Anadolu Gençlik Derneği Genel Merkezi'nin güzel bir uygulaması var. 2005'te kurulduğundan bu yana, her sene bir kere genel merkez elemanlarını illerdeki şubelerine gönderiyor ve şubenin işleyişini A'dan Z'ye gözden geçiriyorlar. Şube Takip Sistematiği adını verdikleri bu çalışmayla 6 dernek defteri, genel kurul tutanakları, makbuzların kullanılış şekli gibi dernekle ilgili her konuda rehberlik çalışması yapılıyor. Şube yöneticilerine kurallara uygun çalışma yöntemini öğretiyorlar. Bir başka deyişle, bu uyugulama AGD yöneticilerinin sıfır riskle çalışmalarını sağlıyor. Böylece, hem şubelerin, hem de genel merkezin sıkıntıya girmesi önlenmiş oluyorlar. İllere yaptığım ziyaretlerde bu sistematik yapının hızla oturmaya başladığını gördüm.
Ben de, teşkilat içi böyle bir çalışma münasebetiyle Malatya ve Adıyaman illerini ziyaret ettim. Buralarda AGD mensubu kardeşlerimin iyi niyet, samimiyet ve gönüllülük esasına dayanan çalışmalarına şahit oldum.
Doğu Anadolu'nun en gelişmiş illerinden olan kayısı şehrimiz Malatya'da Bilgisayar Uzmanı Tayyar Emre kardeşim şube başkanlığını yürütüyor. Kendisi gibi genç bir ekip oluşturmuş. Eğitim çalışmaları ve halka yönelik etkinlikler yapıyorlar. 100 kişilik bir öğrenci yurtları var. Burada, Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katıldım. 65 kişinin katıldığı toplantıda teşkilat anlayışı ve ekip ruhu ile çalışma mantığının yerleşmiş olduğunu gördüm. Her biri gençliğimizin milli ve manevi değerlere göre yetişmesi için gayret gösteren şuurlu kardeşlerimiz. "İnsanların hayırlısı, insanlara hizmet edendir" anlayışı ile yaptıkları ciddi bir hizmetin içindeler. Akşam vakti, yurt öğrencilerimize de bir seminer verdim. Anadolu'nun bu yağız gençleri anne babalarına hayırlı ve itaatkar ve ülkelerine yararlı birer insan olabilmek için çaba gösteriyorlar. Program sonrası verilen ziyafet Adıyamanlı Sinan'ın acılı çiğ köfte yapmaktaki maharetini ortaya koyuyordu.
Adıyaman ilimizde ise, şube başkanlığı görevi Mehmet Yüksel kardeşimin üzerinde. Mesleği öğretmenlik. Ebu Zer Gifari (r.a) ile anılan Güneydoğu Anadolu'nun bu şirin şehrinde hizmet vermeye çalışıyor. Dağlık bir arazi yapısına sahip olan Adıyaman, hızla gelişen şehirlerimizden. Eğitim düzeyi yüksek. Bir üniversitesi var. Çevresinde bazı şehir ve medeniyetlerin kalıntılarının bulunması insanı ders ve ibret almaya davet ediyor.
Burada, AGD'nin İcra Kurulu Toplantısı'na katıldım. Eğitim düzeyi yüksek bir yönetim kadrosu oluşturmuşlar. Düşünen ve üretken kardeşlerimiz. Gençlerimize hizmet verebilmek için seferber olmuşlar. Temiz, düzenli ve iyi işleyen bir yurt. Önceki adını değiştirip Mavi Marmara baskınında şehit olan Fahri Yaldız'ın adını koymuşlar. AGD'deki kardeşlerimizle şubedeki çalışmaları gözden geçirdik. Karşılıklı fikir alış verişi yaptık. Model bir çalışma yürütmenin bereketi konusunda mutabakata vardık.
Yurt öğrencileri ve AGD mensubu üniversitelilere verdiğim seminerde, Güneydoğu Anadolu insanındaki saflık, sadelik ve gönül zenginliğine şahit oldum. Burada, "Hayatta Başarılı Olmanın Yolları"nı işledim. Çocuklardaki o mutluluk ve memnuniyeti görmeliydiniz! Programa düğüne gider gibi gelmişler. Hem dikkatli dinlediler; hem de teşekkür ve hürmetlerini ifade ettiler. Verilen emeklerin karşılıksız kalmadığını gördüm.
O gece, Adıyaman'da "Fahri Yaldız Öğrenci Yurdu"nda misafir olmam beni yıllar öncesine götürdü. Fahri Yaldız'ın Milli Gençlik Vakfı Adıyaman Şube Başkanlığı yaptığı günleri hatırladım. Ankara'daki toplantılardaki görüşmelerimizde onun hep güler yüzlü, samimi, hareketli, kalender, hayırlı hizmetler yapabilmek için duyduğu heyecan gözlerimin önüne geldi. Hele, o insan canlısı ve insana güven veren görüntüsü! "Hey koca dağ" diyorum, "Demek seni böyle hatırlamak da varmış kaderde!"
Fahri Yaldız, 1. 5.2010 günü Gazze'ye insani yardım götüren konvoyda yer almıştı. Barış elçilerinin bulunduğu konvoya İsrail askerlerinin hunharca saldırması sonucu şehit oldu. Şehit olduğunda 43 yaşındaydı. Adıyaman ziyaretimde de gördüm ki, geride "hoş bir sada" bırakabilmiş. İsmi herkes tarafından hayır ve saygıyla anılıyor. Oğlu Muhammed, babasının şehadeti üzerine şöyle demişti: "Abim ve ben babamızın yolunu takip edeceğiz. Biz de barış elçisi olacağız." Teyzesinin oğlu Mehmet Ali Yaldız onu şu sözlerle anlattı: "İyilik ve yardım etmeyi severdi. Şehadeti öncesi baba ocağı Besni'nin Başlı köyünde cami yaptırıyordu. Giderken 'helallik' istemiş, 'şehit olmaya gidiyorum' demişti." Başlattığı cami, geçtiğimiz Ekim ayında tamamalanarak "Fahri Yaldız Camii" ismiyle ibadete açılmış. Turgut Doğan isimli arkadaşı ise, "Onu hep iyilik peşinde koşarken gördük" diyordu.
İHH Başkan Yardımcısı Ahmet Sarıyurt, Adıyaman AGD'ye taziye ziyaretinde bulunmuş. O zaman, AGD Şube Başkanı olarak görev yapan Murat Erol ona şu müjdeyi vermiş: "Yurt binamızın her taşında Fahri Ağabeyimizin emeği var. Onun adını yaşatmak istiyoruz. Yurdumuzun adını "Fahri Yaldız Öğrenci Yurdu" olarak değiştirecek, onun adıyla şerefleneceğiz."
Fahri kardeşim! Adıyaman'da ne de güzel intibalar bırakmışsın. Sana imrenmemek mümkün mü?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



