimi bir pişmanlık eseri mi, yoksa bazılarının 28 Şubat sürecinden sonra yaptığı günah çıkartmalarının geç kalmış bir versiyonundan mı ibarettir? Bilemeyiz ama dileriz ki, hepimiz kendimizi yaratıcının yerine koymaktan ve onun rolünü oynamaktan kaçınırız. Yoksa deveran bir gün bizim için de döner. Bu bağlamda, Ertuğrul Özkök de gerçek manada kendisiyle, yaptıklarıyla ve neden olduğu acılarla hesaplaşır. Hem neden olduğu acılardan dolayı mağdurlardan özür diler hem de bir iç muhasebe ile yaratıcısıyla hemhal olur ve onun huzurunda kendisiyle hesaplaşır. Bunu yaparken bugün kudret mevkiinde gördükleri için de şöyle bir tavsiyede de bulunabilir: Yola yanlış bir şeritten girdiniz. Pratiği teorize etmek yerine, aslında teoriyi pratize etmeniz gerekirdi. Sizin hazmetmekte zorlandığınız sıkıntılarınızın gerçek nedeni de işte budur! Ne diyelim, aslında tam da 28 Şubat sene-i devriyesinde kalıcı bir galip mağlup hali yok. Olsa olsa geçici statü nevinden evreler ve mola dönemleri; karşılıklı ateşler ve ateşkesler var.  Neticede, Hepimizin keşke olmasaydı diyeceği çok şeyimiz var ve olacaktır. Beşer hali. Keşke, daimi olarak keşke demeyeceğimiz bir intibah hali üzerine olabilsek. 'İnsan ziyandadır' ayeti gereği herkesin keşke diyeceği bir açığı var. İşin tuhaf tarafı şu ki, bunları insanlar ancak iş işten geçtikten sonra ve ellerindeki iktidar gittikten sonra anlayabiliyorlar. Ama vaktinde gelmeyen nedamet de fayda vermiyor. Geciken adaletin adalet vasfını kaybetmesi gibi.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 07.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mustafa, özcan, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mevlüt Özcan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Göze batan populizm
    2. Şartlanmış durumda olmak
    3. Har vurup harman savurmak!
    4. Felaket bir sapıklık
    5. Ümitsiz yaşayamayız
    6. Çarşafa Dair
    7. En mükemmel varlık insandır
    8. Bizler örnek olabiliyor muyuz?
    9. Sakıncalı ilim
    10. Size bazı önerilerimiz var
    1. İnsanlara domuz yedirenlerin akıbetleri
    2. Peygamberimizin aile hayatı
    3. Hz. Lokman Hekim’in nasihatları
    4. Efendimizin zaman değerlendirmesi
    5. Rüyada Peygamberimiz Efendimiz’i görmek için
    6. Aşure günü ve ayı Muhterem Müslümanlar!
    7. Pantolon kadın giysisi midir?
    8. Uçurumdan uçuran sözler
    9. İçki ve Uyuşturucuların Zararları
    10. Kıyamet yaklaştı mı? (1)
    1. Allah’ın kabul etmediği ameller/ibadetler
    2. Sohbetler ve hâtıralar
    3. Müslümanlar! Okuyun Allah aşkına
    4. Ümitsiz yaşayamayız
    5. Tesettürsüzlük evlilik engelidir
    6. İstiklâl Marşı'mızı hepimiz ezberleyelim
    7. Ne konuşalım, nasıl konuşalım?
    8. Şuurumuz açık mı, kapalı mı?
    9. Siyonizmi mutlaka tanımalısınız
    10. Yahudiyi ihbar eden taşlar olacak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Trakya Zerdesi
    2. Hayat İman ve Cihad...
    3. Çikolatalı Cup
    4. Su ve sağlığımız
    5. İslam’daki muhteşem denge, beni büyüledi
    6. Şekerpare
    7. Yeni doğan ve giydirilmesi
    8. ‘Muhammed (s.a.v) cümleye dindir imandır’
    9. Yoğurt Tatlısı
    10. Lalanga
  • Diğer

    1. Galatasaray zirvede tutundu
    2. Emniyet helikopteri zorunlu iniş yaptı
    3. Zanlılar kovalamaca sonucu yakalandı
    4. Hisarcıklıoğlu: Güneş doğudan yükseliyor
    5. Balyoz soruşturmasında iki tahliye
    6. 18 yıl sonra yüzü güldü
    7. Kilo vermek için değil, sağlık için spor yapın
    8. Yaşlı nüfusun çoğu 'kadınlar'
    9. Deprem korkusu sokakta sabahlattı
    10. Kuvvetli yağış uyarısı
  • Çok Okunanlar

    1. Hak mücadelesinde vites değiştiriyoruz
    2. "Savaş olsa da olmasa da"
    3. İstiklal Marşı hariç herşey değiştirildi
    4. Fransız vekilin PKK itirafı şok etti
    5. AB bu vebalin altından nasıl kalkacak
    6. Saadet, IMF’nin kalesini yıkmıştır
    7. Havlu, mum ve süpürge
    8. Bu acıya yürek dayanmaz
    9. Bu fotoğrafları görünce utanacaklar mı?
    10. "Büyük depremin zamanı geldi"
  • Çok Yorumlanan

    1. Sırada hangi ülke var?
    2. İsrail Batı Şeria'yı ablukaya aldı!
    3. "Savaş olsa da olmasa da"
    4. 'Yargıya baskı yapmayın'
    5. Katsayı, kast sistemine dönüştürüldü
    6. İsrail'in Kudüs için yeni planı ne?
    7. AB bu vebalin altından nasıl kalkacak
    8. Hak mücadelesinde vites değiştiriyoruz
    9. Fransız vekilin PKK itirafı şok etti
    10. İnsanlık suçuna ortak olmayalım
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape

Video

  • 1186 kez izlendi 29.01.10
  • 43 kez izlendi 09.03.10
  • 4987 kez izlendi 06.05.09

Multimedya Galerisi

Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek